<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ssk Soru Cevap &#187; Doğum Borçlanması</title>
	<atom:link href="http://www.ssksorucevap.com/category/dogum-borclanmasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ssksorucevap.com</link>
	<description>Ssk-Bağkur Bilgi Paylaşım Platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 10:42:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Doğum borçlanması emekli yaşını değiştirir mi?</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-emekli-yasini-degistirir-mi</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-emekli-yasini-degistirir-mi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 06:52:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11365</guid>
		<description><![CDATA[Doğum borçlanması emekli yaşını değiştirir mi? Okurumuz Feride Murat “SGK’da doğum borçlanması var mı? Var ise ödeme yapıldığında emeklilik yaşında değişiklik olur mu?” diyor. Sosyal güvenlik reformunda, 4/a (SSK) sigortalısı kadınlara getirilen önemli haklardan birisi de, doğum borçlanmasıdır. Buna göre; 4/a (SSK) sigortalısı kadınların doğum nedeniyle çalışamadıkları, en fazla iki doğum için geçerli olmak üzere, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum borçlanması emekli yaşını değiştirir mi? </p>
<p>Okurumuz Feride Murat “SGK’da doğum borçlanması var mı? Var ise ödeme yapıldığında emeklilik yaşında değişiklik olur mu?” diyor. </p>
<p>Sosyal güvenlik reformunda, 4/a (SSK) sigortalısı kadınlara getirilen önemli haklardan birisi de, doğum borçlanmasıdır. Buna göre; 4/a (SSK) sigortalısı kadınların doğum nedeniyle çalışamadıkları, en fazla iki doğum için geçerli olmak üzere, ikişer yıllık sürelerinin borçlandırılmasında sigortalının doğumdan önce 4/a bendi (SSK) kapsamında tescil edilmiş olması ve adına kısa ya da uzun vadeli sigorta kolları yönünden prim ödenmiş olması yeterli sayılmaktadır. </p>
<p>Doğum borçlanmasında aranan şartlardan birisi, doğum tarihinden önce 4/a (SSK) sigortalısı olarak tescil edilmiş olması ve adına kısa ya da uzun vadeli sigorta kolları yönünden prim ödenmiş olmasıdır. SGK uygulamasında, sigortalı olunan tarihten önceki doğumlar için borçlanma hakkı verilmemektedir. </p>
<p>Doğum borçlanması ile gün sayıları artmaktadır. Ancak, 3308 sayılı Kanun kapsamındaki çıraklar ve işletmelerde, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında örgün eğitim gören öğrencilerin çıraklık veya staj döneminde emeklilikle ilgili malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primleri ödenmediği için, (çıraklık ve staj sigortası ile doğum tarihi arasında sigorta başlangıcı olmayanların) doğum borçlanması yapmaları halinde sigorta başlangıç tarihleri geriye gidecektir. Yani, sigortalılık sonrası doğum yapıp, doğum borçlanması yapanların emeklilik yaşları değişmiyor. </p>
<p>***</p>
<p>Emeklinin intibakı başka bahara mı kaldı?<br />
Uzun bir süredir gündemde olan emeklilerin intibakı konusunu geçen hafta ayrıntılı olarak paylaşmıştık. Özellikle emekliler intibak yasasını heyecanla bekliyorlar. </p>
<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, konuyu ciddiyetle takip ediyor ve önceki gün de emeklilerle son kez bir araya gelip konuyu ve beklentilerle ilgili görüşlerini paylaştı. Düzenlemeler, bu kapsamdaki yaklaşık 2.5 milyon emekliden sadece 1.7 milyonunu ilgilendiriyor. Tabi 1.7 milyon emeklinin hepsinin aynı oranda etkilenmesi de söz konusu değil. Bakan Çelik, aynı süre ve eşit seviyede maaşla çalışanlara eşit emekli aylığının verilmesi veya uzun süre çalışan yüksek prim ödeyene daha yüksek maaş ödenmesi şeklinde özetlenebilecek bir çalışma olduğunu belirtti. </p>
<p>Geçen haftaki yazıdan sonra okurlarımızdan çok sayıda e-posta aldık. Halen çalışan bir okurumuzun (Ercüment Eresen) mesajı vardı ki, benimde sürekli gündeme getirdiğim 2000 yılı sonrası mağdurların sıkıtısını yansıtıyor. Bu nedenle bunu da okurlarımızla paylaşmak istedim. Okurumuz diyor ki, “2000 yılı öncesi emeklilerde taban ve tavan arasında 1.5 kat fark vardı. Hemen hemen herkes tavandan prim ödemiş oluyordu. 2000 ve sonrası taban ve tavan arası fark 6.5 kat oldu ve şu anda tavandan ödeyen sayısı önemli ölçüde azaldı. Onun için 2000 yılı öncesi aylıklar düşük oluyor. Konuya bu yönden de bakmak lazım. 2000 yılından sonra çalışanlar çok yüksek prim ödemeye başladı. Şu anda herkes tavandan emekli olamıyor. Tavandan emekli olana da 2000 TL’nin üzerinde aylık bağlanıyor. Esas mağduriyet 2000’den sonra emekli olanlarda. Bu konuya değinirseniz sevinirim. Farklar çok büyüyor. önlem alınırsa iyi olur” diyor. </p>
<p>Gerçekten de özellikle aylık bağlama oranındaki düşüşten dolayı 2000 sonrası emekliler ve bundan sonra emekli olacaklar olumsuz etkileniyor. </p>
<p>Bu durum özellikle benim köşe yazımda da yer alıyor. Geçen haftaki yazımda, “2000 öncesi emeklilerden yüksek ücretliler mağdur iken, 2000 sonrasında ise asgari ücret veya biraz üzerinden prim ödeyenler mağdur olmuş. 2008 sonrasında çalışma süresi arttıkça emekli maaşları daha fazla düşecek. Hele 5-10 yıl sonra emekli olacaklar için bu mağduriyet daha fazla olacak” demiştim. Bir kaç yıl sonra 2000 sonrası emeklilerinin intibak beklentisi ile kamuoyu oluşturacağını düşünüyorum. Bizden söylemesi. </p>
<p>Dr. Resul KURT </p>
<p></p> ]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-emekli-yasini-degistirir-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum borçlanması genelgesi ve hayal kırıklığı</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-genelgesi-ve-hayal-kirikligi</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-genelgesi-ve-hayal-kirikligi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2010 17:55:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=2627</guid>
		<description><![CDATA[Doğum borçlanması genelgesi ve hayal kırıklığı   Doğum borçlanmasının, SGK&#8217;nın başına bu denli dert açacağı baştan düşünülmemişti. Getirilen bu yeni hakkın daha çok erken emekliliği teşvik edeceği, bunun da reformun ana gerekçelerine aykırı bir uygulama olduğu yönünde itirazlar mevcuttu. Hatta kadınları bir an önce emekli edip, çalışma hayatından çekmeye çalışan erkek egemen bir düşüncenin ürünü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Doğum borçlanması genelgesi ve hayal kırıklığı</div>
<p> </p>
<div>Doğum borçlanmasının, SGK&#8217;nın başına bu denli dert açacağı baştan düşünülmemişti. Getirilen bu yeni hakkın daha çok erken emekliliği teşvik edeceği, bunun da reformun ana gerekçelerine aykırı bir uygulama olduğu yönünde itirazlar mevcuttu. Hatta kadınları bir an önce emekli edip, çalışma hayatından çekmeye çalışan erkek egemen bir düşüncenin ürünü olduğunu söyleyenler bile vardı. Ancak özü itibariyle çalışanlar lehine bir düzenleme olduğu için, bu yeni uygulama büyük ölçüde destek görmüştü. Hatta askerlik borçlanmasıyla erkeklere sağlanan bir hakkın kadın sigortalılar yönünden bir eşiti gibi görülmekteydi. Üstelik doğum borçlanmasıyla iki çocuk için dört yıla kadar borçlanmak bile mümkün hale gelmişti.</p>
<p><strong>DAR YORUMLANDI</strong><br />
Yasa koyucu, doğum borçlanması düzenlemesini getirirken, amacı doğum ve çocuğuna bakma süreci nedeniyle işlerinden ayrılmak zorunda kalmış, iş bulmakta güçlük çekmiş kişilerin yoksun kaldıkları sosyal güvenlik haklarının telafi edilmesi olmalıdır. Ancak yasa metni hazırlanırken ya da meclisten geçme aşamasında öyle bir hal almıştır ki; doğum borçlanması hakkı, sadece doğum nedeniyle işten ayrılmış annelere değil de, doğum yapan kadın sigortalıların tamamına sağlanmış bir hak gibi düşünülebiliyor. Kaldı ki yasayı en geniş haliyle yorumladığımızda, doğum yapan bütün kadınların çocuklarını belirli bir yaşa getirmelerine kadar geçen sürede sigortalı olarak çalışabilme imkanlarında kısıtlama olabiliyor. Dolayısıyla sosyal güvence kapsamında olma hakları bir anlamda zarar görüyor. Ancak doğum borçlanmasıyla getirilen hakkın, bu kadar da geniş tutulmadığı, uygulamaya ilişkin hizmet borçlanması tebliği ile anlaşıldı. Ya da en azından uygulamayı yapacak olan SGK doğum borçlanmasını daha dar yorumlamış oldu. Kanımca yasa koyucunun amacı da doğum borçlanmasıyla sadece doğum nedeniyle işten ayrılanlara bir hak tanımaktı. Diğer değişle SGK&#8217;nın yasa hükmünü ilk yorumlama işlemi en doğru olandı.<br />
Ancak öyle bir durum ortaya çıkmıştı ki yasa metninde olmayan kısıtlama ve hükümler teblig ile getirilmiş gibiydi. Sonuçta pek çok sigortalı konuyu yargıya taşıdı. Yargılama süreçlerinde, tebliğe dayanan SGK uygulamaları iptal edilmeye başlandı. Malum son yıllarda sosyal güvenlikle ilgili konular kamuoyunda büyük ilgi görüyor. Çıkan haber ve karar örnekleri hızla yayılabiliyor. Sonuçta SGK hizmet borçlanma tebliğinde sessiz sedasız ancak köklü bir değişikliğe gitti. Zaten öncesinde biz durumun çözümü için iki yol önermiştik.<br />
<strong><br />
YENİ UYGULAMA</strong><br />
İlki 5510 Sayılı Kanun&#8217;da doğum borçlanmasının sınırlarını kesin şekilde belirleyen bir değişikliğe gitmekti. Eğer doğum borçlanmasıyla, SGK&#8217;nın tebliğde yorumladığı gibi, sadece yaptığı doğum nedeniyle çalıştığı sigortalı işinden ayrılmak zorunda kalan, daha dar bir kesime borçlanma hakkı verilmek isteniyorsa, bu birinci yol tercih edilmeliydi. Yok bu hak daha geniş kesimlere tanınacaksa da tebliğ ve kurum genelgesi yasa metnine uygun hale getirilmeliydi. Bu ikinci yolun tercihi de sosyal güvenlik alanında otuz-kırk yıldır süren popülist uygulamalara yeni bir örnek olacaktı. O da ayrı bir mesele.<br />
Kurum, 1 Temmuz 2010 tarihli teblig değişikliğiyle sanki ikinci yolu tercih edecekmiş gibi bir hamle yaptı. Tebliğ hükümleri tamamen yasa metnine uygun hale geldi. Tebliğ hükmünü okuduğumuz zaman, doğumdan en az üç yüz gün öncesine kadar işten ayrılma koşulu kaldırıldığı, doğum yapılan tarihten önce sigortalı olma koşulunun dahi aranmadığı gibi bir izlenime kapıldık. Dolayısıyla sigortalı olmazdan evvelki doğumlar da borçlanılabilecek gibi bir sonuca ulaşabilmekteydik. Ancak sigortalılarımız, kuruma başvuruda bulundukları zaman borçlanmayla ilgili SGK&#8217;nın genelgesinin henüz gelmediği, işlem yapılamadığı cevabını aldılar. Bir süre bekleme oldu. Beklenen genelge 16 Eylül 2010 tarih 2010/106 Sayı ile yayınlandı. Ancak bu kez de doğum borçlanması yapılabilmesi için sigortalının doğumdan önce 4/a (eski SSK) sigortalısı olarak tescil edilmesi şartı aranıyordu. Dolayısıyla sonradan sigortalı olanların, sigortalı oldukları tarihten önce gerçekleşen doğumları için borçlanma hakları bulunmuyor. Yeni uygulamanın tek bir farkı var. O da doğumdan üç yüz gün öncesine kadar geçen sürede işten ayrılmış olma koşulunun artık aranmaması.</p>
<p><strong>En fazla iki doğum</strong><br />
Askerlik borçlanması uygulamasıyla karşılaştırarak anlatmak istersek, sadece askerden önce sigortalı olanların borçlanabilmesi gibi bir şey. Askerden sonra sigortalı olanlar borçlanamaz anlamına geliyor. Dolayısıyla doğum borçlanması yapanların sigortalılık başlangıçlarını borçlanma ile dört yıla kadar geriye çekme, hem gün ve yıl kazanıp hem de kademeli yaştan daha erken emekli olma imkanı yok. Tebliğ değişikliği sonrası sorularına bu yönde cevap verdiğimiz okurların da buna dikkat etmesi gerekir.<br />
Genelge ile getirilen esaslara göre sigortalıların yine en fazla iki doğumda ve her doğum için ikişer yıla kadar borçlanmaları mümkün. Eğer sigortalı, iki yıllık süre dolmadan sosyal güvenceli bir işe girmiş ya da faaliyette bulunmuşsa, sigortalılığının başladığı bu yeni tarihe kadar borçlanabilecek. Keza iki yıllık süre içinde çocuğun ölmesi halinde borçlanma, çocuğun ölüm tarihine kadar yapılabilecek. Genelgede ilk çocuğun doğumundan sonra, iki yıllık sürede, ikinci çocuğunun doğumunu yapanların, ilk doğuma ilişkin borçlanmayı iki çocuğun doğum tarihleri arasındaki süre ile sınırlı olarak yapılabileceği hususuna da yer verilmiş. Kısacası onlar da kısıtlı borçlanma yapabilecekler. Oysa kanunda doğum borçlanmasının en fazla iki doğum için yapılabileceği belirtiliyor. Kanunda ilk iki doğuma borçlanma yapılabileceği gibi bir şart mevcut değil. Bu örneklere uygun kadının üç ve daha fazla doğum yapması halinde dilediği iki doğum için borçlanma hakkı pekala bulunabilir. Kurum ile sigortalılar zamanla bu konuda da davalaşabilecekler. Keza kanunda öngörülmeyen sigortalı tescil şartı genelge ile konulduğu için zaten dava açacak pek çok sigortalı olacaktır.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-genelgesi-ve-hayal-kirikligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum borçlanması ilkeleri</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-ilkeleri</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-ilkeleri#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2010 17:53:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=2625</guid>
		<description><![CDATA[Doğum borçlanması ilkeleri   Sigortalı anaların uzun süredir bekledikleri “Doğum Borçlanmasını da kapsayan genelge”, SGK tarafından yayınlanmış bulunuyor. Önceden çok kere yazdığımız üzere, reform yasası olan 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde doğum borçlanmasının yasal temeli oluşturulmuştu. Sigortalı kadının doğumdan sonraki sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise on haftalık süreleri, doğuma üç hafta kalıncaya kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum borçlanması ilkeleri</p>
<p> </p>
<p>Sigortalı anaların uzun süredir bekledikleri “Doğum Borçlanmasını da kapsayan genelge”, SGK tarafından yayınlanmış bulunuyor.</p>
<p>Önceden çok kere yazdığımız üzere, reform yasası olan 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde doğum borçlanmasının yasal temeli oluşturulmuştu.</p>
<p>Sigortalı kadının doğumdan sonraki sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise on haftalık süreleri, doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışması halinde, doğum sonrası istirahat süresine eklenen süre dâhil toplam istirahat süresinde adına prim ödenmemiş olması kaydıyla bu sürelerle birlikte toplam iki yıllık süre borçlandırılacak, prim ödenmiş ise bu süreler iki yıllık süreden düşülerek kalan süre borçlandırılacaktır.</p>
<p>4/a sigortalısı olup hizmet akdine tabi çalışmakta iken doğum nedeniyle işinden ayrılan kadın sigortalılara doğumdan sonra geçen iki yıllık süreyi borçlanma imkânı sağlandığından, isteğe bağlı sigortalı iken doğum yapan kadın sigortalılar söz konusu süreyi borçlanamayacaklardır.</p>
<p>Kadın sigortalılardan ücretsiz doğum izin süreleri ya da analık izin süreleri ile doğumdan sonra geçen iki yıllık sürelerini borçlanmak isteyenlerin borçlandırılacak süreleri, sigortalının işten ayrıldığı tarih, sigortalının doğum yaptığı tarih ve kadın sigortalı adına doğumdan sonra prim ödenip ödenmediği hususları göz önünde bulundurularak Kurumca belirlenecek, bu süreler için ayrıca belge istenmeyecektir. Bu anaların Genelge ekindeki Ek-1 borçlanma talep dilekçesiyle başvurmaları yeterli olacaktır.</p>
<p>Temel ilkelere göz atarsak:</p>
<p>1- İşçi olarak işyerinde çalışan kadın sigortalılar, tabi oldukları iş kanunları gereğince verilen ücretsiz doğum ya da analık izin sürelerini borçlanacaklardır.</p>
<p>2- İşçi, yani 4/a sigortalısı kadının doğum nedeniyle çalışamadığı iki yıllık süreyi borçlanabilmesi için;</p>
<p>- Sigortalı kadının doğumdan önce çalışmaya başlayarak sigortalılık şartını yerine getirmesi,</p>
<p>- Doğumun çalıştığı işinden ayrıldıktan sonra 300 gün içinde gerçekleşmesi,</p>
<p>- Doğumdan sonra adına prim ödenmemesi ve borçlanacağı sürede çocuğunun yaşaması gerekmektedir.</p>
<p>3- Kadın sigortalı, doğumdan sonra iki yıldan daha az bir süreyi çalışmadan geçirmiş ise bu süreleri de borçlanabilecektir.</p>
<p>4- Sigortalı olarak çalışmaya başladıktan sonra ilk doğumunu yapan ve iki yıllık süre dolmadan ve sigortalı olarak tekrar çalışmaya başlamadan ikinci doğumunu yapan kadın sigortalı, ilk doğumdan ikinci doğuma kadar geçen süre ile ikinci doğum için borçlanabileceği iki yıllık sürenin toplamı kadar geçen süreyi borçlanabilecektir.</p>
<p>5- Birinci doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık süre geçtikten sonra ve sigortalı olarak tekrar çalışmaya başlamadan ikinci doğumunu yapan kadın sigortalı birinci doğum nedeniyle çalışmadan geçirdiği iki yıllık süreyi borçlanabilecek, ancak ikinci doğum için iki yıllık süreyi borçlanamayacaktır.</p>
<p>6- İlk defa işçi (4/a sigortalısı) olarak işyerinde çalışırken doğum nedeniyle çalışmasına ara verip iki yıllık süreyi tamamladıktan veya tamamlamadan 4/b sigortalısı esnaf ve 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ilk defa 4/c kapsamında çalışan memur kadın sigortalılarda borçlanma talep tarihinde 4/a sigortalısı olma şartı bulunmadığından, doğumdan sonra geçen sürelerini borçlanabileceklerdir.</p>
<p>Okuyucu sorularından iki örnek:</p>
<p>E.S.: Annem 1957 doğumludur. 09.06.1975 tarihli sigorta girişi vardır. 1975&#8242;ten 1980/1 dönemine kadar 1393 gün primi yatmıştır. 31.08.1980 tarihinde doğum yapmıştır. 1981 yılında çalışmazken 2. doğum yapmıştır. Bu tarihten sonra 2006/11 dönemine kadar çalışmamıştır. Bu durumda annem, birinci ve ikinci çocuk için ayrı ayrı doğum borçlanmasından hangi şartlarda yararlanabilir?</p>
<p>C: Okuyucumuzun annesi, ilk doğumu nedeniyle doğum borçlanması yapabilecektir. İkinci doğum için borçlanamayacaktır. Bu doğrultuda borçlanma talep dilekçesini SGK&#8217;na vermelidir.</p>
<p>M.M.: Yengem, 15.05.1960 doğumlu, 1981 yılında SGK&#8217;lı olarak çalışmaya başladı. 06.11.1985 yılında işten ayrıldı. 2942 günü var. 30.06.1984 ve 01.01.1987 yıllarında 2 tane doğum yaptı. 5510 sayılı yasaya göre doğum borçlanması yapıp, emekli olabiliyor mu?</p>
<p>C: Okuyucumuzun yengesi de eğer doğum sonrası prim ödenmeyen dönemi varsa ilk doğumundan dolayı doğum borçlanması yapabilecektir. İkinci doğumu borçlanamayacaktır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-ilkeleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum borçlanması beklentileri havada kaldı</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-beklentileri-havada-kaldi</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-beklentileri-havada-kaldi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2010 17:51:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=2622</guid>
		<description><![CDATA[Doğum borçlanması beklentileri havada kaldı Tahsin Sınav SGK, doğum borçlanmasına ilişkin genelgesini geçen haftanın son günü yayınladı. Uzunca bir süreden bu yana vatandaşlarımızca beklenen bu düzenlemeye göre, işçi statüsünde çalışan kadın sigortalının yaptığı doğumun çalıştığı işinden ayrıldıktan sonra 300 gün içinde gerçeklemesi şartı kaldırıldı. Buna göre, sigortalı olduktan sonra yapılan doğumlar için işten ayrıldıktan sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum borçlanması beklentileri havada kaldı</p>
<p>Tahsin Sınav</p>
<p id="contextual">SGK, doğum borçlanmasına ilişkin genelgesini geçen haftanın son günü yayınladı. Uzunca bir süreden bu yana vatandaşlarımızca beklenen bu düzenlemeye göre, işçi statüsünde çalışan kadın sigortalının yaptığı doğumun çalıştığı işinden ayrıldıktan sonra 300 gün içinde gerçeklemesi şartı kaldırıldı. Buna göre, sigortalı olduktan sonra yapılan doğumlar için işten ayrıldıktan sonra 300 günlük süre geçse bile doğum borçlanması yapılabilecektir. Hizmet Borçlanması işlemlerinin usul ve esaslarını düzenleyen 2010-106 sayılı SGK Hizmet Borçlanması İşlemleri Genelgesi&#8217;ne göre, beklentilerin aksine, doğum yapan ananın sigortalı olduğu tarihten önceki doğumlar için borçlanma yapılamayacak. Doğum borçlanmasında baştan beri önemli bir ilke olan öncelikle sigortalı olma kriteri halen genişletilmedi. Yani sigortalı ananın sigortalı olduğu tarihten sonra yaptığı doğumdan sonraki çalışılmayan 2 yıla kadarki süreler borçlanılabilecektir. Bu durumda Genelge, sigortalı anaların doğum borçlanmasıyla sigorta başlangıcını geriye götürerek erken emekli olabilme beklentisinin önü kapatılmış oldu.<br />
Genelgeye göre, işçi statüsünde çalışan 4/a sigortalısı kadınların doğum nedeniyle çalışamadıkları en fazla iki doğum olmak üzere, her doğum için ikişer yıllık sürelerinin borçlandırılmasında sigortalının doğumdan önce, 4/a sigortalısı olarak tescil edilmiş olması ve adına kısa ya da uzun vadeli sigorta kollar yönünden prim ödenmiş olması yeterli sayılacaktır. Doğum borçlanması talebinde bulunan kadın sigortalının işvereninden belge istenilmeksizin Kurum hizmet kayıtlarından tespiti yapılarak sonuçlandırılacaktır. Doğum borçlanması talebinde bulunan kadın sigortalıların doğum yaptığı tarihten sonra adına sigorta primi ödenmiş süreler, borçlanma hesabında dikkate alınmayacak, doğum borçlanması yapılacak sürede çocuğun vefat etmesi halinde vefat tarihine kadar olan süreler borçlandırılacaktır. İlk doğumunu yaptıktan sonra iki yıl dolmadan ikinci doğumunu yapan kadın sigortalı, ilk doğumdan ikinci doğuma kadar geçen süre ile ikinci doğum için borçlanabileceği iki yıllık sürenin toplamı kadar geçen süreyi borçlanabilecektir.<br />
Tarım işçisi olarak, 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam edenler ile hak sahipleri de doğum borçlanması yapabilecektir. Ancak 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam edenlerin, 5510 sayılı Kanunun geçici 1&#8242;inci maddesi uyarınca Kanunun 4/a sigortalılığı kapsamında 506 sayılı Kanuna göre tescil edilmiş ve kısa ya da uzun vadeli sigorta kolları yönünden adına prim ödenmiş olması halinde kendileri veya hak sahipleri, borçlanma yapabileceklerdir.<br />
Okuyucularımın doğum borçlanması sorularının cevapları, gazetemizdeki yerimizi aşacağı için İnternet Sayfamızda yer alacaktır. Ancak örnek mahiyetinde kısa anlatımlı bir doğum borçlanması sorusunun cevabına aşağıda yer verilmiştir:<br />
Duygu GÖNCÜ: Merhabalar. Benim emeklilik durumum ile ilgili bir sorum olacak. Doğum tarihim, 25.05.1963. SSK işe giriş tarihim, 09.07.1979. Prim ödeme gün sayım, 1722. İki çocuğum var, 01.03.1988 ve 05.10.1991 tarihlerinde doğan. Ve ben çocuklarımın doğum döneminde sigortalı değildim. Doğum borçlanmasını nasıl yapmalıyım, ne zaman emekli olabilirim?<br />
C: Okuyucum, 09.07.1979 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başlayan sigortalı bayan olduğu için, zorunlu sigortalılığı sona erdiği tarihten sonraki 01.03.1988 ve 05.10.1991 tarihlerindeki doğumlarını ikişer yıllık süreler itibariyle borçlanabilecektir. Bu borçlanmayı Kurumca hazırlanan başvuru formlarını doldurarak yapıp yasal süresi içerisinde ödemesi halinde okuyucum, 1440 gün kazanmış olacaktır. Bu durumda 1722 + 1440 = 3162 prim ödeme gününe ulaşmış olacaktır. En az 3600 prim ödeme gününe ulaşması gerekmektedir, kısmî yaşlılık aylığı ile emekli olabilmesi için. Üç temel şarttan 15 yıllık sigortalılık süresi fazlasıyla doldurulmuştur. Okuyucumun doğum borçlanmasından sonra en az 438 prim ödeme gününü ve 58 yaşını doldurması gerekmektedir. Çünkü 50 yaşını 24.05.2011 tarihinden sonra 2013 yılında doldurabilecektir. Bu nedenle 58 yaşından önce -yani 2021 yılından önce- kısmî yaşlılık aylığını SGK&#8217;ndan talep edemeyecektir.</p>
<p>Çalışan sigortalılığa geçerek sigortadan emekli olmak avantaj sağlar mı?<br />
Osman ÇAKAR: Eşim, 29.09.1959 doğumlu. 13.12.1995 SSK girişi var ve 28.12.1995 SSK çıkışı var. yani onbeş gün SSK prim ödemişliği var. 02.05.1996&#8242;da Bağ-kurlu oldu ve 01.06.2002&#8242;de aktif Bağ-kurluktan isteğe bağlı Bağ-kurluya geçti ve hiç ara vermeden primlerimizi ödüyoruz. 1981 ve 1985 doğumlu iki çocuğumuz var. Doğum borçlanması, yapabilir miyiz? Borçlanma yaparsak sigortalılığımızı ve Bağ-kurluluğumuzu dört sene geriye çekebilir miyiz? Emeklilik yaşımız da bundan kaç sene etkilenir. Borçlanmadan sonra yaştan yani kısmî yaşlılık aylığıyla kaç yılında ve kaç yaşında emekli oluruz; yirmi yıl üzerinden emekli olursak kaç yılında ve kaç yaşında emekli oluruz; yoksa<br />
C: Okuyucumun eşi, 13.12.1995 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başlamıştır. Bu sigortalı bayanın 28.12.1995 tarihinde sigortalılığı sona ermiş, 02.05.1996 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başlamış olup 01.06.2002&#8242;de aktif Bağ-kurluktan isteğe bağlı Bağ-kurluluğa geçerek hiç ara vermeden primleri halen ödeniyor. 1981 ve 1985 doğumlu iki çocukları var. Bu durumda her iki çocuğu da sigortalılığı öncesinde doğan okuyucumun eşi, doğum borçlanması, yapamaz. Doğum borçlanması, sigortalılık başlangıcını öne çekememekte ve Bağ-kurluluk statüsünde doğum borçlanması yapılamamakta; emeklilik yaşımız da bundan etkilenmemektedir. Okuyucumun eşi, yürürlükteki hükümlere göre, doğum borçlanması yapamayacağından emekliliğine etkisinden de söz edilemez.</p>
<p>Kıdem tazminatımı alabilir miyim?<br />
Murat UZUNÇAYIR: Tahsin Bey, 25 hizmet yılımı 04.03.2011 tarihinde dolduracağım. İş değişikliği için, SGK&#8217;dan 25 hizmet yılını doldurmuş kıdem tazminatını alabilir yazısı alıp işyerimden tazminatımı alabilir miyim? Başka işyerinde çalışmaya başladığım zaman prim ödeyemeyeceğim söyleniyor. Bunun hakkında bilgi verir misiniz? Emekli maaşı bağlanırken yazıyı aldığım tarihteki hak ediş üzerinden emekli maaşım, 2015 değil, 2011 yılındaki yazıya göre bağlanacağı söyleniyor. Doğrusu nedir? Bu, çalışma Yasası&#8217;nın hangi maddesinde açıklanmıştır?<br />
C: SGK&#8217;dan &#8220;kıdem tazminatı alabilir yazısı&#8221; alabilmek için, yaş dışında, en az 15 yıllık sigortalılık süresiyle 3600 prim ödeme günün doldurulması gerekmektedir. Bu konuda geniş açıklama, önceki yazılarımda mevcuttur. Okuyucum, ilk şartı yerine getirmiş olup, prim ödeme gününü yazmadığı için, ikinci şartı değerlendirmek mümkün olmamıştır. Ancak 25 yıllık sigortalılık süresini dolduran sigortalının en az 3600 prim ödeme günü doldurmaması düşünülemezse de bilgi gelmediği için hüküm vermek mümkün olamamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-beklentileri-havada-kaldi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ücretli öğretmenlerin hakları</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/ucretli-ogretmenlerin-haklari</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/ucretli-ogretmenlerin-haklari#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Oct 2010 20:10:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=2606</guid>
		<description><![CDATA[Ücretli öğretmenlerin hakları Kamu Personeli Seçme Sınavı&#8217;nda Eğitim Bilimleri kısmının iptal edilmesiyle birlikte Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu senenin öğretmen atamaları yapılamadı. Bunun üzerine Bakanlık, kadrolu öğretmenler gelinceye kadar ücretli öğretmenlerle durumu idare etmeye çalışacak. İşte bu kapsamda ücretli öğretmenlik düşünen Esin Hanım soruyor: &#8220;Sadettin Bey, ben MEB bünyesinde ücretli öğretmen olarak görev almak istiyorum. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ücretli öğretmenlerin hakları<a><img src="http://www.sadettinorhan.net/uploads/4/4/6/2/4462391/6050721.jpg" alt="Picture" /></a></p>
<div><span style="color: #333333;">Kamu Personeli Seçme Sınavı&#8217;nda Eğitim Bilimleri kısmının iptal edilmesiyle birlikte Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu senenin öğretmen atamaları yapılamadı. Bunun üzerine Bakanlık, kadrolu öğretmenler gelinceye kadar ücretli öğretmenlerle durumu idare etmeye çalışacak. İşte bu kapsamda ücretli öğretmenlik düşünen Esin Hanım soruyor:</p>
<p>&#8220;Sadettin Bey, ben MEB bünyesinde ücretli öğretmen olarak görev almak istiyorum. Bu öğretmenlerin statüsü tam olarak nedir ve sosyal güvence açısından hangi şartlara tabiler? Emeklilik vs. açısından ilerde benim için avantajı olur mu?&#8221;</p>
<p>Değerli okurum, şu an MEB bünyesinde yaklaşık 55 bin ücretli öğretmen istihdam ediliyor. Bu sene KPSS&#8217;de yaşanan iptal sebebiyle oluşacak ilave istihdamla, bu sayının 70 bini geçmesi bekleniyor. Ücretli öğretmenlerin kamudaki statülerinin ne olduğunu MEB de dahil olmak üzere kimse bilmiyor. Ancak 657 Sayılı Kanun kapsamında en yakın 4/C statüsüne sokulabilirler.</p>
<p>Ücretli öğretmenler, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvurarak ders saati üzerinden sözleşme imzalıyorlar. Buna göre girdikleri saat başına ücret ödeniyor ve ayda asgari ücretin biraz üzerinde para alıyorlar. Çoğunun aldığı para asgari ücreti de bulmuyor. Sigorta primleri ise aylık toplam ders saat sayısına göre ödeniyor. Buna göre ayda en fazla 16-17 gün sigortalı olabiliyorlar. Yani normal öğretmene göre yarım ücret ve yarım sigorta ile çalışmış oluyorlar.</p>
<p>Özlük hakları ve sosyal güvenlik hükümleri açısından ücretli öğretmenlerin durumunu maddeler halinde özetlersek;</p>
<p>· İş güvenceleri yok. Okul yönetimi istediği zaman görevine son verebiliyor.</p>
<p>· İşe son verilme halinde kıdem, ihbar ve diğer tazminatları alamıyorlar.</p>
<p>· Yıllık izin hakları bulunmuyor.</p>
<p>· Eski adıyla SSK&#8217;lı, yeni adıyla 4/a&#8217;lı olarak sigortaları bildiriliyor. Aylık 30 günden az da olsa yapılan bildirimleri emeklilikte dikkate alınıyor.</p>
<p>· 30 günlük prim sayısını doldurduktan sonra genel sağlık sigortası kapsamında sağlık yardımlarından yararlanabiliyorlar.</p>
<p>· Son bir yıl içinde 90 günlük prim sayısını dolduranlara hastalanmaları halinde geçici iş göremezlik ödeneği verilir. 120 günü dolduranlara, doğum yapmaları halinde emzirme yardımı (süt parası) verilir.</p>
<p>· İş kazası geçirmeleri veya meslek hastalığına yakalanmaları halinde de prim günü şartı aranmasızın gerekli yardım ve ödemeler yapılır.</p>
<p>Görüldüğü üzere ücretli öğretmenler, pozitif ve negatif düzenlemelerle karşı karşıyalar. Bunun yanında ücretli öğretmenlik statüsünün milli eğitim camiasında çok sorunlu bir uygulama olduğunu ve özellikle atama bekleyen öğretmen adaylarının mağduriyetine sebep olduğunu da eklemek gerekiyor.</p>
<p><strong>Tarım SSK&#8217;da özürlü emekliliği</strong></p>
<p><strong>Soru: </strong>Sadettin Bey merhaba. Tarım sigortasında malulen emeklilik olmadığını yazmışsınız. Dayanağı hakkında bilgi verebilir misiniz? Aynı durumda olan ve malulen emekli olmak isteyen yakınım var. Kendisi Tarım Bağ-Kur&#8217;u ödüyor ve ilk sigorta girişi bu kapsamda. Bağ-Kur yetkililerine sorduğumda rapor alınca emekli olabileceği söylendi. Ama şimdi sizin bu açıklamanızdan bambaşka bir durum ortaya çıkıyor. Bu konuyu biraz açabilir misiniz? <strong>Esman Akyol</strong></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Değerli okurum, bahsettiğiniz yazıda Tarım SSK kapsamındaki (2925 Sayılı Kanun) bir okurumun sorusunu cevaplamıştım. Evet, söz konusu statüye tabi olan tarım işçileri için özürlü emekliliği ve malulen emeklilik imkânı yoktur. Ancak tarımda kendi nam ve hesabına çalışanlar için (2926 Sayılı Kanun) yani Tarım Bağ-Kur için, özürlü sıfatıyla veya malulen emeklilik imkânları bulunmaktadır. Bunun sebebi, hâlihazırda Tarım SSK&#8217;lıların eski 2925 Sayılı Kanun kapsamında olmaları, Tarım Bağ-Kur&#8217;luların ise yeni 5510 Sayılı Kanun kapsamında prim ödemeleridir. 2925 Sayılı Kanun&#8217;da özürlü emekliliği veya malulen emekliliğe yer verilmezken, 5510 Sayılı Kanun&#8217;da her iki emeklilik uygulaması da bulunmaktadır. Yani SGK yetkililerinin size verdiği bilgi doğrudur. Rapor almanız ve diğer şartları taşımanız halinde malulen emekli olabilirsiniz.</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/ucretli-ogretmenlerin-haklari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bağ-Kur’lu ve memur bayanların doğum borçlanması</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/bag-kur%e2%80%99lu-ve-memur-bayanlarin-dogum-borclanmasi</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/bag-kur%e2%80%99lu-ve-memur-bayanlarin-dogum-borclanmasi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Oct 2010 20:10:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=2604</guid>
		<description><![CDATA[Bağ-Kur’lu ve memur bayanların borçlanması Dizimizin ilk üç gününde, kimlerin doğum borçlanması yapabileceğine ve kimlerin yapması gerektiği sorularına cevap verdik. Ancak Bağ-Kur’lu ve memur bayanlar için özel bir başlık açmayı tercih ettik. Zira bu kapsamdaki bayan okurlarımızdan da çok sayıda soru alıyoruz. Doğum borçlanması hakkı, esas itibariyle SSK’lı (4/a’lı) kadınlara tanınmış olmakla birlikte, istisnai durumlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bağ-Kur’lu ve memur bayanların borçlanması</strong></p>
<p>Dizimizin ilk üç gününde, kimlerin doğum borçlanması yapabileceğine ve kimlerin yapması gerektiği sorularına cevap verdik. Ancak Bağ-Kur’lu ve memur bayanlar için özel bir başlık açmayı tercih ettik. Zira bu kapsamdaki bayan okurlarımızdan da çok sayıda soru alıyoruz.</p>
<p>Doğum borçlanması hakkı, esas itibariyle SSK’lı (4/a’lı) kadınlara tanınmış olmakla birlikte, istisnai durumlarda Bağ-Kur’lu veya memur bayanların da borçlanma yapması mümkündür. Bu bayanların borçlanma yapabilmeleri için birinci şart, borçlanacakları doğumdan önce kısa bir süreliğine de olsa SSK’lı olarak çalışmış olmak.</p>
<p><strong>Örnek: </strong>01 Ocak 1990 tarihinde bir işyerinde çalışmaya başlayan Serpil Hanım, iki ay çalıştıktan sonra işten ayrılmış ve 20 Temmuz 1990 tarihinde doğum yapmıştır. Daha sonra 12 Nisan 1995 tarihinde Bağ-Kur kapsamında sigortalı olan Serpil Hanım, dilerse yaptığı doğum için borçlanma yapabilecektir.</p>
<p><strong>Örnek: </strong>3 Mayıs 1998 tarihinde SSK’lı olarak çalışmaya başlayan Aynur Hanım, birkaç ay sonra işten ayrılmış ve 10 Ekim 1998 tarihinde doğum yapmıştır. Daha sonra 13 Ağustos 2001 tarihinde memuriyet görevine başlayan Aynur Hanım, dilerse yaptığını doğumu borçlanabilecektir.</p>
<p><strong>Yargı yoluna gidenler var</strong></p>
<p>Şunu da hatırlatmış olalım ki, halihazırda memur veya Bağ-Kur’lu olarak çalışmakta olanlardan, yukarıda yer verdiğimiz gibi doğumdan önce SSK’lı çalışması olmayanlar, yargı yoluna giderek doğum borçlanması imkanını zorluyorlar. Doğum borçlanması davaları genelde bayanlar lehine sonuçlanmakla birlikte, bu kapsamdaki bayanlar için sonuçlanmış yargı kararı henüz bulunmuyor.</p>
<p><strong>Eşim borçlanma yapabilir mi?</strong></p>
<p><strong>Soru: </strong>Sadettin Bey, eşim Hülya Demirel 15.09.1969 doğumlu olup kendisi 01.12.1986 yılında SSK olarak işe başlamış. 01.03.1990 yılına kadar aralıklarla çalışmış ve toplam 987 gün primi var. Biz 05.10.1990 yılında evlendik. 01.10.2002 yılından beride isteğe bağlı SSK’lı olarak prim ödedi. 01.10.2008 tarihinden beride isteğe bağlı Bağ-Kur’ primi ödüyor. Şuan doğum borçlanması yapacağız diye ödemeyi durdurduk. Eşim 22.07.1991 ve 09.04.1997 yıllarındaki doğumlar için borçlanma yapabilir mi? <strong>Yusuf Demirel</strong></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Yusuf Bey, doğumlardan önce SSK’lı girişi olduğu için eşiniz her iki doğumu borçlanabilir. Borçlanmaları tavandan değil ancak mümkün olduğu kadar asgari tutarın üzerinde yapmanızı tavsiye ederim.</p>
<p><strong>Bağ-Kur’lu olarak borçlanma yapabilir miyim?</strong></p>
<p><strong>Soru: </strong>Sadettin Bey, ben 17.12.1960 doğumlu ev hanımıyım. 25.08.1989 tarihinden itibaren 16 yıl 7 ay 10 günlük İsteğe Bağlı Bağ-Kur sigortalısıyım. 06.04.1982 ve 07.07.1986 doğumlu iki çocuk annesiyim. Bu iki doğum için borçlanma yapabilir miyim? <strong>İsimsiz</strong></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Değerli okurum, yukarıda da izah ettiğim için, Bağ-Kur’lu veya memur bayanların doğum borçlanması yapabilmesi için, en azından şimdilik, doğumdan önce SSK’lı olarak işe başlamış olması gerekiyor. Verdiğiniz bilgilere göre, iki doğumdan önce SSK’lı çalışmanız bulunmuyor. Dolayısıyla bu durumda SGK’ya yapacağınız borçlanma başvurusu reddedilecektir. Ancak yargı yoluna başvurarak borçlanma hakkınızı aramanız mümkündür.</p>
<p><strong>Memuriyet sonrası doğumları borçlanabilir miyim?</strong></p>
<p><strong>Soru: </strong><strong>Sadettin  Bey,</strong>ben 1965 doğumluyum. 1985&#8242;te devlet memuru olarak işe başladım. 5,5 yıl çalıştım ve istifa ettim. 1991 ve 1995’te iki doğum yaptım. 2008 yılında SSK’lı olarak çalışmaya başladım ve halen devam ediyorum. Doğum borçlanmasından yararlanıp emekli olabilir miyim? Yargı yoluna gitmem gerekiyor mu? <strong>Mukaddes Tayfur</strong></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Mukaddes Hanım, sizin de doğumlarınızdan önce SSK’lı çalışmanız bulunmadığı için borçlanma talebiniz reddedilecektir. Eğer borçlanma yapmada kararlıysanız, yargı yoluna başvurma hakkınız mahfuzdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/bag-kur%e2%80%99lu-ve-memur-bayanlarin-dogum-borclanmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>emeklilikte dogum borclanmasi firsati</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/emeklilikte-dogum-borclanmasi-firsati</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/emeklilikte-dogum-borclanmasi-firsati#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Oct 2010 20:30:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=2582</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlara 4 yıl erken emeklilik imkanı veren ‘doğum borçlanması’ müthiş bir fırsatın daha kapısını araladı. Prim günü ve borçlanma miktarı, emekli maaşını da artıracak… Türkiye, kadınlara 4 yıl erken emekli fırsatını getiren düzenlemeyi gazeteniz BUGÜN’den öğrendi. Sosyal Güvenlik Reformu ile çalışan kadınlara tanınan doğum borçlanması’ konusundaki belirsizliğin ortadan kalkmasıyla, emekli maaşında artış sağlayacak yeni fırsatlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlara 4 yıl erken emeklilik imkanı veren ‘doğum borçlanması’ müthiş bir fırsatın daha kapısını araladı.</p>
<p>Prim günü ve borçlanma miktarı, emekli maaşını da artıracak…</p>
<p>Türkiye, kadınlara 4 yıl erken emekli fırsatını getiren düzenlemeyi gazeteniz BUGÜN’den öğrendi. Sosyal Güvenlik Reformu ile çalışan kadınlara tanınan doğum borçlanması’ konusundaki belirsizliğin ortadan kalkmasıyla, emekli maaşında artış sağlayacak yeni fırsatlar da ortaya çıktı.</p>
<p>MAAŞI YÜKSELTMEK ELİNİZDE<br />
Milyonlarca kadını ilgilendiren uygulamayı kamuoyuna ilk duyuran SGK Uzmanımız Sadettin Orhan, doğum borçlanması yapan kadınların prim gününün artmasıyla emekli maaşının da artacağını belirtti. Ayrıca doğum borçlanmasında ödenecek miktarın da maaşı etkileyeceğini ifade etti.</p>
<p>TAKSİT İMKANI BULUNMUYOR<br />
Orhan, doğum borçlanma miktarının ise peşin ve SGK’nın başvuruyu kabulünden sonraki 1 ay içinde ödenmesi gerektiğini vurguladı. “Taksitlendirme maalesef yapılmıyor” dedi.</p>
<p>Emekliler açısından, doğum borçlanmasında ince noktalardan biri doğumun yapıldığı dönem. 1990-2000 arası doğum yapanlar, o dönemki primlerin aylık hesaplamada katkısı oldukça fazla olduğu için mutlaka borçlanmalı ve yüksekten prim ödemeli…</p>
<p>Gazetemizin dünkü manşetinden verdiğimiz doğum borçlanması haberi, bayan okurlarımız tarafından oldukça fazla ilgi gördü. Bugün en fazla merak edilen konuları örnek sorularla cevaplamaya çalışacağız.</p>
<p>İşte konu ile ilgili sorular ve SGK Uzmanımız Sadettin ORHAN’ın verdiği cevaplar:</p>
<p>AYLIK PRİM ARTIŞI<br />
SORU: Sadettin Bey, verdiğiniz bilgilere göre doğum borçlanması yapabilecek gibi görünüyorum. Ama borçlanma yapmam emekli aylığımı artırır mı? Nezihe Uslu</p>
<p>Cevap: Nezihe Hanım, doğum borçlanmasıyla prim gününüz artacağından, her halükarda emekli aylığınıza olumlu yansıması olacaktır. Ancak burada iki önemli faktör var;</p>
<p>1. Borçlanma matrahınız: Doğum borçlanmasını, taban (asgari ücret) ve tavan matrahlar arasında belirleyeceğiniz bir matrah üzerinden yapacaksınız. Burada prim matrahı ne kadar yüksek olursa, bağlanacak aylığa o kadar fazla katkısı olur.</p>
<p>2. Doğum yaptığınız dönem: Şu anki emekli aylığı hesaplanmasında, 1990-2000 arası çalışmaların/primlerin katkısı oldukça fazladır. Dolayısıyla yaptığınız doğumlar bu yıllar arasındaysa, mutlaka borçlanma yapmanızı ve ödeyebildiğiniz kadar yüksekten ödemenizi tavsiye ederim. Kalan süreyi borçlanın.</p>
<p>SORU: Sadettin Bey, eşim 1987/3′te SSK’lı olarak işe giriyor. 1998/2′de işten çıkıyor. 2002/02′de çocuğumuz oluyor. Eşim 2004/7′de tekrar SSK’lı oluyor. 2009/4′te işten çıkıyor ve isteğe bağlı emeklilik çerçevesinde 2009/06′da Bağ-Kur’lu oluyor. Hesaplamalarımıza göre eşimin yaklaşık 1,5 sene daha prim ödemesi var. Bu süreyi bu habere göre borçlanabiliyor muyuz? Cevap evetse nereye nasıl bir dilekçeyle müracaat etmemiz gerekiyor? Suat Ural</p>
<p>Cevap: Suat Bey, eşiniz emekliliğe kalan 1,5 yılı doğum borçlanması ile tamamlayıp hemen emekli olabilir. Bunun için gerekli dilekçeyi bu sayfada yayınladık. Aynı dilekçeyle başvurabilirsiniz, taksitlendirme olmaz.</p>
<p>SORU: Merhaba, gazetedeki yazılarınızı düzenli olarak takip ediyorum. Doğum tarihim 02/05/1968, SSK girişim 01/11/1980 ve ödenen prim günüm 2.311 gün. ; 14/12/1992′de doğum yaptım 1982 ile 1997 tarihleri arasında uzun bir süre çalışmadım. Bazı yerlerde çalıştığım halde SSK yapılmadı. Ben de yasadan faydalanarak doğum borçlanması yapabilir miyim? Borçlanma yapabilirsem ne kadar ödeme yapmam gerekir ve bunu taksitle ödeyebilir miyim? Beyza Deniz</p>
<p>Cevap: Beyza Hanım, 1992′de yaptığınız doğumu borçlanabilirsiniz. Zira bu tarihten sonraki iki yıllık süre zarfından çalışmamışsınız. Borçlanma başvurusunda bulunduktan sonra SGK tarafından önce bilgileriniz kontrol ediliyor. Borçlanmanıza engel bir durum olmadığı anlaşıldıktan sonra borçlanma tutarı hesaplanarak size tebliğ ediliyor. Siz de tebliğ tarihinden itibaren en geç 1 ay içinde borcu ödüyorsunuz. Yani taksitlendirme imkânı maalesef söz konusu değil.</p>
<p>Not: İki doğum için 4 yıla kadar borçlanma imkânınız var. Ancak bunun tamamını borçlanmak istemiyorsanız, borçlanmak istediğiniz süreyi dilekçenizde belirtiniz.</p>
<p>1 TEMMUZ TEBLİĞİ YETER<br />
SORU: Sadettin Bey, doğum borçlanmasıyla ilgili olarak yeni düzenlemeden bahsediyorsunuz. Bu haberin gerçekliği neye dayanmaktadır? İl müdürlüğü ve Ankara SGK’dan öğrendiğimiz kadarıyla böyle bir resmi bildirgenin ellerine geçmediğini söylediler. Binlerce kişiyi etkileyen böyle bir haberin aslı nedir? Hangi kanuna dayanarak böyle bir yazı yazdınız? Bu konuda beni aydınlatırsanız sevinirim. Neziha PEKDOĞAN</p>
<p>Cevap: Değerli okurum, dünkü haberimizin 3 ayrı dayanağı var.</p>
<p>Bunlar;<br />
¦ 5510 Sayılı Kanun’un 41. Maddesi,</p>
<p>¦ 1 Temmuz 2010 tarihinde yayınlanan SGK Hizmet Borçlanmaları Tebliği</p>
<p>¦ SGK tarafından hazırlıkları tamamlanan Hizmet Borçlanmaları Genelgesi. İl müdürlüklerinin borçlanma talebinizi kabul etmeleri için genelgeyi beklemelerine gerek yok. Bir ay önce yayınlanmış tebliğ yeterli. Ancak ille de genelgeyi bekleyeceklerse, sizin dilekçelerinizi alıp, genelge geldikten sonra işleme koyabilirler.</p>
<p>BAŞVURU İÇİN BEKLEMEYİN<br />
Uzmanımız Sadettin Orhan, SGK’nın söz konusu tebliği 1 Temmuz’da yayınladığını belirterek başvuruların hemen yapılabileceğini belirtti. Orhan, “SGK il müdürlüklerine dilekçeyle başvurmanız yeterli” dedi.</p>
<p>SGK’YA VERİLECEK DİLEKÇE ÖRNEĞİ</p>
<p>T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU …..</p>
<p>İl/Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü’ne Kurumuzda…..T.C. Kimlik Numarası ile işlem görmekteyim……ve…..<br />
tarihlerinde yapmış olduğum iki doğum için (bir doğumu borçlanmak isteyenler bir doğumu belirtecek) 5510 Sayılı Kanun’un 41. Maddesi’nde tanınan doğum borçlanması hakkından yararlanmak istiyorum. Borçlanmak istediğim sürelere ilişkin borç miktarının hesaplanarak tarafıma bildirilmesi hususunu arz ederim.</p>
<p>bugün</p>
<p><!-- SEO SearchTerms Tagging 2 plugin took 4.579 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/emeklilikte-dogum-borclanmasi-firsati/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vergi ve SSK borçlularına müjde</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/vergi-ve-ssk-borclularina-mujde-2</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/vergi-ve-ssk-borclularina-mujde-2#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Oct 2010 20:21:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=2574</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, esnafın kamuya olan borçlarını yapılandırmayla ilgili çalışmaların devam ettiğini belirterek, düzenlemenin ekim ayı içinde veya en geç kasım ayında hayata geçeceğini ifade etti. Erdoğan, esnafın vergi, sigorta ve Bağ-Kur borçlarının yeniden yapılandırılacağını kaydetti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Federasyonu 18. Olağan Kongresi’ne katıldı. Erdoğan, TESK 10 milyona aşkın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, esnafın kamuya olan borçlarını yapılandırmayla ilgili çalışmaların devam ettiğini belirterek, düzenlemenin ekim ayı içinde veya en geç kasım ayında hayata geçeceğini ifade etti.</strong></p>
<p>Erdoğan, esnafın vergi, sigorta ve Bağ-Kur borçlarının yeniden yapılandırılacağını kaydetti.</p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Federasyonu 18. Olağan Kongresi’ne katıldı. Erdoğan, TESK 10 milyona aşkın nüfusun haklarını savunan ve Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından birisi olduğunu söyledi.</p>
<p>TESK ile istişarelere önem verdiklerini ve ziyaret eden ilk Başbakan olduğunu ifade eden Erdoğan, 5362 Esnaf Sanatkârlar Yasası’nda değişiklik yapacaklarını ifade etti. Erdoğan, TESK’in Milli Prodüktivite Merkezi’ne ödedikleri aidatı kaldıracaklarını ve Sosyal Güvenlik Kurumu (<a title="sgk" rel="external" href="http://www.sgk-tr.com/" target="_self">SGK</a>)’nda temsil eden düzenlemeyi yapacaklarını ifade etti.</p>
<p>Erdoğan, büyüyen ekonomik içinde ve sanatkârların sorunlarının minimize edilmesi için gereken çabayı göstermeye devam edeceklerine işaret etti.</p>
<p>Erdoğan, Türkiye’de esnaf ve sanatkârın ekonomik aktör olmanın ötesinde kardeşliğin pekişmenin, sosyal dayanışmanın en önemli unsuru olduğunu vurguladı.</p>
<p>Ahilik terbiyesinin hiçbir zaman bu ülkede kaybolmadığını kaydeden Erdoğan, bunun bin yıldır olduğu gibi ülkenin çimentosu olmaya devam ettiğine dikkat çekerek, “Ülke olarak millet olarak kendimize güvenmek zorundayız. Esnaf kültürümüz bile dünyada eşi görülmez bir hazinedir ve bu hazineye sahip çıkmak zorundayız.” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/vergi-ve-ssk-borclularina-mujde-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Borçlanması Nedir, Nasıl Yapılır ve Başvuru Yolları</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-nedir-nasil-yapilir-ve-basvuru-yollari</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-nedir-nasil-yapilir-ve-basvuru-yollari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Oct 2010 20:18:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=2570</guid>
		<description><![CDATA[Doğum Borçlanması Nedir, Nasıl Yapılır ve Başvuru Yolları Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) doğum yaptığı için sosyal güvencenin dışında kalan kadınların mağduriyetini gidermek için doğum borçlanması hakkı getirdi. 16 Eylül 2010 tarih ve 2010/106 sayılı genelgeye göre, kadınlara iki çocuk için 4 yıl borçlanma hakkı tanındı. SGK Antalya İl Müdürü Selim Erol, kamuoyunun merakla beklediği kadın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Doğum Borçlanması Nedir, Nasıl Yapılır ve Başvuru Yolları</div>
<div id="yaziinfo"><a href="http://www.isciler.org/arsiv/2010/09/22"></a></div>
<div>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;"><img src="http://www.isciler.org/gorsel/dosya/1285161642yenicall.jpg" alt="" width="204" height="139" /></span></p>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) doğum yaptığı için sosyal güvencenin dışında kalan kadınların mağduriyetini gidermek için doğum borçlanması hakkı getirdi. 16 Eylül 2010 tarih ve 2010/106 sayılı genelgeye göre, kadınlara iki çocuk için 4 yıl borçlanma hakkı tanındı.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">SGK Antalya İl Müdürü Selim Erol, kamuoyunun merakla beklediği kadın sigortalıların doğum borçlanması hakkındaki genelgenin, 16 Eylül 2010 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girdiğini bildirdi. Kadın sigortalıların, doğum borçlanması yapabilmeleri için; doğumdan önce 4/1 a kapsamında işe giriş kaydının yapılmış olması gerektiğini belirten Erol, bununla birlikte kendi adlarına kısa ya da uzun vadeli sigorta kolları yönünden prim ödenmiş olması, doğan çocuğun yaşaması ve 2 yıl boyunca herhangi bir kanuna göre çalışmama şartları arandığını kaydetti.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">SGK Antalya İl Müdürü Selim Erol, makamında düzenlediği basın toplantısında, sigortalı kadınların doğum borçlanmasıyla ilgili bilgi verdi. Erol, borçlanma yapmak isteyenlerin, her çocuk için yaşaması şartı ile iki yıl olmak üzere toplamda 2 çocuk için ve en fazla 4 yıllık süre borçlanabileceğini açıkladı. Daha önce istenen, sigortalının çalıştığı işinden ayrıldıktan sonra 300 gün içinde doğumun gerçekleşmiş olması şartının yeni genelge ile kaldırıldığını ifade eden Erol, &#8220;Doğum borçlanması talebinde bulunan kadın sigortalının işvereninden belge istenilmeksizin, kurumumuz, hizmet kayıtlarından tespiti yapılarak doğum borçlanma talebi sonuçlandırılmaktadır.&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Erol&#8217;un aktardığına göre, doğum borçlanması talebinde bulunan kadın sigortalıların, doğum yaptığı tarihten sonra adına primi ödenmiş süreler borçlanma hesabında dikkate alınmayacak. Doğum borçlanması yapılacak sürede, çocuğun vefat etmesi halinde vefat tarihine kadar olan süreler borçlandırılacak. İlk doğumunu yaptıktan sonra iki yıl dolmadan ikinci doğumunu yapan kadın sigortalı, ilk doğumdan ikinci doğuma kadar geçen süre ile ikinci doğum için borçlanabileceği iki yıllık sürenin toplamı kadar geçen süreyi borçlanabilecek. İşe giriş tarihinden önce doğum yapan sigortalı kadınlar, bu haktan yararlanamayacak. Doğum borçlanması yapılan süreler tescil tarihini geriye çekmeyecek. İlk işe giriş tarihinden sonra doğum yapan kadın sigortalıların borçlandığı hizmet süreleri yalnızca prim gün sayısına ilave edilecek olup herhangi bir şekilde ilk işe giriş tarihinin geriye alınması söz konusu olmayacak.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Doğumdan sonraki iki yıllık süre, herhangi bir kanuna tabi olarak çalışması, çocuğun ölümü, 2&#8242;nci çocuğun doğumu gibi şartların 2 yıldan önce olması durumunda bu süreye kadar olan kısımlar borçlanılabilecek. Örneğin, doğumdan 1 yıl sonra çalışmaya başlayan kadın sigortalı doğum borçlanmasını 2 yıl olarak değil 1 yıl olarak yapabilecek.</span></p>
<div><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Vatandaşların doğum borçlanması için SGK il müdürlükleri ve ilçelerde bulunan temsilciliklerine müracaat edebileceklerini kaydeden Selim Erol, &#8220;Doğum borçlanması için günlük asgari 8,11 TL üzerinden 1440 gün karşılığı yaklaşık 11 bin 680 TL olarak yapılmaktadır. Borçlanılan miktarın en geç 1 ay içerisinde ödenmesi gerekiyor.</span></div>
<p><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;"> </p>
<p></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/dogum-borclanmasi-nedir-nasil-yapilir-ve-basvuru-yollari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SOSYAL GÜVENLİK SÖZLEŞMESİ İMZALANMIŞ BİR ÜLKEDEN GELENLER</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/sosyal-guvenlik-sozlesmesi-imzalanmis-bir-ulkeden-gelenler</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/sosyal-guvenlik-sozlesmesi-imzalanmis-bir-ulkeden-gelenler#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Oct 2010 16:45:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=2566</guid>
		<description><![CDATA[SOSYAL GÜVENLİK SÖZLEŞMESİ İMZALANMIŞ BİR ÜLKEDEN GELENLER Ülkemizin; Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Bosna-Hersek, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Gürcistan, Fransa, Hollanda, İngiltere, İsveç, İsviçre, K.K.T.C., Kanada, Kebek, Libya, Lüksemburg, Makedonya, Norveç ve Romanya arasında sosyal güvenlik sözleşmeleri bulunmaktadır. Bu ülkelerden gelen yabancılarla ilgili sosyal güvenlik konularında ikili sözleşmelerimiz hükümleri yönünde işlem yapılmaktadır. Ülkemiz ile sosyal güvenlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SOSYAL GÜVENLİK SÖZLEŞMESİ İMZALANMIŞ BİR ÜLKEDEN GELENLER</p>
<p>Ülkemizin; Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Bosna-Hersek, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Gürcistan, Fransa, Hollanda, İngiltere, İsveç, İsviçre, K.K.T.C., Kanada, Kebek, Libya, Lüksemburg, Makedonya, Norveç ve Romanya arasında sosyal güvenlik sözleşmeleri bulunmaktadır. Bu ülkelerden gelen yabancılarla ilgili sosyal güvenlik konularında ikili sözleşmelerimiz hükümleri yönünde işlem yapılmaktadır. Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülkelerden ülkemize gelenler sağlık yardımlarından yararlanmak için ; -Ülkemizde bulunan akit ülke adına sağlık yardımlarından yararlanmaya hak sahibi kişilerin, öncelikle sosyal güvenlik il müdürlüğü / sosyal güvenlik merkezlerinde bulunan yurtdışı işlemleri servislerine müracaat etmeleri gerekmektedir. -İlgililer muayene ve tedavilerini, Sosyal Güvenlik Sözleşmesine göre Sağlık Yardım Belgesinde kayıtlı yardım hakkı süresi içerisinde yaptırabileceklerdir. -Kurumumuzun sözleşme yapmış olduğu sağlık kuruluşlarından sağlık yardımı alabileceklerdir.-Sağlık yardım hakkı süresinin bitiminden sonra tedaviye devam edilmesi gerekiyorsa veya yeni bir tedavi talebi varsa, sosyal güvenlik il müdürlüğü / sosyal güvenlik merkezlerinde bulunan yurtdışı işlemleri servislerine müracaat etmeleri gerekmektedir. Ülkemizde bulundukları sırada sigortalıların, bağlı bulundukları sigorta kurumundan alarak yanlarında getirmeleri gereken sağlık yardım hakkı belgeleri (formülerleri) aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.</p>
<p><strong>Ülke Adı Formüler Adı</strong></p>
<p><strong>Almanya A/T 11, A/T 12, A/T 23</strong></p>
<p><strong>Avusturya A/TR 3, A/TR3-A, TR/A6</strong></p>
<p><strong>Hollanda N/TUR 106, N/TUR 111, N/TUR 112</strong></p>
<p><strong>Belçika BT.8, BT.10</strong></p>
<p><strong>Fransa SE 208-01 FT, SE 208-02 FT, SE 208-04 FT,</strong></p>
<p><strong>SE 208-05 TF, SE 208-06 AFT, SE 208-06 CFT, SE</strong></p>
<p><strong>208-17 FT, SE 208-18 TF, SE 208-19 FT, SE 208-</strong></p>
<p><strong>28 FT, SE 208-30 FT</strong></p>
<p><strong>K.K.T.C. K.K.T.C. / T.C. 3, K.K.T.C. / T.C. 5</strong></p>
<p><strong>Makedonya MC/TR 4, TR/MC 10</strong></p>
<p><strong>Romanya R/TR 3</strong></p>
<p><strong>Arnavutluk AL/TR 4, AL/TR 10</strong></p>
<p><strong>BosnaHersek BH/TR4, BH/TR5,</strong></p>
<p><strong>Çek Cumhuriyeti CZ/TR 111, CZ/TR 112</strong></p>
<p><strong>Azerbaycan Uygulama yok</strong></p>
<p><strong>Lüksemburg L/TR 3,</strong></p>
<div>
<p><strong>SOSYAL GÜVENLİK SÖZLEŞMESİ İMZALANMAMIŞ BİR ÜLKEDEN GELENLER</strong></p>
<p><strong>Türkiye Cumhuriyeti ile sözleşmesi bulunan ülkeler dışında başka bir ülkeden Türkiye’ye gelen ve bir işverene bağlı olarak hizmet akdi ile çalışan yabancılar, 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin ikinci fırkasının (c) bendi gereği, aynı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmakta ve Türkiy</strong><span style="font-family: Arial-BoldMT;"><strong><span style="font-family: Times New Roman;">e’de sigortalı kabul edilmektedirler. </span></strong></span><span style="font-family: Arial-BoldMT; font-size: x-small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Yabancı ülkedeki işyeri tarafından işyeri adına ve hesabına Türkiye’ye bir iş için gönderilenler ve geldikleri ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeleyenler, 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılmamaktadır. Yabancıların sağlık sigortası açısından ise, 5510 sayılı Kanun’un “</strong><em><strong>Genel sağlık sigortalısı sayılanlar</strong></em></span><span style="font-family: Arial-BoldMT;"><strong><span style="font-family: Times New Roman;">” başlıklı 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi “</span></strong><span style="font-family: Times New Roman;"><em><strong>Mütekabiliyet esası da dikkate alınmak şartıyla, oturma izni almış yabancı ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan kişiler, genel sağlık sigortalısı sayılır” </strong></em>hükmüne amirdir. <strong>Buna göre; Türkiye’de oturma iznine sahip olan ve yabancı bir ülkede de sigortalı olmayan kişiler, Türkiye’de 5510 sayılı Kanun kapsamında </strong></span><strong><span style="font-family: Times New Roman;">“<em>genel sağlık sigortalısı</em></span></strong><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>” olarak kabul edilmektedir. Ancak; bu kişilerin genel sağlık sigortası kapsamında olabilmeleri için Türkiye de bir yıldan fazla ikamet şartı bulunmaktadır. Bir yıldan fazla ikamet eden yabancılar </strong></span><strong><span style="font-family: Times New Roman;">Genel Sağlık Sigortası primini </span></strong><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>ödedikleri takdirde sağlık yardımlarından yararlanabilirler.</strong></span></span></span></p>
<div><span style="font-family: ArialMT; font-size: x-small;"><span style="font-family: ArialMT; font-size: x-small;"><strong> </strong></p>
<p></span></span></div>
<div> </div>
<div> </div>
<p> </p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/sosyal-guvenlik-sozlesmesi-imzalanmis-bir-ulkeden-gelenler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

