<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ssk Soru Cevap &#187; Emekliler Hakkında</title>
	<atom:link href="http://www.ssksorucevap.com/category/emekliler-hakkinda/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ssksorucevap.com</link>
	<description>Ssk-Bağkur Bilgi Paylaşım Platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 10:42:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Emeklilerin maaşı artacak mı?</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/emeklilerin-maasi-artacak-mi</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/emeklilerin-maasi-artacak-mi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 06:52:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emekliler Hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11367</guid>
		<description><![CDATA[Emeklilerin maaşı artacak mı? Bu aralar gündemdeki önemli beklentilerden birisi de, emeklilerin intibak taleplerine ilişkin yapılan düzenlemeler. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’le yaklaşık 15 gün önce yapmış olduğumuz bir görüşmede, gazeteci arkadaşlarımızın da en çok ilgi gösterdiği konulardan birisi intibak yasası idi. İntibak yasası özü itibariyle, aynı koşullarla (prim günü, kazancı gibi) emekli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Emeklilerin maaşı artacak mı? </p>
<p>Bu aralar gündemdeki önemli beklentilerden birisi de, emeklilerin intibak taleplerine ilişkin yapılan düzenlemeler. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’le yaklaşık 15 gün önce yapmış olduğumuz bir görüşmede, gazeteci arkadaşlarımızın da en çok ilgi gösterdiği konulardan birisi intibak yasası idi.</p>
<p>İntibak yasası özü itibariyle, aynı koşullarla (prim günü, kazancı gibi) emekli olmasına rağmen, farklı tarihlerde emekli olmalarından dolayı bazı emeklilerin daha düşük emekli aylığı almasını ifade etmektedir.</p>
<p>Aynı gün sayısı ve aynı ücretle emekli olup, maaşları arasında bariz farklılık olan emeklilerin bu konudaki taleplerinin çözümü amacıyla hep çabaları oldu. En son hükümetin seçim beyannamesinde de yer verildikten sonra bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda Faruk Çelik’in talimatıyla bir süreden beri hazırlık süreci yürütülmekteydi. Bürokratlar da, siyasiler de işin içinden çıkamıyor. Çünkü neyi hangi tutara yükselteceklerine, nasıl yükselteceklerine bir türlü karar veremiyorlar.</p>
<p>Gelişme hızının yüzde 30 ila yüzde 100’ü arasındaki bir oranın emeklilere yansıtılması düşünülüyor. Özellikle 3 bin 600 gün primle emekli olanlar intibaktan yararlanamayacak. Gün sayısı fazla olanların yararlanması öngörülüyor. Bu durumda emekli maaşlarında çok büyük bir artış olmayacak.</p>
<p>Emekliler neden mağdur? </p>
<p>Ülkemizde en fazla değişiklik yapılan yasal düzenlemelerden birisi de, emeklilik yaşı ve emeklilik aylığına ilişkin konulardır. Bugüne kadar emeklilik maaşının hesaplanmasına ilişkin mevzuatta 11 değişiklik yapılmış olup, emekli maaşı 6 farklı şekilde hesaplanmış emekliler var. 1982 öncesi emekliler, 1982-1987 dönemi emeklileri, 1987-2000 dönemi emeklileri, 2000-2008 dönemi emeklileri, 2008 sonrası emeklileri ve süper emeklilerden oluşan altı farklı kategoriden kimin maaşının kime yaklaştırılacağı konusu akılları karıştırıyor. Belki de, intibak yasasından bahsederken, bu farkın nedeninin de iyice sorgulanması gerekiyor. Emeklilerin maaş farkı;</p>
<p>2000 yılı öncesinde emekli olanların gelişme hızından pay almamasından ve, Emeklilerin aylık bağlama oranlarının farklı olmasından kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Genel düşünce gelişme hızının emekli maaşlarına yansıtılmasına yönelik olup, aylık bağlama oranlarından dolayı meydana gelen kaybın önlenmesi noktasında bir görüş yok. Oysa emekli dernekleri aylık bağlama oranı kaybının da giderilmesini istiyor. Emeklilerin aylıklarına bakıldığında, 2000 yılı öncesi emeklilerin aldığı en düşük emekli aylığı 813 TL, en yüksek emekli aylığı ise 1.370 TL civarında.</p>
<p>Yine, bugün emekli olacak bir emeklinin ise alabileceği en düşük emekli aylığı 670 TL ve en yüksek emekli aylığı ise 2.600 TL civarında olup, görüleceği üzere özellikle asgari ücret veya biraz üzerinden prim ödeyenlerin daha büyük mağduriyeti var. Diğer bir deyişle 2000 öncesi emeklilerden yüksek ücretliler mağdur iken, 2000 sonrasında ise asgari ücret veya biraz üzerinden prim ödeyenler mağdur olmuş. 2008 sonrasında çalışma süresi arttıkça emekli maaşları daha fazla düşecek. Hele 5-10 yıl sonra emekli olacaklar için bu mağduriyet daha fazla olacak.<br />
Süper emekli de dertli</p>
<p>Özellikle süper emeklilerin ve Bağ-Kur’dan basamak satın alarak emekli olanların ciddi bir hak kaybı ve mağduriyeti var. Bu yasa çalışmalarında bunlar için farklı bir düzenleme yapılmıyor. Dolayısıyla bu iki kesiminde sorunlarının farklı bir çözüme kavuşturulması gerekiyor.</p>
<p>İntibak ne zaman çıkacak? </p>
<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, İntibak Yasası’na ilişkin düzenlemelerin 2012 yılının ilk yarısında yapılıp, 2013 yılı başında yürürlüğe girebilmesini öngörüyor. Bakalım intibaktan ne çıkacak, hep birlikte göreceğiz.</p>
<p>Dr. Resul KURT</p>
<p></p> ]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/emeklilerin-maasi-artacak-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1986 öncesi SSK hizmeti bulunanların emekliliğinde, yaşa bakılmayacağına dair yasa hükmü var mıdır?</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/1986-oncesi-ssk-hizmeti-bulunanlarin-emekliliginde-yasa-bakilmayacagina-dair-yasa-hukmu-var-midir</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/1986-oncesi-ssk-hizmeti-bulunanlarin-emekliliginde-yasa-bakilmayacagina-dair-yasa-hukmu-var-midir#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 12:48:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emekliler Hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11357</guid>
		<description><![CDATA[04.01.1964 doğum tarihim 26.02.1987 tarihinde 657 sayılı devlet kanununa istinaden memur olarak hizmete başladım. 01.04.1979 tarihinden 28 günlük sgk hizmet sürem var.Bu verile neticesinde ne zaman ve kaç yaşında emekli olabilirim. 2002 tarihinden getirilen kademeli emeklilik sisteminde 1986 öncesinde ssk hizmeti bulunanlar yaşa bakmaksızın hizmet yılı ve prim ödeme gün sayısını doldurdukları zaman emekli olabilirler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>04.01.1964 doğum tarihim 26.02.1987 tarihinde 657 sayılı devlet kanununa istinaden memur olarak hizmete başladım.</p>
<p>01.04.1979 tarihinden 28 günlük sgk hizmet sürem var.Bu verile neticesinde ne zaman ve kaç yaşında emekli olabilirim.</p>
<p>2002 tarihinden getirilen kademeli emeklilik sisteminde 1986 öncesinde ssk hizmeti bulunanlar yaşa bakmaksızın hizmet yılı ve prim ödeme gün sayısını doldurdukları zaman emekli olabilirler deniliyor.Bana bu kanuda yardımcı olursanız çok sevinirim.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Cevap:<br />
Emeklilik hizmet ve yaş hesabı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce devlet memurluğu pozisyonunda olanlar için 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır.</p>
<p>5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, 8.9.1999 tarihinden sonra sigortalı, bağ-kur lu veya devlet memuru olarak ilk defa çalışma hayatına başlayanlar açısından yaş grubu kadınlar için 58, erkekler için 60 olmakta, kadın ve erkek her ikisi için de 25 hizmet yıllarını tamamlamaları gerekmektedir.</p>
<p>8.9.1999 tarihinden önce sigortalı, bağ-kur lu veya devlet memuru olarak çalışma hayatına başlayanlar açısından ise, 5434 sayılı Kanunun Geçici Madde 205’de yer alan yaş gruplarını doldurmaları, kadınlar için 20, erkekler için ise 25 hizmet yıllarını tamamlamaları gerekmektedir.</p>
<p>Geçici Madde 205’e göre yaş hesaplanmasında esas alınan tarih bu maddenin yürürlüğe girdiği 23.5.2002 (takip eden aybaşı olan 14.6.2002) tarihi olmaktadır.</p>
<p>Hizmet hesapları, 5434 sayılı Kanun gereği aybaşı ve aysonu itibariyle yapılmaktadır.</p>
<p>NOT; 1986 öncesi sigortalı hizmeti bulunanların yaşa bakılmaksızın hizmet yılı ve prim ödeme gün sayısını doldurdukları zaman emekli olacakları yönünde herhangi bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Hizmet ve yaş koşullarının değiştiği tarihler olan 1999 ve 2002 tarihlerinde Devlet memuru olarak görevlerini yapmakta olanların tamamı emeklilik hizmet ve yaş şartları yönünden yukarıda yapmış olduğumuz değerlendirmelerimize tabi olmaktadırlar.</p>
<p>Ancak, 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu Geçici Madde 205”de 23,5,2002 tarihinde 4759 sayılı Kanunla yapılan değişiklik tarihinde kadın devlet memurunun 20, erkek devlet memurunun 25 hizmet yılı var ise bu durumdakiler için ayrıca yaş şartı bulunmamaktadır.</p>
<p>Devlet memurlarının emeklilik hizmet ve yaş şartlarını kısaca belirttikten sonra sizin durumunuzu değerlendirmekteyiz.</p>
<p>Erkek Devlet memuru olarak ; 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu Geçici Madde 205 ( h ) bendi; “Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 7 tam yıldan fazla, 8 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 46, 9 yıl 6 aydan fazla, 11 tam yıl veya daha az kalan erkek iştirakçiler 50 yaşını,” hükmüne göre 50 yaşınızı ve 25 hizmet yılınızı doldurmanız gerekmektedir.</p>
<p>4,1,1964 doğum tarihinize göre 50 yaşınızı 4,1,2014 tarihinde dolduracağınızdan, bu tarihten sonra emeklilik koşullarını yerine getirmiş olacağınızı değerlendirmekteyiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/1986-oncesi-ssk-hizmeti-bulunanlarin-emekliliginde-yasa-bakilmayacagina-dair-yasa-hukmu-var-midir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emekli olduktan sonra çalışmaya başlayanlar</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/emekli-olduktan-sonra-calismaya-baslayanlar</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/emekli-olduktan-sonra-calismaya-baslayanlar#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Nov 2011 21:08:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emekliler Hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11302</guid>
		<description><![CDATA[Emekli olduktan sonra çalışmaya başlayanlar Değerli okurlarım, bugünkü yazımda gerek SSK&#8217;dan, gerek Bağ-Kur&#8217;dan ve gerekse Emekli Sandığı&#8217;ndan emekli olduktan sonra çalışanların durumları hakkında sizleri bilgilendireceğim&#8230; Hizmet akdiyle çalışan sigortalılar: SSK Kapsamında, a) Kanunun yürürlük tarihinden önce mülga 506 sayılı Kanun kapsamında olanlardan; - Kanunun yürürlük tarihinden önce mülga 506 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananların, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Emekli olduktan sonra çalışmaya başlayanlar</p>
<p>Değerli okurlarım, bugünkü yazımda gerek SSK&#8217;dan, gerek Bağ-Kur&#8217;dan ve gerekse Emekli Sandığı&#8217;ndan emekli olduktan sonra çalışanların durumları hakkında sizleri bilgilendireceğim&#8230;</p>
<p>Hizmet akdiyle çalışan sigortalılar: SSK Kapsamında,</p>
<p>a) Kanunun yürürlük tarihinden önce mülga 506 sayılı Kanun kapsamında olanlardan;</p>
<p>- Kanunun yürürlük tarihinden önce mülga 506 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananların,<br />
 &#8211; Kanunun yürürlük tarihinden önce yaşlılık aylığı bağlanıp mülga 506 sayılı Kanunun değişik 63 üncü maddesine göre yeniden çalışmaya başlayanların,<br />
 &#8211; Kanunun yürürlük tarihinden önce yaşlılık aylığı bağlanıp mülga 506 sayılı Kanunun değişik 63 üncü maddesine göre yeniden çalışmaya başlayanlardan tekrar aylık bağlananların,<br />
 &#8211; Kanunun yürürlük tarihinden önce işe başlamış olanlara 5510 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananların, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra tekrar çalışmaya başlamak istemeleri halinde, prime esas kazançlarının % 30’u ile kısa vadeli sigorta prim oranı toplamına tekabül eden miktarda sosyal güvenlik destek primi ödemeleri halinde aylık aylıklarını kestirmeden çalışma hakları bulunmaktadır.</p>
<p>b) 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra hangi statüde çalışıp çalışmadıklarına ve hangi statüden yaşlılık veya emekli aylığı bağlanıp bağlanmadığına bakılmaksızın, 4/a (hizmet akdi) statüsünde çalışmaya başlamaları halinde sosyal güvenlik destek primi ödeyerek aylıklarını kestirmeme hakları bulunmamaktadır. Bu durumda olanlar, aylıklarını kestirerek tüm sigorta kollarına tabi olmak zorunda olacaklardır.</p>
<p>Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışan sigortalılar: Bağ-Kur Kapsamında,</p>
<p>a) Kanunun yürürlük tarihinden önce 1479 sayılı Kanun kapsamında sosyal güvenlik destek primi ödeyenlerden, almakta olduklarının % 15’i tutarında sosyal güvenlik destek primi kesilmek şartıyla aylıklarının ödenmesine devam edilecektir. % 15’lik oran, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği yıl için % 12, 2009 yılı için % 13, 2010 yılı için % 14 ve 2011 ve takip eden yıllar için de % 15 oranında kademeli olarak uygulanacaktır.</p>
<p>b) Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 4/b statüsünde tekrar çalışmaya başlayanlardan ise istemeleri halinde Kanunun yürürlüğe girdiği ve takip eden yıllar için yine aylıklarının % 15’i tutarından sosyal güvenlik destek primi alınacak ve bunların aylıkları kesilmeden çalışma imkanı olacaktır.</p>
<p>c) Tarımsal faaliyet olarak aylık bağlandıktan sonra tekrar çalışmaya başlayanlar ise sosyal güvenlik destek primi ödenmesi şartı aranmadan aylıklarını almaya devam edeceklerdir.</p>
<p>Kamu görevlisi olan sigortalılar: Devlet Memurları</p>
<p>Hangi statüde çalışıp çalışmadıklarına ve hangi statüden yaşlılık veya emekli aylığı bağlanıp bağlanmadığına bakılmaksızın, 4/c (kamu görevlisi) statüsünde çalışmaya başlayanların 5330 sayılı kanun hükümleri de dikkate alınarak, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek aylıklarını kestirmeme hakları bulunmamaktadır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/emekli-olduktan-sonra-calismaya-baslayanlar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SSK emeklilerinin maaş artışı</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/ssk-emeklilerinin-maas-artisi</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/ssk-emeklilerinin-maas-artisi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Nov 2011 21:07:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emekliler Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[SSK emeklilerinin maaş artışı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11298</guid>
		<description><![CDATA[SSK emeklilerinin maaş artışı Önemli, önemli olduğu kadar günlerdir konuşulan, “EMEKLİLERİN MAAŞLARI ARTIRILACAK” söylemi, &#8220;Ancak hangi emeklilerin maaşı artırılacak? SSK&#8217;dan, Bağ-Kur’dan Emekli Sandığı’ndan emekli olanların hangisinin maaşı artırılacak? Artırılacaksa hangi oranda ve neler kriter alınarak artırılacak? Hangi tarihten sonra emekli olanları kapsayacak?&#8221; sorularıyla birlikte büyük oranda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından açıklandı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SSK emeklilerinin maaş artışı</p>
<p> Önemli, önemli olduğu kadar günlerdir konuşulan, “EMEKLİLERİN MAAŞLARI ARTIRILACAK” söylemi, &#8220;Ancak hangi emeklilerin maaşı artırılacak? SSK&#8217;dan, Bağ-Kur’dan Emekli Sandığı’ndan emekli olanların hangisinin maaşı artırılacak?  Artırılacaksa hangi oranda ve neler kriter alınarak artırılacak? Hangi tarihten sonra emekli olanları kapsayacak?&#8221; sorularıyla birlikte büyük oranda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından açıklandı.</p>
<p>İşte günlerdir sorulan ve emekliler tarafından günlerce beklenen &#8220;Hangi emeklilerin maaşı artırılacak?&#8221; sorusunun cevabını ayrıntılı bir şekilde şöyle açıklayabiliriz: </p>
<p>Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan emekli olmuş işçi emeklilerinin maaşı artırılacak. 2000 yılı öncesi emekli olmuş olanlar; dahası 1981- 2000 yılları arasında emekliye ayrılmış olan SSK emeklilerinin maaşı artırılacak. </p>
<p>“Nasıl ve hangi kriterler göze alınarak artırılacak?” sorusunu cevaplamadan önce mevcut tabloyu görmemizde bir yarar var. Şöyle ki; bu tarihlerde SSK&#8217; dan emekli olmuş sigortalılarımıza baktığımızda özellikle tabandan pirim ödemiş sigortalılarımızdan örnekleyecek olursak, 3600 gün pirim ödeyerek emekli olmuş bir sigortalı ile yine tabandan 5000 gün, 7000 gün veya 9000 gün pirim ödeyerek emekli olmuş sigortalılarımızın aynı emekli maaşını tabandan almaları ciddi anlamda haksızlığa neden olduğu kadar 5500 gün pirim ödeyerek çalışmaya devam ettiği halde, “Bundan sonra pirim ödersem nasıl olsa emekli maaşım artmaz” anlayışı ile pirim ödemelerini durduran sigortalılar ve çalışanlarını bu anlayışa sevk eden işverenin, Sosyal Güvenlik Kurumu Kaynaklarının artmamasını teşvik etmektedir.</p>
<p>Hal böyle olunca bu durum Sosyal Güvenlik Anlayışına da bir anlamda ters düşmektedir, Dolayısıyla bugüne kadar görülmeyen bu yanlışlık görüldü ve yaklaşık 2,5 milyon emeklimizi ilgilendiren “İntibak  Yasası” gündeme alındı. </p>
<p>2013 yılında sonuçlanacak olsa bile, yanlışlığın, eksikliğin görülmüş olması haksızlığın giderilme noktasında ciddi bir önem taşımaktadır.</p>
<p>Böylece, Meclis’ten çıkarılacak söz konusu, “İntibak Yasası” ile 1981- 2000 yılları arasında SSK’dan emekli olmuş bulunan yaklaşık 2,5 milyon emeklimizden 1,8 milyonu bu kapsamdan yararlanarak fazla pirim ödemiş olanlarının emekli maaşları da ödemiş oldukları pirim oranında artırılacak.</p>
<p>Dileğimiz, zaman içerisinde de olsa, Bağ-Kur ve memur emeklilerimizden de fazla pirim ödeyerek ve fazla çalışarak emekli olmuş olanların durumlarının da  göz önüne alınması olacaktır. </p>
<p>Sağlıcakla kalınız…    </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/ssk-emeklilerinin-maas-artisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇALIŞMA HAYATINDA SORUNLARI İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI BAŞLADI</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/calisma-hayatinda-sorunlari-ile-is-sagligi-ve-guvenligi-haftasi-basladi</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/calisma-hayatinda-sorunlari-ile-is-sagligi-ve-guvenligi-haftasi-basladi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 07:27:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emekliler Hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=6471</guid>
		<description><![CDATA[ÇALIŞMA HAYATINDA SORUNLARI İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI BAŞLADI Dünyada ve ülkemizde sanayileşme ve teknolojik gelişmelere paralel olarak özellikle işyerlerinde üretken faktör olan çalışan kişilerin sağlığı ve güvenliği ile ilgili bir takım sorunlar ortaya çıkmıştır. Başlangıçta fazla önemsenmeyen bu sorunlar iş verimini ve işletmeyi tehlikeye sokmasıyla önem kazanmış ve üzerinde düşünülmesi gerekliliği doğmuştur. ’’İşçi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÇALIŞMA HAYATINDA SORUNLARI İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI BAŞLADI<br />
Dünyada ve ülkemizde sanayileşme ve teknolojik gelişmelere paralel olarak özellikle işyerlerinde üretken faktör olan çalışan kişilerin sağlığı ve güvenliği ile ilgili bir takım sorunlar ortaya çıkmıştır. Başlangıçta fazla önemsenmeyen bu sorunlar iş verimini ve işletmeyi tehlikeye sokmasıyla önem kazanmış ve üzerinde düşünülmesi gerekliliği doğmuştur.<br />
’’İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği’’ kavramı çalışma hayatımızda doğmuş, konuya bilimsel olarak yaklaşılmaya başlanmıştır.<br />
&#8220;İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği” tıbbın, tekniğin ve diğer bilim dallarının çalışma alanı olmuştur. Teknolojik gelişmenin süreklilik arzetmesi nedeniyle her gün çalışma alanlarına katılan yeni işkolları, kimyasal maddeler, makine ve teçhizatlar bu konu üzerinde çalışmanın kesintisiz olmasını ve yeni teknoloji ile karşılaşılan yeni sorunların araştırılmasını ve çözümlenmeye çalışılmasını gerektirmektedir.</p>
<p>İş Sağlığı ve Güvenliği:</p>
<p>İş güvenliği, işyerlerindeki çalışma koşullarının sağlık ve güvenlik içinde olmasını temin eden ve sonucunda iş kazaları ile meslek hastalıklarını azaltan bir bilimdir<br />
İş güvenliği hukuki açıdan  işin yapılması sırasında işçilerin karşılaştığı tehlikelerin ortadan kaldırılması veya azaltılması konusunda, esas olarak işverene, kamu hukuku temelinde getirilen yükümlere ilişkin hukuk kurallarının bütünüdür,şeklinde tanımlanmıştır</p>
<p>İş sağlığı ve Güvenliği haftasında genelde ağırlıklı olarak hizmet akdine tabi çalışanları ilgilendiren konulara değinilir.İş Kazası ve Meslek Hastalıkları masaya yatırılır.Ulusal ve Uluslararası düzeyde önlemler tartışılır.<br />
Sempozyum sonuçları yayınlanarak sona erer.<br />
Her yıl aynı işlemler yapılmasına rağmen Şampiyonluk koltuğundan ülkemizi indiremezler.<br />
SGK tarafından yayınlanan yıllara göre İş Kazası ve Meslek Hastalıkları ile ilgili sayısal verilere baktığımızda rakamlar çelişkili gelir.Çünkü iki günü aşmayan istirahat raporları dikkate alınmaz yada basit kazalar SGK kayıtlarına geçmez.<br />
Meslek Hastaliği olgusu ise çalışanlar tarafından tam analamıyla bilinmediğinden kayıtlara geçirilmediği için rakamlar düşük olarak karşımıza çıkar.<br />
Ülke genelinde ise yaklaşık her 7 dakikada bir iş kazası meydana gelmekte, her 10 saatte bir çalışan (her gün en az 3 çalışan) yaşamını kaybetmekte, her 6 saatte bir çalışan sürekli iş göremez (sakat) kalmaktadır.<br />
Diğer yandan esnek üretim veya esnek istihdamın yaygınlaşması ve çalışma saatlerinin artması, iş kazalarında önemli bir etken olmaktadır. Bedenin fazla yıpranması, uzun vadede kalıcı meslek hastalıklarına da neden olmaktadır.<br />
Bunları önlemek adına ;<br />
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmalar sürdürülmektedir.</p>
<p>İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün  Görevleri :</p>
<p>1.) İş sağlığı ve güvenliği konularında, mevzuatın uygulanmasını sağlamak ve mevzuat çalışması yapmak.<br />
2.) Ulusal politikalar belirlemek, bu politikalar çerçevesinde programlar hazırlamak.<br />
3.) Ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlarla işbirliği ve koordinasyonu sağlamak.<br />
4.) Etkin denetim sağlamak amacıyla gerekli önerilerde bulunmak, sonuçlarını izlemek.<br />
5.) Standart çalışmaları yapmak, normlar hazırlamak ve geliştirmek.<br />
6.)Üretilen ve ithal edilen kişisel koruyucu donanımların piyasa gözetimi ve denetimini yapmak, bu hususlarda usul ve esasları belirlemek.<br />
7.) İş sağlığı ve güvenliği ile iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi konularında inceleme ve araştırma çalışmalarını planlamak, programlamak ve uygulanmasını sağlamak.<br />
8.) Faaliyet konuları ile ilgili yayın ve dokümantasyon çalışmaları yapmak ve istatistikleri düzenlemek.<br />
9.)Meslekî eğitim görenler, rehabilite edilenler, özel risk grupları ve kamu hizmetlerinde çalışanlar da dahil olmak üzere tüm çalışanların iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı korunmaları amacıyla gerekli çalışmaları yaparak tedbirlerin alınmasını sağlamak.<br />
10.)İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü ile İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü Bölge Laboratuvar Müdürlüklerinin çalışmalarını düzenlemek, yönetmek ve denetlemek.<br />
11.)İşyerindeki sağlık ve güvenlik risklerini önlemek ve koruyucu hizmetleri yürütmek üzere görevlendirilecek işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları ve diğer görevlilerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitim ve belgelendirme usul ve esaslarını belirlemek.<br />
12.)İş sağlığı ve güvenliği alanında ölçüm, analiz, teknik kontrol, risk analizi ve değerlendirmesi, eğitim, danışmanlık, uzmanlık hizmetlerini yapmak ve bu tür hizmetleri verecek özel ve tüzel kişi ve kuruluşların niteliklerini belirlemek, yetki vermek, yetkilerini iptal etmek, kontrol ve denetimini sağlamak.<br />
13.)Bakanlıkça verilecek benzeri görevleri yapmak.</p>
<p>Genel Müdürlüğün başladığı bir proje var.<br />
İSGİP(Türkiye’de işyerlerince İş Sağlığı ve Güvenliği Koşullarının İyileştirilmesi Projesi)<br />
Projenin Başlıca Amacı: Türkiye’de işyerlerindeki çalışma koşullarının iyileştirilmesidir. Bu amaç, aynı zamanda İş Sağlığı ve Güvenliği, Ulusal Politikası 2009-2013 hedefleri ile örtüşmekte olup iş kazaları ve meslek hastalıkları sayısı da projenin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Proje; beş ilde üç sanayi sektöründe faaliyet gösteren, istihdam ettiği işçi sayısı 10 ila 250 arasında değişen küçük ve orta ölçekli işletmelere odaklanacaktır.<br />
Hedeflenen sanayi sektörleri; Ankara, Denizli, Kocaeli, Kütahya ve Zonguldak illerindeki ’’Maden’’, ’’İnşaat’’ ve ’’Metal’’ sektörleridir. Projenin tamamlanmasının ardından elde edilen sonuç ve deneyimler Türkiye çapındaki tüm paydaşlara aktarılacaktır.<br />
Proje 24 ay olarak hazırlanmış olup 15 Ocak 2010 tarihinde başlamıştır.<br />
Proje dahilinde uygulanması gereken üç bileşen vardır:<br />
1.)Küçük ve orta ölçekli işletmelerde iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinin uygulanması;<br />
2.)İş sağlığı ve güvenliği alanındaki profesyonellerin ve diğer uzmanların iş sağlığı denetimi, iş hijyeni ve iş kazaları ile meslek hastalıkları için oluşturulan sistemle ilgili olarak eğitilmesi;<br />
3.)İş sağlığı ve güvenliğine yönelik bir tanıtım kampanyası düzenleyerek bilinç uyandırılması.<br />
Bu proje ile İş Kazası ve Meslek Hastalıkları yönünden sıkıntılı olan üç önemli sektör masaya yatırılmış elde edilen sonuçlara göre de hazırlanacak raporlara göre hareket edilmesi kararlaştırılmıştır.<br />
Bu önemli projenin ilerleyen yıllarda diğer sektörleri de kapsayan geniş bir proje şekline sokulması gerekiyor.<br />
İş Kazalar ve Meslek Hastalıkları sıfıra indirilmese de İnsan Faktörü öne çıkartılarak asgari düzeye inebilir.<br />
Bunun için de çalışanların yanında işverenlerinde ciddi anlamda eğitimlere tabi tutulmaları gerekecektir.<br />
Bu konuda ÇSGB bünyesinde yer alan kuruluşlar gerekli önlemleri almak ve uygulamak ile mükelleftir.<br />
4857 sayılı İş Hukukunun Beşinci Bölümünde İş Sağlığı ve Güvenliği maddeleri ile çalışanlar güvence altına alınmıştır.<br />
6009 sayılı yasa ile 4857/2 ve 81 Maddelerinde yapılan düzenlemeler ile İş Sağlığı ve Güvenliği alanında görev alacaklar belirlenmiştir.<br />
27.11.2010 Tarihli RG<br />
— İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik<br />
— İşyeri Hekimlerinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik<br />
— İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği  yayınlanmıştır.<br />
Bütün bu çalışmalar İş Kazası ve Meslek Hastalıklarını en aza indirmek adına yapılmıştır.<br />
2009 , 2010  ve 2011 yılı başalrında İş Kazalarında/Meslek Hastalıklarında Ülkemizde önemli kayıplar olmuştur.<br />
Meslek hastalığında Kurumun denetim yetersizliğinden silikozis mağdurları ortaya çıkmıştır.<br />
6111 sayılı yasa ile sınırlı da olsa maaş bağlama yolu açılmıştır.</p>
<p>İşletme Belgesinden İstisna Sayılan İşyerleri:<br />
Aşağıda sayılan yönetmeliklerin kapsamında yer alan işyerlerine uygulanmaz:<br />
a) 23/12/2003 tarihli ve 25325 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapı İşlerinde Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği,<br />
b) 21/2/2004 tarihli ve 25380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yeraltı ve Yerüstü Maden İşletmelerinde Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği,<br />
c) 22/2/2004 tarihli ve 25381 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sondajla Maden Çıkarılan İşletmelerde Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği.<br />
En çok iş kazasına ve meslek hastalığının yoğun olduğu sektörlerde İşletme Belgesi alma zorunluluğu kaldırılmıştır.<br />
ÇSGB tüzükleri günümüz koşullarına göre yeniden düzenlenmesi gerekiyor.<br />
Teknolojik yönden her gün yenilikler çalışma hayatımıza girdiği bugünlerde tüzükler ihtiyacı karşılamaktan uzak olmaktadır.<br />
Ülkemizde de iş kazaları ve meslek hastalıkları, önemli bir sorun olarak her zaman karşımıza çıkıyor.Hızla teknolojiyle birlikte sanayileşmenin gelişimi ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin gerekli düzenleme ve yatırımların yapılmamasından, iş kazaları ve meslek hastalıkları sonuçları ortaya çıkmıştır.Çalışma ortamı,üretim proseslerinde uygunsuzluk,üretimde olumsuz koşullar çalışanların sağlıklı ortamlarda çalışma ve yaşama haklarını kısıtlıyor.Bunların sonucunda işverenlerin İş sağlığı ve Güvenliği konusunda gerekli önemleri almaları gerekiyor.İşyerlerinde İş Kazası ve Meslek Hastalıkları yönünden risk haritaları hazırlanarak günümüzdeki teknolojilerden yararlanarak planlı çalışma ve üretim sürecindeki gelişmeleri bilimin ışığında incelenmeli,bununla ilgili önlemler alınmalıdır.<br />
İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda gerekli önlemler alınmadan yapılan tüm üretimler sonucunda insan sağlığı, işyeri güvenliği, çevre sağlığı ve çevre güvenliği için tehdit oluşturmakta ,bir bakıma yükselen refahın faturası, çalışanlara iş kazaları, meslek hastalıkları ve çevre kirliliği olarak geri dönmektedir.<br />
İşverenler İş Kazaları ve Meslek Hastalıklarını önlemek adına İş Sağlığı ve Güvenliği adına yatırımlar yaparak ileride kendisi için açılacak olan maddi ve manevi tazminat davalarını asgariye indirmekle kalmayacak,rucan davalarından beraat edecektir.</p>
<p>Kısacana özetlemek gerekirse;<br />
-Esnek veya Kuralsız çalışma engellenmeli,işçi kiralamada yada taşeronlaşmada yasal mevzuat gözden geçirilmelidir.İş Sağlığı ve Güvenliğinde sektörleri dikkate alarak norm ve standart birliği kurulmalıdır.İş yasasında AB standartlarında yasal düzenlemelere gidilmelidir.<br />
-İş Sağlığı ve Güvenliği Alanında yasal düzenleme yapılarak Kanun şekline sokulmalıdır.Bu konuda yetkili odaların görüşüne önem verilmelidir.Geniş katılımlı bir kanun tasarısı ile müzakerelere başlanmalıdır.<br />
-50 işçi kavramından kurtulmalı,İSG bütün sektör, işyeri ve çalışanları kapsamalıdır.<br />
-İSG Birimlerinde çalışanların meslek standartları belirlenmelidir.Bu konuda uzmanlaşma akademik anlamda özendirilmelidir.<br />
-Mesleki Teknik okullarda,MYO,Üniversitelerde İSG konularında dersler okutulmalıdır.<br />
-Meslek Hastalıkları araştırılmalıdır.Özellikle İş Kazası ve Meslek Hastalıklarında ihtisaslaşmış Sağlık Kurumları kurulmalıdır.<br />
-ÇSGB bu konuda Sanayi ve Üniversite işbirliğinde bilimsel çalışmalara destek vererek gerekli dökümanları sunmalıdır.<br />
-Sadece özel haftaları kapsamayan geniş ölçekli çalıştaylar düzenlenmelidir.<br />
-En az İş Kazası ve Meslek Hastalıkları ile yüksek performansta üretim yapılmalıdır.<br />
-Çevreye duyarlı işletmelerle İş Sağlığı ve Güvenliği önlemleri artırılırken,bunlar kazanç olarak hem işletmelere hemde çalışanlara geri dönüşümü sağlanmalıdır.</p>
<p>Vedat İLKİ </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/calisma-hayatinda-sorunlari-ile-is-sagligi-ve-guvenligi-haftasi-basladi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşsizlik primi iade edilir mi?</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/issizlik-primi-iade-edilir-mi</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/issizlik-primi-iade-edilir-mi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 07:26:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emekliler Hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=6469</guid>
		<description><![CDATA[Okurumuz Harun Karakaya; “Çalışırken işsizlik sigortasına prim ödedik. Ama bugüne kadar işsizlik sigortasından yararlanmadık. Maaşlardan kesilen işsizlik sigortası primi, emekli olurken toplu olarak verilecek mi?” diyor. Okurumuzun sorusu gerçekten de belki birçok kişinin sormak istediği bir soru. Bu soru vesilesiyle de bu köşede önce işsizlik sigortası hakkında bir bilgi vermek, sonra da okurumuzun merak edilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okurumuz Harun Karakaya; “Çalışırken işsizlik sigortasına prim ödedik. Ama bugüne kadar işsizlik sigortasından yararlanmadık. Maaşlardan kesilen işsizlik sigortası primi, emekli olurken toplu olarak verilecek mi?” diyor.</p>
<p>Okurumuzun sorusu gerçekten de belki birçok kişinin sormak istediği bir soru. Bu soru vesilesiyle de bu köşede önce işsizlik sigortası hakkında bir bilgi vermek, sonra da okurumuzun merak edilen sorusunu cevaplamak istiyorum.</p>
<p>İşsizlik sigortasının 2000 yılında uygulamaya konulmasıyla birlikte hem toplumda fazlasıyla yaygın olan kayıt dışı istihdamın önlenmesi, hem de çalışanların işsiz kalma korkusuyla maruz kaldıkları sosyal sıkıntıların azaltılması amaçlanmıştır. </p>
<p>İşsizlik Sigortası ile; işsizlik ödeneği, sağlık güvencesinin devamlılığı, yeni bir iş bulma, meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi ile ücret garanti ve kısa çalışma ödemelerine ilişkin hizmetler sunulmaktadır.</p>
<p>İşsizlik sigortası yasası, işsiz kalan kişiye işsizlik ödeneği dışında bazı ek imkanlar da sağlamaktadır. </p>
<p>Buna göre işsizlik sigortasından yararlanmaya hak kazanan kişi işsiz kaldığı süre içindeki tedavilerini yaptırabilecek, yeni bir iş bulması için devletten yardım alacak, meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitiminden yararlanabilecektir.</p>
<p>SSK sigortalılığının başlamasıyla birlikte, sigortalılar ile bunların işverenlerinin sigorta hak ve yükümlülükleri de işlemeye başlamaktadır.</p>
<p>İşsizlik priminde oranlar</p>
<p>İşsizlik sigortasında işçinin işyerinde almakta olduğu ücret üzerinden yüzde 1 sigortalı, yüzde 2 işveren ve yüzde 1 devlet payı olmak üzere toplam yüzde 4 oranında prim kesilmektedir.</p>
<p>Bir sigortalının, işsizlik sigortası ödeneğinden yararlanabilmesi için kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalması, son üç yıl içinde 600 gün prim ödemesi ve işsiz kalmadan önceki 120 gün içinde de kesintisiz prim ödemiş olması gerekmektedir.</p>
<p>İşsizlik sigortasında süre</p>
<p>Sigortalı işsizin, işsizlik ödeneği, sağlık sigortası, danışmanlık-işe yerleştirme ve mesleki eğitim hizmetlerinden yararlanabilmesi için kendi istek ve kusuru dışında işini kaybetmiş olması gerekmektedir. Sigortalı işsizlerin hizmet akdinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde işten ayrılma bildirgesi ile birlikte doğrudan İŞKUR ünitelerine veya elektronik ortamda başvurması gerekmektedir.</p>
<p>Kanunda işsizlik ödeneği alabilmek için öngörülen şartları taşıyanlara,</p>
<p>- 600 gün prim ödemiş olanlara 180 gün, </p>
<p>- 900 gün prim ödemiş olanlara 240 gün,  </p>
<p>- 1080 gün ve daha fazla prim ödemiş olanlara 300 gün süre ile işsizlik ödeneği ödenecektir.</p>
<p>Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır (asgari ücretli için 318,60.-TL). Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini (637.20.-TL) geçemez.</p>
<p>İşsizlik primi iade edilmez</p>
<p>İşte, yukarıda şekilde işsizlik sigortasından herhangi bir yardım almamış, faydalanmamış kişiler için bir iade yapılması söz konusu olmamaktadır. Yani, okurumuz çalışırken işsizlik sigortasına ödediği primleri, emekli olurken iade alamaz.</p>
<p>Star / Resul Kurt</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/issizlik-primi-iade-edilir-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MAYIS AYI ÇALIŞANLAR İÇİN ULUSAL BAYRAM VE GENEL TATİL GÜNLERİ AÇISINDAN ÖNEMLİ</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/mayis-ayi-calisanlar-icin-ulusal-bayram-ve-genel-tatil-gunleri-acisindan-onemli</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/mayis-ayi-calisanlar-icin-ulusal-bayram-ve-genel-tatil-gunleri-acisindan-onemli#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 07:26:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emekliler Hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=6467</guid>
		<description><![CDATA[MAYIS AYI ÇALIŞANLAR İÇİN ULUSAL BAYRAM VE GENEL TATİL GÜNLERİ AÇISINDAN ÖNEMLİ Mayıs ayı çalışanlar için iki önemli tatili içerir. 1.)Genel Tatil günü 2.)Ulusal Bayram tatil günü Olmak üzere iki gün vardır. 4857 sayılı İş Kanunun da Tanımlaması ve Çalışma Yapılırsa Ödeme Koşulları: ’’Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MAYIS AYI ÇALIŞANLAR İÇİN ULUSAL BAYRAM VE GENEL TATİL GÜNLERİ AÇISINDAN ÖNEMLİ<br />
Mayıs ayı çalışanlar için iki önemli tatili içerir.<br />
1.)Genel Tatil günü<br />
2.)Ulusal Bayram tatil günü<br />
Olmak üzere iki gün vardır.</p>
<p>4857 sayılı İş Kanunun da Tanımlaması ve Çalışma Yapılırsa Ödeme Koşulları:<br />
’’Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir.Bu günlere ait ücretler 47.maddeye göre ödenir.’’(44.madde) tanımlanmıştır.<br />
O halde bu günlerde işyerlerinde çalışıp çalışma olmayacağına bireysel yada toplu sözleşme ile kararlaştırılır.Bu günler de işçinin çalışması söz konusu olur ise kuralına uygun işçiden onay alınması gereklidir.<br />
’’Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram ve genel tatil ücretleri işverence işçiye ödenir.’’(47.madde) tanımlanmıştır. </p>
<p>a)İş Kanununa tabi işyerlerinde çalışan işçiler onay vermemiş ve çalışması olmayan işçiler için bu sürelere ait günlük ücretler çalışıp çalışılmadığına bakılmadan tam olarak ödenir.<br />
b)Ulusal Bayram ve Genel Tatil Günlerinde tatil yapmayarak işverene onay vererek işçinin çalışması halinde bir günlük ücreti karşılığında o aya ait ücret ödemesi olarak ilave edilir.<br />
Bu ücretlerde bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilinir.</p>
<p>2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun ilgili maddelerinde tatiller tanımlanmıştır:<br />
a)Resmi ve Dini Bayramlar:<br />
-19 Mayıs Atatürk’ü anma,Gençlik ve Spor Bayramı ,<br />
1 gün izinli sayılırlar.<br />
b)Yılbaşı ve Emek ve Dayanışma günü:<br />
- Emek ve Dayanışma günün 01.Mayıs olup,<br />
1 gün izinli sayılırlar.<br />
O halde Mayıs Ayında çalışanlar için 2 gün tatil söz konusudur. </p>
<p>Genel tatil Karşılığında Ücret Kavramı:<br />
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işçiler işverenleri tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günler karşılığında ücret ödemesi yapılır.Fakat bazı iş kollarında bu günlerde tatil yapmayarak çalışan işçilere bu günler karşılığında 1 günlük fazladan ücret ödemesi yapılır. </p>
<p>Ücret Şekli Kararlaştırılması Durumunda Ödeme Esasları Nedir?<br />
1.)Maktu Aylık ücret kararlaştırılmasında 1 günlük ücret ,<br />
2.)Parça başı,akort,yüzde usulü ,veya götürü ise çalıştığı günlere bölünerek bulunan ücret ,<br />
3.)Saat ücreti ile çalışanlarda ise saat ücretinin 7,5 ile çarpımı ile günlük ücret tayin edilir.</p>
<p>Genel Tatil Ücretinde Giydirilmiş şekli var mıdır?<br />
Genel Tatil ücretleri çıplak ücret olarak ödenecektir.</p>
<p>Ulusal Bayram ve Genel Tatillerde Çalışanlar Serbest Zamanlı İzin Kullanma Hakkı Var mıdır?<br />
4857 sayılı İş Kanunun 47.maddesinin kesin bir hüküm vardır.Bu günlerde Tatil yapmayarak çalışan işçiler çalıştıkları günler karşılığında bir günlük ücret alacaklardır.Serbest zamanlı olarak kullanılamaz,kanunun maddesinde bugün çalışan işçiye tatil hakkını kullanmadığından 1 günlük ücret fazladan ücret alması kararlaştırılmıştır.<br />
SGK tarafından yapılan denetimlerde puantaj kayıtları /hesap pusulası yada işyeri muhasebe kayıtları incelendiğinde o günlerde tatil yapmayarak çalışanlar hakkında fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirilmemesi halinde tutanak tutularak geriye dönük ek APHB istenecektir. SGK tarafından düzenlenen tutanaklara istinaeden işverenler İPC muhatap olacaklardır.</p>
<p>Ulusal Bayram ve Genel Tatil Günlerinde Çalışan İşçilerden Onay Alınacak mı?<br />
Bu tatil sürelerinde çalışmaya ait düzenlemeler bireysel veya toplu iş sözleşmeleri ile kararlaştırılabilinir.Sözleşmelerde bu yönde bir hüküm konulmaması durumunda işçinin yazılı onayının alınması gereklidir.</p>
<p>Ulusal Bayram ve Genel Tatil Günlerinde Çalışanların Ücret Ödemelerinin Örnek ile Açıklanması:<br />
İşçinin Maktu aylığı 1200 TL.Bu işçinin bir günlük ücreti ise 40 TL. olarak buluruz.<br />
Mayıs ayında bu çalışan 1 Mayıs ve 19 Mayıs günü çalışmaz ise 1200 TL. aylık alacaktır.<br />
İşçi 1 Mayıs ve 19 Mayıs günü çalışması durumunda 80 TL.ek bir ödeme alacaktır.<br />
İşçinin Mayıs Ayı Ücret Pusulasında 1200 TL. Aylık+80 TL. Ulusal Bayram ve Genel Tatil günü Yapılan Çalışma Karşılığı olarak 1280 TL. ödenecektir.<br />
Bu ödeme asgaridir.<br />
Toplu iş sözleşmesi ve bireysel sözleşme ile artırılabilinir.<br />
Bu işçi için bu günlerde çalışma yaparsa %100 zamlı alacak ibaresi konulması durumunda aşağıdaki hesaplama dikkate alınacaktır.<br />
40 TL*2=80 TL. Olacaktır.<br />
40 TL*2*2=160 TL. Ulusal ve Genel Tatil Günleri çalışması karşılığı olarak Ödenecektir.<br />
1200 TL Aylığı+160 TL FM=1360 TL. Ödenecektir.</p>
<p>SGK Nasıl Beyan Edilecektir?<br />
5510 sayılı Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendi Kapsamındaki Sigortalılar Yönünden Prime esas tutulacak kazançlar:<br />
Ücret ve ücret niteliğindeki kazançların prime tabi tutulması;<br />
5510 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin 12 numaralı bendinde ücret, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutar olarak tanımlanmıştır.<br />
4857 sayılı İş Kanununun 32 nci maddesinde ise, genel anlamda bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.Yine 4857 sayılı Kanununun, 41, 42 ve 43 üncü maddeleri uyarınca yapılan fazla çalışmalar ve 46 ncı maddesi uyarınca hak kazanılan hafta tatili ile 47 nci maddesi uyarınca ulusal bayram ve genel tatil günleri için ücret, 57 nci maddesi uyarınca hak kazanılan yıllık izin ücreti, 70 inci maddesi uyarınca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan, Hazırlama Tamamlama ve Temizleme İşleri Yönetmeliğinin 15 inci maddesi uyarınca yapılan hazırlama, tamamlama ve temizleme işleri için de artırımlı ücret ödenmektedir.5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların yukarıda açıklanan ücretlerinin prime esas kazanca dahil edilebilmesi için Kanunun 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre hak edilmesi yeterli olup, sigortalıların ay içindeki prime esas kazanç tutarlarının hesaplanması sırasında, söz konusu ücretlerin, ödenip ödenmediğine veya ne zaman ödendiğine bakılmaksızın, hak edildiği ayın prime esas kazancına dahil edilmek suretiyle prime tabi tutulması gerekmektedir.<br />
Örnekten de anlaşılacağı üzere Mayıs ayı ücreti ,Ulusal Bayram ve Genel Tatil Günlerine ait fazla çalışma ücreti dahil 1280 TL. yada 1360 TL. APHB gösterilecektir.<br />
O halde Mayıs ayı ücretini hak edildiği o ay içinde ödenecek,Mayıs ayında yapılan Fazla Mesai tutarı bir sonraki ay da ödemesi yapılsa da işverenlerin ödeme zamanına göre değil hak edilen aya göre APHB vermeleri gerekmektedir.</p>
<p>Ulusal Bayram ve Genel Tatil Günlerinde Fazla Çalışma Yapanların İşverenler tarafından Ödemeleri Yapılmadığında İPC uygulanır mı?<br />
Bu konuda bir İPC uygulaması yoktur.Ödeme konusunda imtina eden işverenleri Bölge Çalışma Müdürlüklerine şikayet edebiliriz yada işçilik alacağı olarak İş Mahkemelerinde dava konusu yapabiliriz.<br />
Bunun içinde ispat edici belgelerin bulunması şartı ile yerine getirebiliriz.</p>
<p>Zaman Aşımı Süresi:<br />
Ücret alacağı olduğundan 5 yılık zaman aşımı süresine tabidir. </p>
<p>Sonuç:<br />
İşçi bu konuda işverene karşı korunmuş.Ulusal Bayramlarda ve Genel Tatil Günlerinde çalışması karşılığında alacakları güvence altına alınmış.Serbest zamanlı izin kullandırılmasına onay verilmemiştir.Bireysel yada Toplu sözleşme ile bu hakların kısıtlanmasına izin verilmemiştir.<br />
İşçinin Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde herhangi bir ücret farkı almadan çalışmayı kabul ediyorum deme hakkı yoktur.<br />
İş sözleşmelerine bu yönde hüküm konulması İş Mahkemelerinde kabul görmemektedir. </p>
<p>VEDAT İLKİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/mayis-ayi-calisanlar-icin-ulusal-bayram-ve-genel-tatil-gunleri-acisindan-onemli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vergi davasını kısmen kazanan Torba Kanunda daha avantajlı</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/vergi-davasini-kismen-kazanan-torba-kanunda-daha-avantajli</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/vergi-davasini-kismen-kazanan-torba-kanunda-daha-avantajli#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 07:25:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emekliler Hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=6465</guid>
		<description><![CDATA[Kanunda düzenleme yapmadan sürelerin bir daha uzaması mümkün değil. Sürelerin uzamış olması nedeni ile birçok kişi vergi dairelerine başvurularını erteledi. Bu sayede birçok kişi de kararlarını yeniden gözden geçirme imkanı buldu. Biz de bu hafta yargı aşamasında olan vergi davalarına ilişkin mükellef lehine olan bir düzenlemeden bahsetmek istiyoruz. Vergi incelemeleri sonucu tarh edilen vergi ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kanunda düzenleme yapmadan sürelerin bir daha uzaması mümkün değil. Sürelerin uzamış olması nedeni ile birçok kişi vergi dairelerine başvurularını erteledi. Bu sayede birçok kişi de kararlarını yeniden gözden geçirme imkanı buldu.</p>
<p>Biz de bu hafta yargı aşamasında olan vergi davalarına ilişkin mükellef lehine olan bir düzenlemeden bahsetmek istiyoruz.</p>
<p>Vergi incelemeleri sonucu tarh edilen vergi ve cezaların bir kısmı uzlaşma müessesesi sayesinde idari anlamda çözüme kavuşturulmakta. Vergi ve cezalar bu şekilde ihtilaflı hale gelmeden kesinleşmekte.</p>
<p>Tarh edilen bir kısım vergi ve cezalar ise mükellef tarafından yargıya taşınmakta ve süreç yargı aşamasında takip edilmekte. Genelde eleştiri konusu olan vergi tarhiyatları bir konuya ilişkin olmakla beraber bazen aynı vergi incelemesinde birden fazla konu da aynı raporda eleştirilmekte. Bu durumda adına vergi ve ceza tarh edilen kişi veya şirket aynı dava içerisinde birden fazla konuyu dava aşamasına taşımış olmakta. Vergi mahkemeleri de bu tür durumlarda eleştirilen konuların tamamını kabul edip ret edebileceği gibi bir kısmını haklı bulurken bir kısmını da haksız bulabilir.</p>
<p>Tadilen tasdik nedir?</p>
<p>Vergi mahkemeleri aynı dava dosyasında bir olayı kabul ederken diğer olayı kabul etmeyerek mükellefi kısmen haklı bulabilir. Bu duruma tadilen tasdik denilmekte.</p>
<p>Konuyu bir örnekle açıklayalım. Bir şirket hakkında 2006 Ocak dönemi Katma Değer Vergisi dönemine ilişkin olarak 100.000 TL toplam tarhiyat yapılmış. Yapılan tarhiyatın 90.000 TL’lik kısmı açıktan hasılat iddiası üzerinden hesaplanan KDV farkından, 10.000 TL’lik fark ise şirket tarafından haksız yere fazladan KDV’nin indirim konusu yapılmasından kaynaklanmıştır. Eleştiri konusu yapılan iki husus için aynı vergi türü ve aynı döneme ilişkin olması nedeniyle tek dava dilekçesi ile vergi mahkemesinde dava açılmış. Vergi mahkemesi açıktan hasılat iddiasına yönelik tespitleri yeterli bulmadığı için mükellefi haklı bulmuş ve 90.000 TL’lik tarhiyatı kaldırmıştır. Geri kalan 10.000 TL’lik fazladan indirim konusu yapılan KDV konusunda ise mükellefi haksız bularak tarhiyat tasdik edilmiştir. Dava şu anda Danıştay aşamasındadır. Bu durumda dava vergi mahkemesince tadilen tasdik edilmiştir.</p>
<p>Torba Kanun’a göre tadilen tasdikte avantaj nedir?</p>
<p>Vergi mahkemesince tadilen tasdik kararı verilmiş ihtilaflı alacakların Torba Kanun’dan faydalanılması halinde mükellef lehine bir durum söz konusu. Tadilen tasdik kapsamında bulunan mükelleflerin kaybettikleri kısma ilişkin verginin aslı ile TEFE/ÜFE oranlarına göre hesaplanan tutarları ödemeleri halinde kazanmış oldukları vergi aslının tamamı için bir ödeme söz konusu olmayacak. Yukarıdaki örneğe göre vergi mahkemesince tasdik edilen 10.000 TL’lik kısmının tamamı TEFE oranları üzerinden hesaplanan faiziyle ödenirse, vergi mahkemesince tasdik edilmeyen 90.000 TL’lik kısım için bir ödeme söz konusu olmayacak.</p>
<p>Oysa vergi mahkemesince açılan davanın tamamı kazanılması halinde başvuru halinde vergi aslının %20’sinin ödenmesi gerekir. Bu durumda mükellef tamamen haklı olmasına rağmen yukarıdaki örneğe göre 20.000 TL vergi aslı ödemesi gerekirdi. Ancak tadilen tasdikte sadece vergi mahkemesince tasdik edilen kısmın ödenmesi yeterli.</p>
<p>Bu durumda vergi mahkemelerinde 6111 Sayılı Kanun’un yayım tarihi itibariyle tadilen tasdik kararı çıkmış bulunan mükelleflerin Torba Kanun karşısındaki avantajlı durumlarını değerlendirmelerinde fayda var.</p>
<p>Bugün / İ Kökbulut</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/vergi-davasini-kismen-kazanan-torba-kanunda-daha-avantajli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşçi başka bir şirkette görevlendirilebilir mi?</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/isci-baska-bir-sirkette-gorevlendirilebilir-mi</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/isci-baska-bir-sirkette-gorevlendirilebilir-mi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 07:25:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emekliler Hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=6463</guid>
		<description><![CDATA[Bir holdinge bağlı şirkette makine mühendisi olarak çalışıyorum. Holdinge bağlı başka bir şirkette, geçici olarak görevlendirmek istiyorlar. Gitmek zorunda mıyım, yapılan bu işlem yasal mı? Burhan T. /Bursa İş Kanunu’na göre, işveren işçinin yazılı rızasını almak suretiyle bir işçiyi holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde veya yapmakta olduğu işe benzer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir holdinge bağlı şirkette makine mühendisi olarak çalışıyorum. Holdinge bağlı başka bir şirkette, geçici olarak görevlendirmek istiyorlar. Gitmek zorunda mıyım, yapılan bu işlem yasal mı? Burhan T. /Bursa<br />
İş Kanunu’na göre, işveren işçinin yazılı rızasını almak suretiyle bir işçiyi holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde veya yapmakta olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşulu ile başka bir işverene geçici olarak gönderebilir. Geçici iş ilişkisi 6 ayı geçmemek üzere yazılı olarak yapılır, gerektiğinde en fazla 2 defa yenilenebilir.</p>
<p>05.03.1965 doğumluyum. SSK girişim 1987, 1994 yılında 7 ay vergi mükellefi oldum. Bağ-Kur kaydım yok, kaza geçirdim, 16 yıl çalışamadım. 2 yıldır SSK’lı olarak çalışıyorum. 7 aylık süreyi Bağ-Kur’a ödeyip SSK’ya aktarabilir miyim? Bünyamin ÇAYIR<br />
Öncelikle geçmiş olsun. 1994 tarihindeki vergi mükellefi olarak geçen süreleri Bağ-Kur’a kayıtlı olmadığınızdan dolayı alamaz ve hizmet birleştirme işlemi yaparak prim gün sayınıza ekletemezsiniz. Geçirmiş olduğunuz kazadan dolayı SGK’dan sevk alarak en az % 60 iş gücünü kaybetmiş raporu alabilirseniz ve bu rapor SGK Sağlık Kurulu tarafından kabul görürse toplamda 1800 günle yani 5 yıllık prim ile malullük aylığına hak kazanabilirsiniz. Ancak bunu toplamda 1800 günlük prime sahip olduğunuz zaman yapmanız gerekir. Askerlik borçlanması ile prim gün sayınızı arttırabilirsiniz.</p>
<p>Kamuda İş Olanakları<br />
İller Bankası, 10 iktisat, 5 hukuk, 18 bankacılık, 46 işletme, 5 maliye, 5 kamu yönetimi, 17 inşaat mühendisliği, 8 makine mühendisliği, 5 elektrik mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği, 5 bilgisayar müh., bilgisayar bilimleri müh., bilgisayar ve enformatik mühendisliği, yazılım mühendisliği, 7 çevre mühendisliği mezunu ile 3 mimar olmak üzere 134 uzman yardımcısı alacak. Son başvuru tarihi 20 Mayıs 2011.</p>
<p>Ne zaman emekli olurum?<br />
01.01.1965 doğumluyum. 01 Ocak 1995’te 1 yıl tarım sigortası yatırdım. 04.10.2000 tarihinden 26.04.2011’e kadar Bağ-Kur’u ödedim. 27.04.2011 tarihinde SSK’ya geçtim. 1988’de askerliğimi bitirdim. Ne zaman emekli olurum? Salih AKKUŞ<br />
Tarım SSK girişinize göre, SSK’dan 25 yıl, 55 yaş ve 5750 prim gün şartlarına tabisiniz. Toplamda 11 yıllık prim gün sayınız mevcut. Aralıksız 3.5 yıl SSK’lı çalışarak, SSK emeklilik şartlarına tabi olabilirsiniz. 3.5 yıl SSK priminiz haricinde yapacağınız 15 aylık askerlik borçlanması sizi hem 25 yıl, 54 yaş ve 5675 prim gün şartlarına tabi eder, hem de prim gün sayınızın tamamlanmasını sağlar. Bu şartları yerine getirmeniz halinde başka prim ödemeden 01.01.2019 tarihine kadar 54 yaşınızın tamamlanması için beklemeniz gerekmektedir. Bu tarihte SSK’dan emekli olabilirsiniz.</p>
<p>Ali Şerbetçi / Takvim</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/isci-baska-bir-sirkette-gorevlendirilebilir-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş müfettişi raporlarının uygulanması</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/is-mufettisi-raporlarinin-uygulanmasi</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/is-mufettisi-raporlarinin-uygulanmasi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 07:24:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emekliler Hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=6461</guid>
		<description><![CDATA[İş teftişinin yegâne aktörü olan İş Müfettişi, sadece devletin bir denetim elemanı olarak algılanamaz. Konu hakkındaki hem ulusal hem de uluslararası hukukî düzenleyici belgeler, bu anlamda konumlandırma gayreti göstermelerine rağmen, üretim sürecinde verilen ve yapılan görevler itibariyle tam anlamıyla kapsanan bir tanımlama yapmada yeterlilik içermemektedirler. Mal ve hizmet üreten insanın üretim süreçleriyle yabancılaşmadan hakları ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İş teftişinin yegâne aktörü olan İş Müfettişi, sadece devletin bir denetim elemanı olarak algılanamaz. Konu hakkındaki hem ulusal hem de uluslararası hukukî düzenleyici belgeler, bu anlamda konumlandırma gayreti göstermelerine rağmen, üretim sürecinde verilen ve yapılan görevler itibariyle tam anlamıyla kapsanan bir tanımlama yapmada yeterlilik içermemektedirler. Mal ve hizmet üreten insanın üretim süreçleriyle yabancılaşmadan hakları ve varoluşuyla korunması anlamında, yani mal ve hizmet üretiminin insan dokusu hakkında her geçen gün etkinleşen bir yapı kazanmaktadır, iş müfettişliği. Ve bu süreçte yapılan görevler itibariyle, toplumların gelişme düzeyleriyle doğru orantılı bir hak koruma ve denge oluşturma boyutu kazanımı sözkonusudur. Bu nedenle geçen haftaki yazımda bu hafta ÇSGB İş Müfettişi Raporlarının uygulanması konusunu yazacağımı belirtmiştim</p>
<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu üyeleri olarak İş Müfettişleri, anayasal çalışma ve sosyal güvenlik haklarının bünyesi içerisinde, endüstri ilişkilerini de kapsar şekilde denetim hizmetleri yapmaktadırlar. Bu görevin niteliği itibariyle çalışma hayatında ekonomi – insan hakları uyumunun oluşturulması, iş müfettişi katkısını kaçınılmaz kılmaktadır. Ancak sadece iş mevzuatı kapsamındaki çalışmaları bile geniş bir alanda çalışmanın göstergesi olmaya yeterlidir. Bu nedenle Bakanlığın iş müfettişliği hakkındaki çalışmaları özellikle önem taşımaktadır. Avrupa Birliği uygulamalarını da millî uygulamalarımızla kaynaştırarak İş Teftişi hizmetinin kalite ve verimliliğini yükseltmemiz gerekmektedir. Bu çabalar, bireyin üretim süreçlerindeki yaşam kalitesinin yükselmesine olumlu katkı sağlayacaktır.</p>
<p>Bu nedenle iş müfettişi, bugüne kadar yaşandığı gibi iş sözleşmesinin feshinden ziyade iş sözleşmesinin oluşumu ile iş ve sosyal güvenlik mevzuatına uygun bir şekilde tatbikinde yoğunlaşmalıdır. Bu yönelişin gerektirdiği yenilenme sağlanmalı; işyerlerindeki risklerin önlenmesi hususundaki çabalara sosyal uyum sağlanması hakkında yoğunlaşma ve kültür oluşumu başarılmalıdır. Bu hususta mevzuatın iş müfettişi inceleme ve raporlarına etkinlik kazandırması, çok önemlidir.</p>
<p>6111 sayılı Torba Kanun’un 78’inci maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92’nci maddesine, &#8220;İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İş mahkemesinin kararına karşı taraflarca 5521 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre kanun yoluna başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesince hüküm altına alınan işçi alacağının tahsiline engel teşkil etmez&#8221; hükmünün eklenmiş olması da iş müfettişi inceleme ve raporlarına etkinlik kazandırması anlamında önemli bir adımdır. Ve bugüne kadar büyük kısmı yok olmuş olan iş müfettişi emeği, yargı öncesi süreçte, yargının da yükünü giderek azaltacak olan bir yapının kurulmasını sağlayabilecektir.</p>
<p>Değerli meslektaşım ÇSGB Baş İş Müfettişi Arif TEMİR’in yazdığı gibi, &#8220;İş müfettişleri yapmış oldukları teftişleri sonucunda düzenlemiş oldukları raporlarında işçi alacağının ödenmesini belirtmişlerse, işçi veya işverenden herhangi birisi iş müfettişi raporunun tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebileceklerdir. 30 gün içerisinde itiraz edilmeyen raporlar kesinleşecek ve bu raporlar aleyhine yargı yoluna başvurulamayacaktır. / İtiraz üzerine iş mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı kanun yoluna (temyize) başvurulabilecektir. Ancak kanun yoluna başvurma iş mahkemesi kararının uygulanmasını engellemeyecektir. Örneğin iş mahkemesi işçinin alacağının ödenmesine ilişkin iş müfettişi raporunu itiraz üzerine onaylamışsa işverenin kanun yoluna başvurması işçi alacağının ödenmesini engellemeyecektir.&#8221; (Yaklaşım, Nisan 2011)</p>
<p>Tekrarlamalıyım ki, şikâyetçi işçi işyerinde çalışıyorsa, işçinin şikâyet konularını iş müfettişleri inceleyecek ve &#8220;mevzuat yönünden genel teftiş&#8221; yapacaktır. İş müfettişlerinin yapmış oldukları teftişleri sonucunda iş mevzuatı kapsamında düzenlemiş oldukları raporlarında işçi alacağının ödenmesini belirtmişlerse, işçi veya işverenden herhangi birisi, iş müfettişi raporunun tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilecek; itiraz edilmeyen raporlar ise kesinleşecek ve uygulanacaktır. Hayırlı olsun!</p>
<p>Yeni Şafak Tahsin Sınav</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/is-mufettisi-raporlarinin-uygulanmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

