<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ssk Soru Cevap &#187; Yurt Dışı Borçlanması</title>
	<atom:link href="http://www.ssksorucevap.com/category/yurt-disi-borclanmasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ssksorucevap.com</link>
	<description>Ssk-Bağkur Bilgi Paylaşım Platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 10:42:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Yurt dışında geçen sürelerin borçlandırılması</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/yurt-disinda-gecen-surelerin-borclandirilmasi</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/yurt-disinda-gecen-surelerin-borclandirilmasi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Nov 2011 21:09:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yurt Dışı Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11304</guid>
		<description><![CDATA[Yurt dışında geçen sürelerin borçlandırılması Değerli okurlarım, bugünkü yazımda yurt dışında geçen sürelerin borçlanma işlemleri hakkında sizleri bilgilendireceğim. 3201 sayılı Kanun’la Türk vatandaşlarının 18 yaşını doldurduktan sonra,Yurt dışında, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yurt dışında geçen sürelerin borçlandırılması</p>
<p> Değerli okurlarım, bugünkü yazımda yurt dışında geçen sürelerin borçlanma işlemleri hakkında sizleri bilgilendireceğim.</p>
<p>3201 sayılı Kanun’la Türk vatandaşlarının  18 yaşını doldurduktan sonra,Yurt dışında, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak ,çalışmadan,geçen süreleri borçlanarak emekliliklerine saydırmaları mümkündür.</p>
<p>Yani, 3201 sayılı Kanun’la yurtdışında çalışmakta olan Türk vatandaşları ile daha sonra yurtdışında çalışacak olanlara yurtdışında iken ya da yurda döndükten sonra durumlarına uygun sosyal güvenlik kuruluşuna başvurarak yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanabilme imkanı sağlanmıştır. Çalışılmış olarak kabul edilen süreler, ilgili ülke mevzuatına göre fiilen çalışılmadığı halde çalışmaya eşdeğer süre olarak kabul edilip, hizmet cetvellerinde eşdeğer süre olarak gösterilen, aylığa hak kazanmada ve aylık hesabında değerlendirilen sürelerdir.</p>
<p>Yurtdışı borçlanmasından yararlanabilmek için aşağıda açıklandığı şekilde;<br />
 a) Türk vatandaşı olmak,<br />
 b) Belirli nitelikte yurtdışı süreleri bulunmak,<br />
 c) Hizmetleri belgelendirmek,<br />
 d) Yazılı istekte bulunmak,<br />
 e) 18 yaşını doldurduğu tarihten sonraki süreleri borçlanmak,<br />
 şartları aranacaktır.</p>
<p>Yurtdışı hizmet borçlanmalarında Türk vatandaşı olma şartının iki halde yerine getirilmesi zorunludur. Bunlardan biri, borçlanılması istenilen sürelerde ilgilinin Türk vatandaşı olması, diğeri ise yazılı başvuru tarihi itibariyle Türk vatandaşı olmasıdır. </p>
<p>Buna göre;<br />
 1) Türk vatandaşlığında geçmeyen yurtdışı veya ev kadınlığı süreleri borçlandırılmayacağı gibi, borçlanma başvuru tarihinde Türk vatandaşı olmadığı tespit edilen sigortalı ve hak sahiplerinin borçlanma talepleri de reddedilecektir.</p>
<p>2) Türk vatandaşlığı ile birlikte yabancı ülke vatandaşlığı devam edenler de söz konusu Kanun ile getirilen düzenlemeden yararlanabileceklerdir.</p>
<p>3) Talep sahibinin borçlanmak istediği sürelerde, Türk vatandaşlığının devam edip etmediği ve borçlanmak için yazılı başvuru tarihinde sigortalının Türk vatandaşı olup olmadığı, ilgililerden herhangi bir belge talep edilmeden İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün Kimlik Paylaşım Sistemi kullanılarak bilgisayardan alınacak olan “Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği” çıktısı ile tespit edilecektir.</p>
<p>4) Talep sahibinin kimlik bilgilerinde farklılık bulunduğu hallerde, kimlik ve vatandaşlık durumundaki değişiklikle ilgili belgelerin Kuruma ibrazı müracaat sahibinden istenilebileceği gibi, tereddüt halinde konunun açıklığa kavuşturulması için ilgili kurum ve kuruluşlar ile de yazışma yapılabilecektir.</p>
<p>5) 5901 sayılı “Türk Vatandaşlığı Kanunu”nun 28 inci maddesi ile doğumla Türk vatandaşı olup da sonradan vatandaşlıktan çıkma izni almak suretiyle yabancı bir ülke vatandaşlığını kazanmış olanlara, sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakların kullanımında, ilgili kanunlardaki hükümlere tabi olmak şartıyla Türk vatandaşlarına tanınan haklar aynen tanınmıştır. Söz konusu maddeye göre, Türk vatandaşlığından çıkmadan önce kazanılmış sosyal güvenlik hakları, ilgili kanunlardaki hükümlere tabi olmak şartıyla aynen Türk vatandaşlarına tanınan haklar gibi kullanılabilecektir. Bu durumda, kanunda borçlanmadan yararlanabilmenin başvuru sahibinin borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartına bağlanması, ayrıca Türk vatandaşlığından çıkmadan önce borçlanma talebinde bulunulmayan yurtdışı süreleri kazanılmış hak niteliği taşımadığından, kamuoyunda “pembe ya da mavi kart sahibi” olarak bilinen doğumla Türk vatandaşlığını kazanmış olup da sonradan vatandaşlıktan çıkma izni almak suretiyle yabancı bir ülke vatandaşlığını kazananlar, başvuru tarihinde Türk vatandaşı olmadıklarından borçlanma kapsamındaki sürelerde Türk vatandaşı olsalar bile, borçlanma hakkından yararlanamayacaklardır. Ancak, bunların Türk vatandaşlığından çıkmadan önce borçlandıkları ya da borçlanma talebinde bulundukları yurtdışı süreleri kazanılmış hak niteliğinde olduğundan, borçlanmaları geçerli sayılacak, aylığa hak kazanmada ve aylık hesabında kanuna göre Türkiye’de geçmiş bir hizmet olarak değerlendirilecektir.</p>
<p>6) Bulgaristan’dan 1/1/1989-8/5/2008 tarihleri arasında zorunlu göçe tabi tutularak ülkemize gelen soydaşlarımıza, bu ülkede geçen çalışma sürelerinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın borçlanma hakkı tanındığından, bu kimselerin borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olmaları yeterli sayılarak söz konusu süreler borçlandırılacaktır. Sağlıcakla kalınız.</p>
<p></p> ]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/yurt-disinda-gecen-surelerin-borclandirilmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saymadıkları 6 ayın isteğe bağlıda değerlendirilmesini talep edin</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/saymadiklari-6-ayin-istege-baglida-degerlendirilmesini-talep-edin</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/saymadiklari-6-ayin-istege-baglida-degerlendirilmesini-talep-edin#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 22:05:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yurt Dışı Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/saymadiklari-6-ayin-istege-baglida-degerlendirilmesini-talep-edin</guid>
		<description><![CDATA[Saymadıkları 6 ayın isteğe bağlıda değerlendirilmesini talep edin Soru: 1 Mayıs 1962 doğumluyum. Bağ-Kur giriş tarihim 21 Eylül 1984. Maliye kaydım olmadığı için 22 Mart 1985 tarihine kadar olan 6 aylık prim günüm kabul edilmedi ve parasını yatırdım. Bağ-Kur günüm 22 yıl 7 ay 4 gün olarak görülmektedir. Bağ-Kur’a göre 12. basamaktayım. Askerlik borçlanmasını yaptırırsam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Saymadıkları 6 ayın isteğe bağlıda değerlendirilmesini talep edin</p>
<p>Soru: 1 Mayıs 1962 doğumluyum. Bağ-Kur giriş tarihim 21 Eylül 1984. Maliye kaydım olmadığı için 22 Mart 1985 tarihine kadar olan 6 aylık prim günüm kabul edilmedi ve parasını yatırdım. Bağ-Kur günüm 22 yıl 7 ay 4 gün olarak görülmektedir. Bağ-Kur’a göre 12. basamaktayım. Askerlik borçlanmasını yaptırırsam kaç yılında? Yaptırmazsam kaç yılında emekli olurum?</p>
<p>Sait Rıza ÖZEL/ MALATYA</p>
<p>Cevap: Emekli olmak için; 25 tam yıl prim ödeme ve 49 yaş şartlarına tabisiniz. Prim ödemenizi 25 tam yıla tamamlayacağınız 1 Ekim 2011 tarihinde emekli olabilirsiniz. Sorunuzdan askerliğinizi sigorta başlangıç tarihinden sonra yaptığınız anlaşılıyor. Askerliğinizin 5 ayını borçlanıp, 49 yaşınızı dolduracağınız 1 Mayıs 2011 tarihine kadar prim ödeyerek prim ödemenizi 25 tam yıla tamamlamanız halinde, bu tarihte emekli olabilirsiniz.</p>
<p>Ayrıca, sayılmayan 6 aylık süreye ilişkin primlerinizi her ay düzenli olarak ödemişseniz(aftan veya yapılandırmadan yararlanarak toptan ödememişseniz), prim ödemelerinizin isteğe bağlı sigortada değerlendirilmesini talep edin. Kabul etmezlerse İş Mahkemesine dava açmanız halinde, 6 aylık sigortalılık süresi kazanmanız mümkün. Bu süreyi kazanmanız halinde, askerlik sürenizi borçlanmanıza gerek yok. 49 yaşınızı dolduracağınız 1 Mayıs 2011 tarihinde emekli olabilirsiniz.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/saymadiklari-6-ayin-istege-baglida-degerlendirilmesini-talep-edin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birkaç günde emekli aylığı bağlanıyor</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/birkac-gunde-emekli-ayligi-baglaniyor-2</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/birkac-gunde-emekli-ayligi-baglaniyor-2#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 22:04:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yurt Dışı Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=1621</guid>
		<description><![CDATA[Birkaç günde emekli aylığı bağlanıyor Soru: Yaklaşık 1 sene önce Türkiye’ye kesin dönüş yaptım. SSK’na 29.08.08 tarihinde emeklilik için başvurdum. Dosyamın durumunu sürekli takip etmeme rağmen bana sadece beklememi, dosyamın sırada olduğunu bildirdiler. Ve bunca zamandır beklememize rağmen hala bir sonuç alamadık. Ailem ve ben geçinme zorluğu çekiyoruz. Bu işlemlerin neden bu kadar uzadığını ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Birkaç günde emekli aylığı bağlanıyor</p>
<p>Soru: Yaklaşık 1 sene önce Türkiye’ye kesin dönüş yaptım. SSK’na 29.08.08 tarihinde emeklilik için başvurdum. Dosyamın durumunu sürekli takip etmeme rağmen bana sadece beklememi, dosyamın sırada olduğunu bildirdiler. Ve bunca zamandır beklememize rağmen hala bir sonuç alamadık. Ailem ve ben geçinme zorluğu çekiyoruz. Bu işlemlerin neden bu kadar uzadığını ve işlemlerin yürürlüğe girmesi için neler yapılması gerektiği hakkında bana bilgi verirseniz çok sevinirim.</p>
<p>Mehmet Gedikoğlu -İzmir</p>
<p>Cevap: Sosyal Güvenlik Kurumu emeklilik işlemlerinde oldukça gelişme kaydetti. Belgeleri eksiksiz olanların emekli aylığı birkaç gün de bağlanıyor. Sorunuzdan yurt dışı borçlanma talebiniz olduğu anlaşılıyor. Muhtemelen yurtdışı çalışma sürelerinizin teyidi uzatıyor olabilir. Gecikme nedenini sorup, ona göre işlem yapın.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/birkac-gunde-emekli-ayligi-baglaniyor-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşveren için hangi teşvik daha avantajlı</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/isveren-icin-hangi-tesvik-daha-avantajli</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/isveren-icin-hangi-tesvik-daha-avantajli#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 22:02:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yurt Dışı Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=1617</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Şirketimize yeni aldığımız elemanlar için genç işçi teşviki, özürlü çalışanlarınız için özürlü teşvikinden ve tüm çalışanlarımız içinde 5 puanlık prim indiriminden yararlanma imkânı getirildi. Bu kadar fazla teşvik olunca, hangi teşvik bizim için daha avantajlı olduğu hususunda şaşırmış durumdayız. Hangi teşvikten yararlanırsak daha avantajlı oluruz? Cemal Höke Cevap: Gerek genç işçi (18-29 erkek veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://ssk-sorulari.blogspot.com/2009/05/isveren-icin-hangi-tesvik-daha-avantajl.html"></a></h3>
<div>
<p>Soru: Şirketimize yeni aldığımız elemanlar için genç işçi teşviki, özürlü çalışanlarınız için özürlü teşvikinden ve tüm çalışanlarımız içinde 5 puanlık prim indiriminden yararlanma imkânı getirildi. Bu kadar fazla teşvik olunca, hangi teşvik bizim için daha avantajlı olduğu hususunda şaşırmış durumdayız. Hangi teşvikten yararlanırsak daha avantajlı oluruz?</p>
<p>Cemal Höke</p>
<p>Cevap: Gerek genç işçi (18-29 erkek veya 18 yaşından büyük bayan) istihdamında, gerekse zorunlu özürlü istihdamı ile ilgili teşviklerde, asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta primin işveren hissesi işsizlik sigortası fonundan karşılanmaktadır. Bir genç işçi için işveren aylık 130 TL avantaj sağlıyor. Zorunlu özürlü çalıştıran işverende her bir özürlü için aynı tutarda avantaj elde ediyor. 5 puanlık prim indirimi de bu kadarlık bir avantaj ancak 2.600 TL lık kazanç üstünden sağlanabiliyor( 2.600 TL x % 5 =130 TL) Dolayısıyla, 2.600 TL den daha fazla ücret ödenen genç işçi ve özürlüler için 5 puanlık indirimden yararlanmak, 2.600 TL den daha az ücret ödenen genç işçiler ve özürlüler için genç işçi istihdamı ve özürlülere sağlanan teşvikten yararlanmak, işveren için daha avantajlı olacaktır.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/isveren-icin-hangi-tesvik-daha-avantajli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ücretsiz izinleri borçlanabilir miyiz?</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/ucretsiz-izinleri-borclanabilir-miyiz</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/ucretsiz-izinleri-borclanabilir-miyiz#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 22:01:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yurt Dışı Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=1615</guid>
		<description><![CDATA[Ben 20/01/1973 doğumluyum ve 15/10/1991 tarihinde işe girdim. Üç yıla yakın ücretsiz iznim var. Emeklilik yaşımı sistemden hesaplatıyorum 49 yaşında emekli olabiliyorum. 20 yıllık hizmetimi tamamladıktan sonra emekli olmak istesem istifa etmem ve yaşımın dolmasını beklemem gerekiyormuş. Bende 2 yıllık ücretsiz iznimi borçlanabilir miyim? 20 yılımı doldurunca ayrılsam kıdem tazminatımı da alabilir miyim? Geçmiş yıllarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://ssk-sorulari.blogspot.com/2009/06/ucretsiz-izinleri-borclanabilir-miyiz.html"></a></h3>
<div>
<p><strong>Ben 20/01/1973 doğumluyum ve 15/10/1991 tarihinde işe girdim. Üç yıla yakın ücretsiz iznim var. Emeklilik yaşımı sistemden hesaplatıyorum 49 yaşında emekli olabiliyorum. 20 yıllık hizmetimi tamamladıktan sonra emekli olmak istesem istifa etmem ve yaşımın dolmasını beklemem gerekiyormuş. Bende 2 yıllık ücretsiz iznimi borçlanabilir miyim? 20 yılımı doldurunca ayrılsam kıdem tazminatımı da alabilir miyim?</strong></p>
<p>Geçmiş yıllarda ücretsiz izin, çalışmama gibi nedenlerle oluşan gün boşluklarının ve boşta geçen sürelerin prim günlerinin ödenebilmesi mümkün değildir.</p>
<p>Sigortalıların geçmiş yıllardaki gün boşluklarının doldurulabilmesi için yasa çıkması gerekmektedir. Sosyal güvenlik sistemimizde, yurt dışı borçlanması, askerlik borçlanması, grev ve lokavtta geçen sürelerin borçlanması, doğum borçlanması gibi borçlanmalar yapılmaktadır. 2 yıllık ücretsiz izninizi borçlanamazsınız.</p>
<p><span id="more-1689"> </span><br />
Daha önce SGK tarafından 15 yıl ve 3600 gün sayısını doldurup yaşını bekleyen işçilerin kıdem tazminatı alabileceklerine ilişkin yazı verilmemekteydi. Ancak, 08/09/1999 tarihinden önce çalışmaya başlayanlar için aylığa hak kazanma koşullarından yaş dışında en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı koşullarını, 08/09/1999 tarihinden sonra çalışmaya başlayanlar için ise 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaş koşulu dışında kalan sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı koşullarını en erken yerine getirdikleri tarihte, kıdem tazminatına ilişkin yazının verilmesi yönünde uygulamanın değiştirilmesi uygun görülmüştür.</p>
<p>Artık sigorta müdürlükleri 15 yıl ve 3600 gün sayısını doldurup yaşını bekleyen sigortalılara kıdem tazminatı alabileceğine ilişkin bir belge verilmektedir. Eğer 3600 gün sayısını doldurmuş iseniz kıdem tazminatı alabilirsiniz.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/ucretsiz-izinleri-borclanabilir-miyiz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ücretsiz izinler işsizlik sigortasını etkilemez</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/ucretsiz-izinler-issizlik-sigortasini-etkilemez</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/ucretsiz-izinler-issizlik-sigortasini-etkilemez#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 22:00:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yurt Dışı Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=1613</guid>
		<description><![CDATA[Şirketimiz zor durumda olduğu için Ocak ayında brüt maaşlarımızı düşürmemek için herkesin Aralık maaşlarına denk gelecek şekilde ücretsiz izin kullandırdı. Kimimiz iki, kimimiz dört ve altı gün olarak ücretsiz izin kullandık. 17 Nisan itibari ile ihbar sürem başlatıldı. İşsizlik aylığını alabilmem için gerekli olan kesintisiz 120 gün süresini etkiler mi? işsizlik sigortası kapsamında işsizlik ödeneğinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://ssk-sorulari.blogspot.com/2009/06/ucretsiz-izinler-issizlik-sigortasn.html"></a></h3>
<div>
<p><strong>Şirketimiz zor durumda olduğu için Ocak ayında brüt maaşlarımızı düşürmemek için herkesin Aralık maaşlarına denk gelecek şekilde ücretsiz izin kullandırdı. Kimimiz iki, kimimiz dört ve altı gün olarak ücretsiz izin kullandık. 17 Nisan itibari ile ihbar sürem başlatıldı. İşsizlik aylığını alabilmem için gerekli olan kesintisiz 120 gün süresini etkiler mi? </strong></p>
<p>işsizlik sigortası kapsamında işsizlik ödeneğinden yararlanmak için işten ayrılma tarihinden önceki son 3 yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödenmiş olması ve son 120 günü kesintisiz olması gerekmektedir. Sigortalı işsizin, hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün içinde, hizmet akdi devam etmekle birlikte,</p>
<p>1- Hastalık, 2- Ücretsiz,3- Disiplin cezası,4- Gözaltına alınma, 5- Hükümlülükle sonuçlanmayan tutukluluk hali, 6- Kısmi istihdam, 7- Grev, 8- Lokavt, 9- Genel hayatı etkileyen olaylar, 10- Ekonomik kriz, 11- Doğal afetler,</p>
<p>Nedeniyle işyerinde faaliyetin durdurulması, işe ara verilmesi veya sigortalının çalışamamış olması halinde, 120 günün hesabında prim yatırılmayan bu süreler kesinti sayılmamaktadır. Bu bağlamda diğer koşulların varlığı halinde işsizlik sigortası yardımlarından faydalanabilirsiniz.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/ucretsiz-izinler-issizlik-sigortasini-etkilemez/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Önce teşvikleri gözden geçirin</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/once-tesvikleri-gozden-gecirin</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/once-tesvikleri-gozden-gecirin#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 21:58:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yurt Dışı Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=1610</guid>
		<description><![CDATA[Bu dizi iş hayatınıza ışık tutacak…İşsizlik, giderek artan oranda hem dünyanın hem ülkemizin gündemini meşgul ediyor. İlk olarak finans piyasalarında kendisini hissettirmeye başlayan küresel kriz, açıklanan rakamlardan anlaşıldığı üzere, reel sektöre de sıçramış görünüyor. En son açıklanan TÜİK verilerine göre Ocak / 2009 döneminde işsizlik oranı yüzde 15.5 olarak gerçekleşti. Bu, geçen yılın aynı dönemine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://ssk-sorulari.blogspot.com/2009/06/once-tesvikleri-gozden-gecirin.html"></a></h3>
<div>
<p>Bu dizi iş hayatınıza ışık tutacak…İşsizlik, giderek artan oranda hem dünyanın hem ülkemizin gündemini meşgul ediyor. İlk olarak finans piyasalarında kendisini hissettirmeye başlayan küresel kriz, açıklanan rakamlardan anlaşıldığı üzere, reel sektöre de sıçramış görünüyor. En son açıklanan TÜİK verilerine göre Ocak / 2009 döneminde işsizlik oranı yüzde 15.5 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Bu, geçen yılın aynı dönemine göre 3.9 puanlık bir artış anlamına geliyor. İş-Kur’a yapılan işsizlik ödeneği başvuruları da aynı minval üzere ilerliyor. Rakamların gelecek aylarda nasıl seyredeceği konusunda kesin bir öngörüde bulunmak mümkün değil. Ancak kötümser tahminler, iyimserlere göre daha güçlü görünüyor.</p>
<p>Okurlarımızın takip ettiği üzere Çalışanın Köşesi’nde, çalışma hayatı ve sosyal güvenliğe dair konuları ele alıyor, bu kapsamda okur sorularına da cevap vermeye çalışıyoruz. Gündemi işsizliğin belirlediği bir ortamda, elbette işveren-çalışan-işsiz okurlarımızdan gelen soruların pek çoğu işsizliğe dair.</p>
<p>Çare arayan işveren<span id="more-1699"> </span></p>
<p>İşverenlerimiz;</p>
<p>Çalışanlarımızı işten çıkarmadan, sigorta primlerinde ve diğer maliyetlerde tasarruf edebilir miyiz?</p>
<p>Çalışanlarımızı işten çıkarırken nelere dikkat edelim? şeklinde sorular soruyor</p>
<p>İşsiz kalma tehlikesi</p>
<p>Potansiyel işsiz olan çalışanlar;</p>
<p>Önümüzdeki süreçte işten çıkarılacak olursak yasal haklarımız neler?</p>
<p>Bu hakları alabilmek için nelere dikkat etmemiz gerekir?</p>
<p>Kötü niyetli işveren taktiklerine karşı ne yapmalıyız, haklarımızı nasıl koruruz? sorularını soruyorlar.</p>
<p>İş-Kur imkanları</p>
<p>En dezavantajlı grup olan işsiz okurlarımız;</p>
<p>İşsizlik ödeneğini hangi şartlarda alabiliriz?</p>
<p>İşsizken sağlık yardımlarını nasıl alacağız?</p>
<p>İşsizlik ödeneğinden başka İş- Kur’dan işsizlere hangi imkanlar sağlanıyor?</p>
<p>Bu imkanlardan faydalanmak için ne yapmalıyız? sorularını yöneltiyorlar.</p>
<p>İşte biz, bu soruların cevaplarını ve bunlara ilaveten merak edilen pek çok konuyu derli toplu bir yazı dizisi çerçevesinde sunmayı istedik.</p>
<p>ÖNCE TEŞViKLERi GÖZDEN GEÇiRiN</p>
<p>İşverenlerin, son çare olarak görülen ‘işçi çıkarma’ya başvurmadan önce ne yapabileceklerini iyi araştırmaları gerekiyor. Özellikle uygulamadaki teşvik sisteminin imkanları gözden geçirilmeli ve kısa çalışma ödeneği için çalışma yapılmalı…</p>
<p>Bir çalışan için işsiz kalmak ne kadar zorsa, iyi niyetli bir işveren için de çalışanının işine son vermek o kadar zor olsa gerek. Özellikle küçük ölçekli işletmelerde işten çıkarma sürecinin ağır bir duygusal atmosferde gerçekleştiğini biliyoruz. İşletme ölçeği büyüdükçe kararlar daha “rasyonel” alınıyor. Fakat bilhassa kıdemli/vasıflı elemanların işten çıkarılması, ölçeği ne olursa olsun bir işverenin başvuracağı son çaredir. İşte biz bu son çareden önce, işverenin iş ve sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında başvurabileceği çarelere değinmek istiyoruz.</p>
<p>1- TEŞVİK SİSTEMİNİ İNCELEYİN: Hali hazırda 5 ayrı teşvik paketi yürürlükte bulunuyor. Ancak bazı işletmelerin teşvik kapsamında iş yapmakla beraber teşvik imkanlarından gerektiği oranda yararlanamadığı ya da kendisi için en uygun teşvik paketinden istifade etmediği bilinen bir gerçek. Bunda, iş ve sosyal güvenlik alanında yetişmiş danışman sayısının azlığı da etkili oluyor.</p>
<p>Şu an yürürlükte olan teşvik uygulamalarını özetlersek; n 5084 sayılı Kanun kapsamındaki illerde (49 il ve Gökçeada ile Bozcaada) işveren payının yüzde 80′i veya yüzde 100′ü Hazine’ce karşılanıyor. Bu teşvik paketi normalde 2008 yılı sonunda bitecekken, başlanmış ve tamamlanmamış yatırımlar için 2009 yılı sonuna kadar uzatmaya gidildi.</p>
<p>SGK BORCUNA DiKKAT!</p>
<p>18-29 yaş arası gençleri, 18 yaşından büyük kadınları ve özürlüleri işe alan işverenlerin sigorta primi işveren payı, yüzde 100′den başlayıp, 5 yıl boyunca azalan oranda işsizlik fonundan karşılanıyor. Bu teşviğin süresi de yasal düzenleme ile bir yıl uzatıldı ve Temmuz 2010′a kadar işe alınan gençler ve kadınlar da teşvik kapsamında.</p>
<p>5510 sayılı Kanun kapsamında, SGK’ya borcu olmayan tüm işverenler 5 puanlık prim indiriminden yararlanıyor.</p>
<p>5746 sayılı Kanun kapsamında araştırma ve geliştirme faaliyetleri destekleniyor. Bu amaca yönelik çalıştırılan personelin sigorta primi işveren payının yarısı 5 yıl boyunca Hazine’ce karşılanıyor.</p>
<p>5225 sayılı Kanunla, kültür yatırımlarına ve girişimlerine sigorta primi işveren payı indirimi başta olmak üzere yer tahsisinden enerji desteğine kadar pek çok imkan tanınıyor.</p>
<p>HAZiNE DESTEĞi</p>
<p>Bu pakette sigorta primi işveren hissesinin, yatım aşamasında 3 yılı aşmamak üzere yüzde 50’si, işletme aşamasında da 7 yılı aşmamak üzere yüzde 25′i Hazine’ce karşılanıyor. Diğer paketlere nazaran en az bilinen ve başvurulan teşvik paketi bu. İşverenlerin, personel hareketleri ile ilgili ciddi bir karar almadan önce mutlaka, saydığımız teşvik paketlerinden gereğince yararlanıp yararlanmadıklarını irdelemeleri gerekiyor.</p>
<p>2- ÜCRETTE İNDİRİME GİDEBİLİRSİNİZ: İşten çıkarma kararından önce işverenlerin başvurabileceği bir başka yol da ücrette indirim. Tabi bu indirimin gerçekleşebilmesi için öncelikle çalışanın rıza göstermesi gerekiyor.</p>
<p>SÖZLEŞME GEREKiYOR</p>
<p>Çalışan için, biraz daha düşük ücretle çalışmak, işsiz kalmaktan daha iyi bir alternatif olabilir. Ancak özellikle kıdemli çalışanlar için, ücrette indirim yapıldıktan sonra muhtemel işten ayrılma durumunda, kıdem tazminatının bu düşük ücretten hesaplanması riski mevcut. Bu riski bertaraf etmek için işveren de kabul ederse bir sözleşme yapılabilir.</p>
<p>3- KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ CAN ŞİMİDİ: İşveren olarak personel ücretlerinde indirim yapılsa dahi ücretleri ödemekte zorlanıyorsanız, bu kez imdadınıza kısa çalışma ödeneği yetişecek. Geçtiğimiz ay kabul edilen 5838 sayılı Kanunla kısa çalışma ödeneği (KÇÖ)’ne son şekli verilmiş oldu. Yapılan düzenleme ile 3 ay limitli olan KÇÖ verilme süresi 2008- 2009 yıllarına has olarak 6 aya çıkarılırken, ödeneğin miktarı da yüzde 50 artırıldı. Yine bu iki yıla has olarak verilen KÇÖ, işsizlik ödeneğinden düşülmeyecek.</p>
<p>iŞ-KUR’A MÜRACAAT</p>
<p>Çalışanlara KÇÖ verilebilmesi için işverenin İş-Kur’a müracaat etmesi, müracaatın değerlendirilmesi ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından talebin uygun görülmesi gerekiyor. Özellikle yapılan son düzenleme ile KÇÖ, işverenler için işten çıkarma öncesi ciddi bir alternatif haline geldi. Burada şunu da belirtelim ki bir çalışan, işveren tarafından teklif edilen kısa çalışma ödeneğini kabul etmek zorunda değil. Bu teklifi kabul etmeyerek istifa eden kişi, kıdem tazminatına da hak kazanır. KÇÖ’den, ancak işsizlik ödeneği almak için şartları uygun olan çalışanlar yararlanabiliyor. Bugün işsiz kalsa işsizlik ödeneği alamayacak olan çalışanlar, isteseler de KÇÖ alamıyorlar.</p>
<p>4- ÜCRETSİZ İZİN: İşverenlerin, kriz dönemlerinde sık sık başvurduğu tedbirlerden birisi de ücretsiz izin uygulaması. Aslında İş Kanunumuzda piyasada uygulanmakta olan ücretsiz izinle ilgili bir düzenleme yok. Yani kanun işverene, işçilerini zorunlu olarak ücretsiz izne gönderme hakkını vermiyor. Fakat çalışma ilişkisinde güçlü taraf işveren olduğu için, çalışanlar işten çıkarılmaktansa bir süre ücretsiz izne çıkmayı kabul ediyor. Bir anlamda ölümü görüp hastalığa razı oluyorlar.</p>
<p>PRiM ÖDENMiYOR</p>
<p>Ücretsiz izinde geçen süre için SGK’ya herhangi bir prim ödenmiyor fakat prim belgesi ekinde ücretsiz izne dair belgenin kuruma verilmesi gerekiyor. Çalışanlar, işverenin ücretsiz izin teklifini kabul etmek zorunda olmadığı için, bu teklife dayanarak işi bırakırlarsa kıdem tazminatına da hak kazanmış olurlar.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/once-tesvikleri-gozden-gecirin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SSK ve Bağ-Kur emeklisi, ülke büyüdükçe fakirleşiyor, küçüldükçe zenginleşiyor</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/ssk-ve-bag-kur-emeklisi-ulke-buyudukce-fakirlesiyor-kuculdukce-zenginlesiyor</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/ssk-ve-bag-kur-emeklisi-ulke-buyudukce-fakirlesiyor-kuculdukce-zenginlesiyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 21:57:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yurt Dışı Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=1608</guid>
		<description><![CDATA[SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarını her yıl eriten ana sebep, ülkenin büyümesinden pay verilmemesidir. Şöyle çelişkili bir durum var: Ülke büyüdükçe emekli, dul ve yetimler, büyüme oranı kadar fakirleşiyor. Büyüme eksi çıktığında ise bu kesimler görece zenginleşiyor. Sebebi ise emekli aylıklarına zam verilirken ülkenin büyüme oranının dikkate alınmaması. Bu durum SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin tümünü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://ssk-sorulari.blogspot.com/2009/06/ssk-ve-bag-kur-emeklisi-ulke-buyudukce.html"></a></h3>
<div>
<p>SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarını her yıl eriten ana sebep, ülkenin büyümesinden pay verilmemesidir. Şöyle çelişkili bir durum var: Ülke büyüdükçe emekli, dul ve yetimler, büyüme oranı kadar fakirleşiyor. Büyüme eksi çıktığında ise bu kesimler görece zenginleşiyor.</p>
<p>Sebebi ise emekli aylıklarına zam verilirken ülkenin büyüme oranının dikkate alınmaması. Bu durum SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin tümünü etkiliyor. Ancak bundan en fazla süper emekliler mağdur oluyor. Sayıları şu an 1,5 milyondan fazla olan SSK’nın süper emeklilerinin, aslında bugün aldıklarından en az 2 kat fazla aylık alması gerekir. Ama maalesef en düşük rakamdan aylık alıyorlar. 1987 yılında tavandan süper emekli olmuş birisine ülkenin büyüme oranlarından pay verilmiş olsaydı şu anki aylığının 1.900 lira olması gerekiyordu. Ama rakam maalesef 850 TL.</p>
<p>Özellikle SSK’dan emekli aylığı hesaplanırken geçmiş yılların (2000 yılı ve sonrasının) büyüme (gelişme) oranı ile geçmiş yılların TÜFE (enflasyon) oranı dikkate alınır. Ancak, emekli olduktan sonra aylıklar sadece TÜFE (enflasyon) oranı kadar arttırılmaktadır. Yani SSK ve Bağ-Kur emeklileri, emekli oldukları yılın yaşam seviyesi üzerinden ömür boyunca aylık alırlar, ama bulundukları yılın hayat seviyesine gıpta ile bakarlar. Daha açık deyimle 1987 yılının Türkiye’sinden emekli aylığı ödenirken, harcamaları 2009 yılı Türkiye’sine göredir</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/ssk-ve-bag-kur-emeklisi-ulke-buyudukce-fakirlesiyor-kuculdukce-zenginlesiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SÜPER EMEKLİLİKLE FARK 10 KATA ÇIKTI</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/super-emeklilikle-fark-10-kata-cikti</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/super-emeklilikle-fark-10-kata-cikti#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 21:56:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yurt Dışı Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=1606</guid>
		<description><![CDATA[SÜPER EMEKLİLİKLE FARK 10 KATA ÇIKTI 1986 yılı sonunda 3395 sayılı kanun çıktı ve buna göre 87/11994 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 09.07.1987 gününden geçerli olmak üzere taban göstergesi 1.700′den başlayan ve 6 bin 400 ile biten ‘Üst Gösterge Tablosu’ yürürlüğe konuldu. İşte buna halk arasında ’süper emekli tablosu’ denilmiştir ki en düşük gösterge (aylık) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>SÜPER EMEKLİLİKLE FARK 10 KATA ÇIKTI</p>
<p>1986 yılı sonunda 3395 sayılı kanun çıktı ve buna göre 87/11994 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 09.07.1987 gününden geçerli olmak üzere taban göstergesi 1.700′den başlayan ve 6 bin 400 ile biten ‘Üst Gösterge Tablosu’ yürürlüğe konuldu. İşte buna halk arasında ’süper emekli tablosu’ denilmiştir ki en düşük gösterge (aylık) ile en yüksek gösterge (aylık) arasındaki fark 10 katından fazla olmuştur. Mesela, 1988 yılında en düşük SSK emekli aylığı 41 bin 160 lira iken getirilen süper emeklilik ile en yüksek emekli aylığı 82 bin 320 liradan 376 bin 320 liraya çıkarılmıştır. Yani fark dokuz kattan fazla olmuştu.</p>
<p>Süper emeklilik uygulamasından (1987 yılında) önce emekli olanlara da fark parası ödeyerek, normal gösterge tablosundan üst gösterge tablosuna geçip süper emekli edilecekleri ilan edilmişti. O tarihlerde emekliler, yüklü miktarlarda para ödeyerek normal emeklilikten süper emekliliğe geçirilmişti. Bu kişiler sadece birkaç ay süper emekli aylığı alabildi. Anayasa Mahkemesi, eski emeklilerin fark yatırarak yüksek emekli aylığı alması işlemini iptal etti ve gerekçesi de, (26.10.1988 gün ve 1988/19 esas sayılı kararda yazan gerekçe), “Aynı sosyal güvenlik kurumu içerisindeki sigortalılardan bir gruba özel bir güvenlik sağlanması sosyal güvenliğin dayandığı ilkelerle bağdaşmaz.” olmuştu.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/super-emeklilikle-fark-10-kata-cikti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kârlı İşyerinden Kriz Nedeniyle İşçi Çıkartılamaz</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/karli-isyerinden-kriz-nedeniyle-isci-cikartilamaz-2</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/karli-isyerinden-kriz-nedeniyle-isci-cikartilamaz-2#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 21:39:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yönetici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yurt Dışı Borçlanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=1604</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kâr ettiği tespit edilen bir şirketin, iş daralması ve ekonomik gerekçelerle personel çıkaramayacağına hükmederek güncel kriz sorununa ışık tutacak bir karara imza attı. İşçinin başvurusuna karşın önce yerel mahkeme, ‘zincir imalatı yapan işverenin siparişlerinde azalma yaşandığı ve bundan dolayı işten çıkarmanın haklı sebebe dayandığına’ karar vermiş olsa da dosyaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://ssk-sorulari.blogspot.com/2009/06/karl-isyerinden-kriz-nedeniyle-isci.html"></a></h3>
<div>
<p>Geçtiğimiz günlerde Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kâr ettiği tespit edilen bir şirketin, iş daralması ve ekonomik gerekçelerle personel çıkaramayacağına hükmederek güncel kriz sorununa ışık tutacak bir karara imza attı.</p>
<p>İşçinin başvurusuna karşın önce yerel mahkeme, ‘zincir imalatı yapan işverenin siparişlerinde azalma yaşandığı ve bundan dolayı işten çıkarmanın haklı sebebe dayandığına’ karar vermiş olsa da dosyaya bakan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davaya ilişkin kararında, işverenin, işçi çıkarmaya gerekçe gösterilen ‘istihdamı engelleyen zorlayıcı nedeni’ kanıtlaması gerektiğini, 2006 yılına göre 2007′de satışlarda yüzde 12, maliyetlerde yüzde 16 azalma olmasına rağmen şirketin yüzde 17 kâr artışı gösterdiği, kâr ettiği, fesih dışında diğer bir önlem alınmadığı, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı’ tespitinde bulunarak feshi iptal etti.</p>
<p>Feshin geçerli nedene dayanması</p>
<p>İş sözleşmesinin feshinin doğru ve sağlıklı olması için en başta feshin geçerli bir sebebe dayanması gerekiyor. Feshin geçerli sebebe dayandırılması ilkesi;</p>
<p>“İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler: İşyerinden kaynaklanan geçerli sebepler işyerinin dışından veya içinden kaynaklanan sebepler olarak iki yönde değerlendirilebiliyor.</p>
<p>a) İşyeri dışından kaynaklanan nedenler: Sürüm ve satış olanaklarının azalması; talep ve sipariş azalması; enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi sebeplerle işyerinde işin sürdürülmesinin olanaksız hale gelmesi,</p>
<p>b) İşyeri içi sebepler ise: Yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerlerinin bazı bölümlerinin kapatılması, bazı iş türlerinin kaldırılması,</p>
<p>Fesih uygulamasına giderken işverenden, fazla çalışmaları kaldırması, işçinin rızası ile çalışma süresinin kısaltılması ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerinin getirilmesi, işi zamana yayarak, işçileri başka işlerde çalıştırma yollarını arayarak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşması ve feshe en son çare olarak bakması bekleniyor.</p>
<p>Bu nedenle geçerli sebep kavramına uygun yorum yaparken sürekli olarak fesihten kaçınma olanağının olup olmadığının araştırılması gerekiyor ve buna Son Çare (Ultima Ratio) ilkesi deniyor.</p>
<p>Karar ne anlama geliyor?</p>
<p>Söz konusu karar işletmede satışlar, ciro ve buna bağlı olarak üretim düşse bile şayet kârlılık düşmemiş, aksine artmışsa artan bu karın işçiyi koruyucu şemsiye olarak kullanılabileceği biçiminde sosyal güvence ve yaşamı gözeten bir karar anlamına gelmekte, krizdeki çalışma yaşamımızda istihdama ışık tutucu bir yön taşımaktadır.</p>
<p>İşverenlere de ciroda ve üretimde düşüş olsa bile en azından kârlılık varsa işçi çıkaramayacağı anlamına geliyor.</p>
<p><!--for paginate posts--></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/karli-isyerinden-kriz-nedeniyle-isci-cikartilamaz-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

