<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ssk Soru Cevap</title>
	<atom:link href="http://www.ssksorucevap.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ssksorucevap.com</link>
	<description>Ssk-Bağkur Bilgi Paylaşım Platformu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Apr 2012 10:05:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Yeni teşvikle yatırım patlaması olur mu?</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/yeni-tesvikle-yatirim-patlamasi-olur-mu</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/yeni-tesvikle-yatirim-patlamasi-olur-mu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Apr 2012 10:05:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Ssk ve Bağkur Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11585</guid>
		<description><![CDATA[RESUL KURT / İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK İş dünyasının bir süredir beklediği yeni teşvik sistemi nihayet açıklandı. Bir haftadır basını, açıklamaları izliyorum. Genel itibariyle yeni teşvik sisteminin hem adil, hem de gerçekten teşvik edici içerikte olduğunu söyleyebiliriz. Yeni teşvik sistemi Genel Teşvik Uygulamaları, Bölgesel Teşvik Uygulamaları, Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki ve Stratejik Yatırımların Teşviki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>RESUL KURT / İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK</p>
<p>İş dünyasının bir süredir beklediği yeni teşvik sistemi nihayet açıklandı. Bir haftadır basını, açıklamaları izliyorum. Genel itibariyle yeni teşvik sisteminin hem adil, hem de gerçekten teşvik edici içerikte olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>Yeni teşvik sistemi Genel Teşvik Uygulamaları, Bölgesel Teşvik Uygulamaları, Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki ve Stratejik Yatırımların Teşviki olmak üzere dört ayak üzerine kuruluyor. Özellikle büyük yatırımlar için çok ciddi teşvikler getiriliyor. Peki, bu kadar çekici ve cazip teşvik uygulamaları yabancı yatırımların artışını sağlar mı? Bence çok sağlamayacak. Çünkü ülkemizdeki en önemli sorun sık değişen ve memura göre farklı yorumlanan mevzuat ile kamu kurumlarının istikrarlı bir uygulamasının olmamasıdır. Yabancılar en çok sık değişen mevzuattan ve karmaşık, adeta içinden çıkılmaz uygulamalardan dolayı tedirgin oluyor, önünü göremeyince de yatırımdan kaçınıyor. Ayrıca kurumlardaki keyfi ve vurdumduymaz tutumlarda bunun tuzu biberi oluyor.<br />
******<br />
Teşvik altı bölgeye ayırdı</p>
<p>Türkiye altı bölgeye ayrılıyor. İllerin gelişmişlik durumları ile diğer bazı kriterlere göre belirlenmiş. Bu ayrımın oldukça adil olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin, bir önceki teşvikte Gaziantep ve Kayseri gibi gelişmiş illerle Adıyaman, Kilis gibi daha az gelişmiş iller aynı teşvik kategorisinde idi. Hatta daha gelişmiş bazı iller daha az gelişmiş komşularına göre teşvikte daha avantajlı kategorilerde yer aldılar.</p>
<p>Teşvikle ilgili ilk düşüncem, &#8220;Ne olur herkesin anlayabileceği kadar basit içerikte olsun&#8221; idi. Bugüne kadar hep iyiniyetle ve elbette hem cari açığı düşürmek, hem de istihdamı ve ekonomiyi canlandıracak şekilde yatırımlara teşvikler getirildi ama TBMM ve Hükümetin kalkınma çabaları bürokrasi ve ilgili kurumlarca uygulamada hep aksatıldı. Keşke bu teşvikler çıkartılırken kamu kurumlarının da teşvikle ilgili yaklaşım ve uygulamalarını zapturapt altına alacak bir mekanizma kurulsa. Örneğin sivil toplum örgütleri, ticaret ve sanayi odaları ile meslek odaları ve teşvikleri uygulayacak kurumlardan yöneticilerin bulunacağı bir komisyon kurulup uygulamada karşılan aksaklıklara çözüm aransa.</p>
<p>Çünkü maalesef hem kamu görevlileri hem de vatandaşlar içeriğinde farklı düşündüğünde bir çok sorun yaşanabiliyor. Basit bir örnek vermek gerekirse istihdamı artırmak için 4447 sayılı Kanun&#8217;un geçici 7&#8242;nci maddesinde düzenlenen prim teşvikinden (1.7.2008 ila 30.6.2010 tarihleri arasında işe alınan işçiler için uygulanan prim indirimi) yararlanan birçok şirket şimdilerde kaşıkla aldığı SGK teşvikini kepçeyle ödemeye başladı. Çünkü hem vatandaş yanlış anladı hem de kurumlar yeterince aydınlatıp bilgilendirip uygulamaya yön veremedi. Aradan dört koca yıl geçtikten sonra ancak kımıldayan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) şimdilerde işverenlere peşpeşe tebligatları göndermeye ve teşvik tutarlarını faiziyle istemeye başladı.<br />
*****<br />
İstihdam teşviki vergi reformuyla desteklenmeli</p>
<p>Şimdi özellikle istihdamı artıracak teşviklerin de açıklanması bekleniyor. Ancak benim beklentim, mevcut çalışanlardan dolayı işverenler üzerinde oluşan istihdam maliyetlerinin de düşürülmesidir. Vergi yükümüz diğer ülkelerle kıyaslandığında çok yüksektir. Mutlaka SGK beş puan indiriminde olduğu gibi, vergisini düzenli ödeyen işverenlere bir indirim getirilmelidir.<br />
Konuştuğumuz birçok iş adamı vergi dilimlerinin makul seviyelere indirilmesi halinde kayıt dışılığın önemli oranda düşeceğini samimi bir şekilde ifade ediyor.</p>
<p>Ücretlere Uygulanacak Gelir Vergisi Tarifesi&#8217;ne bakıldığında yüzde 15, yüzde 20, yüzde 27 ve yüzde 35 olmak üzere dört dilim uygulandığını görüyoruz. Yüzde 35 vergi dilimi yüksek değil ama 88 bin TL&#8217;den fazla kazananların doğrudan en yüksek vergi dilimine tabi olması çok yanlış. Diğer ülkelere bakıldığında 200-300 bin TL&#8217;yi aşan gelirler yüzde 35 vergi dilimine tabi tutuluyor. Yani yabancı ülkelerde de yüzde 35, hatta daha fazla vergi dilimi var ama hiç kimse 88 bin TL&#8217;den sonra yüzde 35 vergi almıyor. Örneğin, 2010 yılı için Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde 373 bin 650 dolar üzerindeki gelire yüzde 35 vergi dilimi uygulanırken, ülkemizde 51 bin 79 dolar (76.200 TL) vergi matrahına yüzde 35 vergi dilimi uygulanmış olması durumu özetliyor.</p>
<p>Ayrıca birçok ülkede en az geçim indirimi makul seviyelerde uygulanmaktadır. Örneğin, Almanya&#8217;da asgari geçim indiriminde 2010 yılı için kişisel istisna (bekarlar veya ayrı ayrı vergilendirmeyi tercih edenler için) 8.004 euro, evli çiftler için 15 bin 329 euro; İrlanda&#8217;da 2006 yılı için temel kişisel indirimi tutarı ücretliler için 1.500 EUR olup 16.009 euroluk geliri vergiden müstesnadır. Yine, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde ise 2010 yılı için bekarlar veya ayrı ayrı vergilendirmeyi tercih edenler için 8 bin 375 dolar, evli çiftler için 16 bin 750 dolar ve aile reisi olarak beyanname dolduranlar için 11 bin 950 dolar tutarı gelir vergisinden istisna edilmiştir. Mutlaka ülkemizde de buna benzer makul bir sistem gelmelidir.<br />
Sonuçta, teşvikler çok güzel ama bir de vergi, SGK ve diğer kurum uygulamalarında istikrarlı bir yapı olmalı. Vergide de bir düzenleme yapılmalı. Mutlaka mevcut çalışanlardan dolayı da istihdam yükleri azaltılmalı ki, bir tarafta yeni iş alanları açılırken diğer tarafta bazı işyerleri kapanmasın veya kimse işsiz kalmasın.</p>
<p>DÜNYA GAZETESİ</p>
<p></p> ]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/yeni-tesvikle-yatirim-patlamasi-olur-mu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özürlüsüne bakana ‘evde bakım parası’</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/ozurlusune-bakana-evde-bakim-parasi</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/ozurlusune-bakana-evde-bakim-parasi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Apr 2012 10:04:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Engelliler Hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11582</guid>
		<description><![CDATA[Özürlüsüne bakana ‘evde bakım parası’ Star Okurumuz N. Dürüst, “Babam SGK’dan emekli olup 1936 doğumlu ve yatalaktır. Rapor oranı yüzde 98 çıktı. Annemiz 2003’de vefat etti. Babamıza çalışmayan evli kız kardeşimiz gündüzleri gelip bakıyor. Evde bakım parası için müracaat ettiğimizde evde kalan bekar kız kardeşim çalışıyor ve asgari ücretle geliri var göründüğünden verilmedi. Oysaki babama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Özürlüsüne bakana ‘evde bakım parası’</p>
<p>Star</p>
<p>Okurumuz N. Dürüst, “Babam SGK’dan emekli olup 1936 doğumlu ve yatalaktır. Rapor oranı yüzde 98 çıktı. Annemiz 2003’de vefat etti. Babamıza çalışmayan evli kız kardeşimiz gündüzleri gelip bakıyor. Evde bakım parası için müracaat ettiğimizde evde kalan bekar kız kardeşim çalışıyor ve asgari ücretle geliri var göründüğünden verilmedi. Oysaki babama bakan evli kardeşim her sabah evinden çıkıp yol parası ve giderleri kendi karşılayarak gelip bakıyor. Ona da evli olduğu için çıkmaz dediler ” ne yapmalıyız diyor.</p>
<p>Elbette ki özellikle son 4-5 yıl içinde engelli haklarına yönelik çok sayıda olumlu düzenleme yapıldı. Belki de bunların içinde en yararlı olanı evde bakım parasıdır desek, yanlış olmaz. İhtiyaç sahibi bakıma muhtaç özürlülere evlerinde veya kurumda bakım hizmeti verilmektedir.</p>
<p>Bakıma muhtaç özürlü olma koşulunun iki temel şartı özürlüye ait “ağır özürlü” sağlık kurulu raporu ve “gelir durumu”dur. Bu koşulların her ikisi de gerçekleşmediğinde maalesef evde bakım parasından yararlanılamıyor. Özürlülük sınıflandırmasına göre ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının, asgari ücret net tutarının 2/3’ünden daha az olanlara evde bakım parası verilmektedir.</p>
<p>Evde bakım parasından yararlanılabilmesi için her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgari ücret tutarının (634,64 TL) üçte ikisinden (423.10 TL) daha az olan bakıma muhtaç özürlülere, resmi veya özel bakım merkezlerinde ya da ikametgâhlarında bakım hizmeti verilmesi devletçe sağlanmaktadır. Gelir durumuna bakılmakta olup, kişi başına asgari ücretin netinin üçte ikisinden fazla geliri olanlar bu haktan yararlanamıyor.</p>
<p>- Yatılı bakım merkezlerinden, günde 24 saat süreyle bakım hizmeti alan bakıma muhtaç özürlüler için iki aylık net asgari ücret tutarında,</p>
<p>- Gündüzlü bakım merkezlerinden, günde 8 saat süreyle tam gün hizmet alan bakıma muhtaç özürlüler için bir aylık net asgari ücret tutarında,</p>
<p>- Akrabaları tarafından günde 24 saat süreyle bakılan bakıma muhtaç özürlüler için bir aylık net asgari ücret tutarında ödeme yapılıyor. Bakım ücretinden yararlanmak için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı il müdürlüklerine başvurulması gerekmektedir. Gelir durumu uygun değilse verilmeyecektir.</p>
<p>Hukuki anlaşmazlıklar</p>
<p>İş hayatında her zaman iş barışının korunması, işçi ve işveren ilişkilerinin karşılıklı güven ve saygı ile yürütülmesi gereklidir. Ancak çoğu zaman taraflar arasında çalışma koşulları, ücret, performans ve işyeri dışındaki çeşitli nedenlerle anlaşmazlıklar çıkabilmektedir.</p>
<p>İşte, gazetemizde bir süre yemek yazıları da yazan ve RB Et Lokantalarının patronu olan sevgili dostum Ramazan Bingöl, işçi ve işveren arasındaki anlaşmazlıkları hem eski bir işçi, hem de patron gözüyle ele alan önemli bir kitap yayınladı. TİMAŞ yayınlarınca basılan “Restoran İşletmeciliğinde İşçi &#8211; İşveren İlişkileri” alanında ilk ve tek kitap olup, aslında büyük-küçük tüm işletmeleri ilgilendiren önemli bir kaynak eser niteliğinde olup tüm patron ve yöneticilere okumalarını tavsiye ediyorum.</p>
<p>Her hafta Cumartesi günleri 17,45’de ÜLKE TV ekranlarında izleyebileceğiniz sosyal güvenlik, iş hukuku ve çalışma hayatına ilişkin konularını ele aldığımız “Resul KURT’la Çalışma Hayatı Programı”nda bu vesileyle bugün işçi-işveren ilişkileri ve hukuki anlaşmazlıkları ele alacağız. İnteraktif olan programa, soru@ulketv.com.tr veya twitter.com/resulkurt34 üzerindensorularınızı, yorumlarınızı gönderebilirsiniz. </p>
<p>Resul Kurt / Star</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/ozurlusune-bakana-evde-bakim-parasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KIDEM TAZMİNATI ÖDEME YÖNTEMLERİ ÇALIŞMA PİYASASINDA NASIL DÜZENLENİYOR</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/kidem-tazminati-odeme-yontemleri-calisma-piyasasinda-nasil-duzenleniyor</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/kidem-tazminati-odeme-yontemleri-calisma-piyasasinda-nasil-duzenleniyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Apr 2012 10:03:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıdem Tazminatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11579</guid>
		<description><![CDATA[KIDEM TAZMİNATI ÖDEME YÖNTEMLERİ ÇALIŞMA PİYASASINDA NASIL DÜZENLENİYOR Çalışma piyasasında Kıdem Tazminatı ödenmesi teorik bilgiler ile örtüşmüyor. PİYASA DA SLOGAN AYNEN ŞU HİZMET PEŞİN KIDEM TAZMİNATI ÖDEMESİ TAKSİTLE! O halde bu slogan ile anlaşıldığı üzere kıdem tazminatlarını genel de taksitle,çek yada senetle,bazen eski çağlardaki gibi eşya yada mal ile ödeyenlere de rastlanmaktadır. En ilginç ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KIDEM TAZMİNATI ÖDEME YÖNTEMLERİ ÇALIŞMA PİYASASINDA NASIL DÜZENLENİYOR</p>
<p>Çalışma piyasasında Kıdem Tazminatı ödenmesi teorik bilgiler ile örtüşmüyor.</p>
<p>PİYASA DA SLOGAN AYNEN ŞU</p>
<p>HİZMET PEŞİN KIDEM TAZMİNATI ÖDEMESİ TAKSİTLE!</p>
<p>O halde bu slogan ile anlaşıldığı üzere kıdem tazminatlarını genel de taksitle,çek yada senetle,bazen eski çağlardaki gibi eşya yada mal ile ödeyenlere de rastlanmaktadır.</p>
<p>En ilginç ve şu anda belki de en yaygın uygulama şekli ise;</p>
<p>Her yıl girdi çıktı yaparak Kıdem Tazminatının sıfırlanması şekline rastlıyoruz.</p>
<p>Bakın uygulama da nasıl akıllara durgunluk veren işlemler yapılıyor:</p>
<p>1.)Kıdem tazminatı alacağı olan işçiye bir miktar para+araba veriliyor.</p>
<p>2.)Peşin ödeme adına 3 ay vade ile ödeme yapılması işlemi var.</p>
<p>3.)Taksitli ödemelerde 10 ay vade yapılıyor.</p>
<p>4.)Bazen Kıdem Tazminatı miktarının tamamını ödemeyeceğini söyleyerek,tazminat indirim yapılarak ödeme yapılıyor.</p>
<p>5.)Büyük ölçekli birçok işyeri ise kıdem tazminatlarını her sene ödeyerek sıfırlamaya çalışıyor.</p>
<p>6.)Kağıt üzerinden işçinin işten giriş çıkış işlemlerinin yapılması ile kıdem tazminatı ödeme yöntemi geliştirilmiştir.</p>
<p>7.)Yaygın ödeme ise taksitleme suretiyle uygulanmaktadır.</p>
<p>8.)Kıymetli evrak dediğimiz çek,senede bağlanan ödemeler yolu ile kıdem tazminatı ödemesi yapılmaktadır.</p>
<p>Bu da Kıdem Tazminatının teorik bilgiler ile değil,piyasının geliştirdiği şartlarla ödeme metodları olduğuna şahit oluyoruz.</p>
<p>Ekonomik krizlerin tavan yaptığı günlerde bu yöntemlere müracaat ediliyor.</p>
<p>İş Mahkemesinde dava süreçlerinin uzamasından dolayı işçinin nakit ihtiyacını karşılama adına ödeme önerilerini kabul etmek zorunda kalıyor.</p>
<p>Bu da Kıdem Tazminatının ödeme de bir başka yüzü olduğu için siz okurlarımızla paylaştım.</p>
<p>Biraz da piyasının gerçekleri ile yüzleşme adına.</p>
<p>SİZDEN GELEN SORULARA CEVAPLAR</p>
<p>02.09.1966 doğumluyum. 01.05.1990 tarihli Sigorta girişim var. 6000 gün prim ödemem var. Askerliğimi Sigorta’dan önce yaptım. Ne zaman emekli olurum?Mehmet.</p>
<p>24.11.1989-23.05.1991 arasında<br />
 25<br />
 52<br />
 5525</p>
<p>Yukarıdaki tabloya baktığımızda prim ödeme gün sorununuz yok.Askerliği borçlanmaz iseniz 02.09.2018 yılında emekli olursunuz.</p>
<p>Askerlik borçlanmanızı ödediğinizde 02.09.2017 tarihinde 51 yaşında emekli olursunuz.</p>
<p>**<br />
20.08.1963 doğumluyum. 01.01.1989 tarihinde ilk defa Bağ-Kur’a girişim vardır.Askerlik süresini borçlanarak ödedim.Bağ-Kur şartı ile ne zaman emekli olurum?Sinan</p>
<p>25 yıl 50 yaş şartı ile Bağ-Kur’dan emekli olursunuz.</p>
<p>**</p>
<p>01.07.1965 doğumluyum. 05.09.1989 tarihinde ilk defa Bağ-Kur’um başlamıştır.20 yıl üzerinde ödenmiş Bağ-Kur’um vardır.01.03.2010 tarihinde sigortalı olarak işe girdim.Ne zaman emekli olacağım?Murat </p>
<p>Hizmet birleştirme esaslarına göre 2829 sayılı Kanununa göre 1261 gün kadar  SSK çalışırsanız 51 yaşında emekli olursunuz.</p>
<p>Askerden sonra ilk defa Bağ-Kur’lu olmuş iseniz 50 yaşında emekli olursunuz.</p>
<p>**</p>
<p>İCRA MEMURLARI İLGİSİZLİKTEN BUNALDI.</p>
<p>Birçok SGK icra memuru için 2012 yılı işkenceye döndü.KHK ile artık maaş ve özlük haklar yönünden geriye gittiler.</p>
<p>Demorileze olarak çalışma hayatlarını sürdüren SGK icra memurları SGK başkanlığından çözüm beklemelerine rağmen bu çözümsüzlük karşısında ne  yapacaklarını şaşırtılar.</p>
<p>SGK birçok sorunlu alacağını tahsil etmek için bu memurlarına ihtiyaç var iken, görmezlikten gelmemesi gerekiyor.</p>
<p>İcra Memurları kendi kurumlarında dışlanmak istemiyor.Sahip çıkılmasını istiyor.</p>
<p>Sahip çıkıldığında tahsilat hızı artacak,icra memurlarının kurum değiştirme düşünceleri ortadan kalkacaktır.</p>
<p>Bizden hatırlatmak.</p>
<p>Vedat İLKİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/kidem-tazminati-odeme-yontemleri-calisma-piyasasinda-nasil-duzenleniyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SGK&#8217;dan &#8216;otomatik icra&#8217; dönemi</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/sgkdan-otomatik-icra-donemi</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/sgkdan-otomatik-icra-donemi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Apr 2012 10:03:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Ssk ve Bağkur Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11575</guid>
		<description><![CDATA[Düzenlemeyle sadece prim borçları değil, vergi borçları da dahil olmak üzere devlete olan borçların hemen tamamına ödeme kolaylığı getirildi. Tabiri caizse devlet, bütün alacakları için yeni bir sayfa açmış oldu. Açıkçası, sağlanan ödeme kolaylığına rağmen yapılandırmaya başvurmayan borçlular için daha sıkı takibin başlayacağını bekliyorduk. Nitekim bunun ilk işareti SGK&#8217;dan geldi. Kurum, geliştirdiği yeni icra takip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Düzenlemeyle sadece prim borçları değil, vergi borçları da dahil olmak üzere devlete olan borçların hemen tamamına ödeme kolaylığı getirildi. Tabiri caizse devlet, bütün alacakları için yeni bir sayfa açmış oldu.</p>
<p>Açıkçası, sağlanan ödeme kolaylığına rağmen yapılandırmaya başvurmayan borçlular için daha sıkı takibin başlayacağını bekliyorduk. Nitekim bunun ilk işareti SGK&#8217;dan geldi. Kurum, geliştirdiği yeni icra takip sistemiyle, borçlu işverenler ve Bağ-Kur&#8217;lular için otomatik icra takibine geçiyor. Yani belirli süre prim ödemesini aksatan işverenlerin ve Bağ-Kur&#8217;luların borç dosyası otomatik olarak icra servisine intikal edecek. Borçlunun banka hesapları, araçları, gayrimenkulleri gibi varlıkları takibe alınacak.<br />
Borçlunun icra takibine girmesinde SGK yetkililerinin inisiyatifi olmayacak ki takibin &#8216;otomatik&#8217; oluşu da bunu gerektiriyor zaten. Yeni durumu yüz binlerce borçlu işveren ve Bağ-Kur&#8217;lu için özetleyecek olursak; &#8220;SGK&#8217;ya şu kadar borcum var ama hele dursun, bir ara bakarız&#8221; dönemi kapanıyor.</p>
<p>Taksitlendirmek mümkün</p>
<p>Öte yandan Torba Kanun kapsamında yapılandırmayı kaçırmış borçlular için hatırlatmış olalım. İsterlerse SGK&#8217;ya başvurarak mevcut borçlarını 36 aya kadar taksitlendirebiliyorlar. Taksitlendirmenin gerek işverenler gerekse Bağ-Kur&#8217;lular açısından bazı avantajları var.</p>
<p>· Borcunu taksitlendiren işveren 5 puanlık sigorta primi işveren payından ve diğer istihdam teşviklerinden yararlanmaya başlıyor.</p>
<p>· Yine taksitlendirmeye başvuran işverenler, kamu ihaleleri için &#8216;Borcu yoktur&#8217; yazısını SGK&#8217;dan alabiliyor.</p>
<p>· Normalde iki aydan fazla prim borcu bulunan Bağ-Kur&#8217;lular sağlık yardımlarından yararlanamazken, taksitlendirmeye başvuranlar sağlık yardımlarından yararlanmaya başlayabiliyor.</p>
<p>SGK&#8217;ya borcu olan okurlarımız için hatırlatmış olalım.</p>
<p>Almanya&#8217;dan formüler alacaksınız</p>
<p>Soru: Sadettin Bey, ben Almanya&#8217;dan emekli oldum ve şimdi Türkiye&#8217;ye dönmek istiyorum. Almanya&#8217;dan aylık alırken Türkiye&#8217;de sağlık yardımlarından nasıl yararlanacağım? Bunun için ne yapmam gerekiyor? Fırat Ö.</p>
<p>Cevap: Değerli okurum, Almanya ile Türkiye arasında sosyal güvenlik sözleşmesi bulunuyor. Dolayısıyla her iki ülkede bulunduğunuz sırada da sağlık yardımlarından yararlanabilirsiniz. Bunun için Almanya&#8217;dan Türkiye&#8217;ye dönerken Alman sigorta kurumundan kendiniz için &#8220;T/A20 / T/A23&#8243;, aile bireyleriniz için &#8220;T/A9&#8243; formülerlerini almanız yeterli. Bu belgeleri Türkiye&#8217;de ikamet edeceğiniz yerdeki SGK müdürlüğüne verdiğiniz takdirde, sağlık yardımlarından yararlanmaya başlayacaksınız.</p>
<p>Sadettin ORHAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/sgkdan-otomatik-icra-donemi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ya 7 bin memur alımı yapılacak</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/ya-7-bin-memur-alimi-yapilacak</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/ya-7-bin-memur-alimi-yapilacak#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Apr 2012 10:02:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Ssk ve Bağkur Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11573</guid>
		<description><![CDATA[AİLE HARİTASI ÇIKARILACAK DEVLET HER ŞEYİ GÖRECEK Bunu için 7 bin uzman eleman alınacağını belirten Şahin, &#8220;Türkiye&#8217;deki bütün ailelerin analizini yapacağız. Sorunları görüp, destek vereceğiz&#8221; dedi. AİLE BAKANI HEM FEMİNİST HEM DE DEĞİL: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin , kabinedeki tek kadın. Göreve gelir gelmez kolları sıvamış, özellikle kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AİLE HARİTASI ÇIKARILACAK DEVLET HER ŞEYİ GÖRECEK</p>
<p>Bunu için 7 bin uzman eleman alınacağını belirten Şahin, &#8220;Türkiye&#8217;deki bütün ailelerin analizini yapacağız. Sorunları görüp, destek vereceğiz&#8221; dedi.</p>
<p>AİLE BAKANI HEM FEMİNİST HEM DE DEĞİL: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin , kabinedeki tek kadın. Göreve gelir gelmez kolları sıvamış, özellikle kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair kanunun çıkartılmasında önemli rol oynadı. Bu kanunla siyasi iradenin sorunun varlığını kabul ettiğini anlatıyor. &#8220;Feminist misiniz?&#8221; diye sorduğumda, &#8220;Feministliği iyi tanımlamak gerekiyor. Eğer feministlik kadın hakkını korumak ve kollamaksa evet feministim, ama eğer çatışarak kadın hakkını kollamaksa hayır feminist değilim. Ben, kadınların hakkını, hukukunu koruyan, fakat bunu erkeklerle beraber, toplumsal değişimle çözen bir anlayışın doğru olduğunu düşünüyorum. Bir çatışma, bir düşmanlık, cinsler arası ayrışma ile bunun çözüleceğine inanmıyorum. Nereden bakıldığında ve nasıl tanımlandığına bağlı&#8221; dedi. Öğrencilik yıllarından itibaren hep yapılacak çok işi olmuş, sadece okey ve kız tavlası oynamayı öğrenebilmiş. Henüz bakanlığının birinci yılını doldurmadı, heyecan ve umut dolu.</p>
<p>* Sosyal yardımlar size bağlı. Kaç aileye devlet yardımda bulunuyor?</p>
<p>Sosyal politikalara ayırdığımız bütçe son 10 yılda 10 kat artarak, 1,2 milyar TL&#8217;den 12 milyar TL&#8217;ye çıktı. Başvuru odaklı giden bir sistemden, ihtiyaç odaklı bir sisteme dönüştürüyoruz. TÜBİTAK&#8217;la kendi sistemimizi revize ediyoruz, 2,5 milyon hanenin bire bir ekonomik ve sosyal ihtiyacını bir düğme ile 15 ayrı kurumdan 3 saniyede alıyoruz. Bunun diğer bütün kurumlarla olan bağlantısını güçlendiriyoruz, sivil toplum ve yerel yönetimler ayağını da buna bağlayacağız. Bilgi ve teknolojiyi öne alan, eğitim almış, sosyal çalışmacıların bire bir eve gidip, analiz yaptığı bir sistem oluşturacağız. Bunun arkasından ikinci başarmamız gereken şey, aile sosyal destek uzmanlığı sistemi.</p>
<p>* Ailelerin uzmanları mı olacak?</p>
<p>Koruyucu ve önleyici devlet yönetimi hayata geçirilecek. Biz, bütün hukuki alt yapımızı, tedbirlerimizi iş bittikten sonrası için oluşturduğumuz zaman hep sonucu yönetiyoruz. Oysa, başta o sonuca gidecek riskleri ortadan kaldırmalıyız. Aile sosyal destek uzmanlığı sistemi ile risk grubu yüksek aileler başta olmak üzere Türkiye&#8217;deki bütün ailelerin analizlerini yapacağız. Ailelerin ekonomik ihtiyaçları varsa bunlar zaten bir şekilde karşılanıyor, ama onun dışında sosyal hizmet, sosyal politikalar adına yapılması gereken başka şeyler varsa, evde şiddet varsa, zihinsel engelli bir anne varsa, alkolle mücadele eden bir baba varsa bunu görüp, destek vereceğiz. Mesela, Adana&#8217;da yaşadığımız Aliş olayı gibi, eğer orada bir aile sosyal destek uzmanı olsaydı, tesadüfen gece saat 2&#8242;de polisin Aliş&#8217;i görmesine gerek kalmayacaktı. O aileye gidilmiş ve Aliş&#8217;in durumu tespit edilmiş olacaktı.</p>
<p>* Devlet kendisi bu aileleri gidip bulacak mı?</p>
<p>Evet, bu sistem hayata geçirilince ailelerin haritası çıkarılmış olacak. Şu anda 2 ilde, Kırıkkale ve Karabük&#8217;te pilot uygulama başladı.</p>
<p>* Ne zaman yaygınlaşacak?</p>
<p>Bu çok büyük bir proje, önce 2 ay il bazlı çalışacağız. Hangi modeli uygulayacağımıza karar verip, bölge bazlı çalışmaya başlayacağız. Bir 6 ay içinde, bütün Türkiye&#8217;de olmasa bile, etkin halde ve lokal halde çalışabilir hale getireceğiz.</p>
<p>* Devlet her ailede ne olup bittiğini tespit mi edecek?</p>
<p>Evet, koruyucu, önleyici olarak yapması gereken ne varsa baştan ödevini bilecek ve yapacak. Riski yönetecek. Bir tehlike varsa görecek ve baştan müdahale edecek.</p>
<p>* Böylelikle mesela sokak ortasında kadınların eşleri tarafından öldürülmesi de engellenecek mi?</p>
<p>Zaten bunların hepsi sonuç. Devlet, sonucun ne olacağını baştan görüp, gerekli tedbiri alacak. Hiç kimse ölmeyecek inşallah, kadınlarımız da çocuklarımız da babalar da&#8230; Bu beni çok heyacanlandıran bir proje. Başarabilirsek en önemli kalıcı eserlerimizden birisi olacak.</p>
<p>7 BİN AİLE UZMANI ALACAĞIZ</p>
<p>* Ailede hangi tehlikenin olabileceği nasıl belirlenecek?</p>
<p>Bu proje için başlangıçta 7 bin eleman almayı planlıyoruz. Bu arkadaşlarımız sosyal bilimler eğitimi almış arkadaşlarımız olacak. Alana gittikleri zaman ne yapacaklarını bilecek bir alt yapıları olacak. KPSS ile alınacak, mülakatlardan geçecekler, sonra eğitici eğitiminden geçecekler. Hangi analizlerin yapılacağı, nasıl geri bildirimler geleceği, o gelen ihtiyaç analizlerine göre nasıl tedaviler, nasıl geri dönüşler yapılacağı çalışılacak.</p>
<p>* Uzmanlar bir ile gidip, bütün ailelerle görüşecekler mi?</p>
<p>Önce riski yüksek olanlardan başlanacak, elimizde şu anda 2,5 milyon ailemiz var. Ondan sonra yavaş yavaş diğer ailelere geçilecek. Değişik modellemeler yapılabilir. Mesela Aliş&#8217;in evi, parçalanmış bir aile, eğitim seviyesi, ekonomik seviyesi düşük, o evler öncelikli olacak şekilde süreci yöneteceğiz.</p>
<p>ÇOCUĞA ŞİDDETE DE ELEKTRONİK KELEPÇE GELİYOR</p>
<p>* Adana&#8217;ya gidip Aliş&#8217;i görmüşsünüz.</p>
<p>Yarın Aliş için çok geç de olabilirdi, çok şükür ki büyük bir tesadüfle artık bizim yanımızda. Bir şeyi daha bana gösterdi ki, şiddeti öğreniyoruz, öğretiyoruz ve uyguluyoruz. Anne kendi babasından, ailesinden, kardeşlerinden gördüğü şiddeti anlatırken gözleri açılıyor, ama Aliş &#8220;Kemerle beni döverlerdi&#8221; diyordu, onun sırtında kemer izleri var. Şiddetsiz bir toplum istiyorsak, şiddeti öğretmememiz, öğrenmememiz ve uygulamamamız gerekiyor. Özellikle medyada terör, şiddet ve cinayet gibi olaylar bunların propagandasına dönüşüyor. Oksijen oluyor.</p>
<p>* Çocuklara yönelik şiddet ve istismarın önlenmesi için de bir çalışma başlatılmış.</p>
<p>Kadınlarda şiddetin önlenmesinde getirdiğimiz hukuki alt yapıyı çocuk için de getirmek üzere çalışmaya başladık. Hem dezavantajlı bütün grupların, kadının, engellinin, çocuğun haklarını koruyacak hem de onlara gelebilecek zararları, istismarı önleyecek radikal tedbirleri alacağız.</p>
<p>* Elektronik kelepçe çocuğa şiddet uygulayanlar için de kullanılabilir mi?</p>
<p>Sonuçta kadına şiddet uygulayan için denetimli serbestlik çalışıyor ve elektronik kelepçe, teknik takip sistemi çalışıyorsa, bu çocuğa şiddet için de olabilir. Bu bir yol ve yöntemdir, mağdurun değişmesi yol ve yöntemi değiştirmez.</p>
<p>&#8216;RIZASI VAR MI&#8217; DİYE BİR SORUYU KABUL ETMİYORUM</p>
<p>* Somut olarak neler sorun olarak görülüyor?</p>
<p>En çok kafamızı karıştıran ve bizi rahatsız eden, yargılamalar sonunda ortaya çıkan &#8220;rızaya dayalı&#8221; ifadesi. Bunun bir an önce kalkmasını istiyoruz. TCK&#8217;nın 104. maddesinde yer alan ve &#8220;rıza&#8221; olarak yorumlanan ifadelerin çıkarılması üzerinde hukukçular çalışıyor.</p>
<p>* Nasıl bir düzenleme yapılacak?</p>
<p>Rıza olamaz. Böyle bir soru sorulamaz, bu soruyu kabul etmiyorum. 15 yaşın altındaki bir çocuğun nasıl bir rızası olabilir? Daha o çocuk.Yaşadığı çevrenin, istismarın bir sonucudur rıza. Bize düşen o istismarı önlemektir, istismara kılıf uydurmak değil.</p>
<p>* Türkiye&#8217;de bir ikilem de orta çıkıyor. 15 yaşında genç kız ailesinin isteği ile evlendiriliyor, fakat yaşı küçük olduğu için resmi nikah kıydırılmıyor, resmi nikahsız kalıyor.</p>
<p>İşin köklü çözümü, o çocukların okulda tutulması. Biz çocuğu 12 yıl zorunlu eğitimde tuttuğumuz zaman, ailenin kız çocuğunu evlendirdiği sistemi kendi içinde izole etmiş olacağız. 2011 Aile Araştırma Raporu&#8217;nda, çocuk yaşta, yani 18 yaş altı evliliklerin yüzde 16&#8242;dan yüzde 9&#8242;a düştüğünü gördük. İkinci sevindirici rakam, &#8220;ben istemedim ama ailem beni evlendirdi&#8221; diyenlerin oranı da yüzde 25&#8242;lerden yüzde 9&#8242;a düşmüş durumda. 12 yıl zorunlu eğitimle bu oranların yüzde 5&#8242;lere düşüceğine inanıyorum.</p>
<p>DEVLET ŞEFKATİ HER ŞEYİ DEĞİŞTİRECEK</p>
<p>* Diyarbakır&#8217;da Bağlar Semti&#8217;ne gitmişsiniz.</p>
<p>Benim için Bağlar, Şahin Bey, Şehit Kamil, yurdumun herhangi bir parçasının, herhangi bir ilçesinin diğerinden bir farkı yok. Ben herkesin birinci sınıf insan olduğuna, kadın, erkek, çocuk herkesin onurluca yaşam mücadelesinde sosyal devlet olarak yanında olmamız gerektiğine inanıyorum. Bağlar semti, farklı ideolojik yapısıyla, taş atan çocukların, molotof kokteyli atan insanların daha çok yaşadığı bir mekan olarak tanımlanmış olabilir. Ama, benim için bunlar bir şey ifade etmiyor. Ben oradaki her bir insanla iletişim kurulduğu, devletin şefkat eli dokunduğu zaman bir sihirli anahtar gibi her şeyin değişeceğine inanıyorum.</p>
<p>* Çocuklarını dağa göndermeyecek ya da dağdan indirecek bir anne iradesini nasıl ortaya çıkarılacak?</p>
<p>Toplumdaki değişim ve dönüşümün ana dinamiği kadın. En son araştırmalar da tescilliyor, ailenin içinde 10 başlıktan 9&#8242;unda kadın karar veriyor. Erkek bir tek tatile gidilecek yer konusunda karar veriyor. O kadar anaerkil bir yapımız var. Ana, şiddet istemiyor, canı yansın istemiyor, ağlamak istemiyor, evlatlarını kaybetmek istemiyor. Nevruz&#8217;da gidip çocuğunu alan, tepki gösteren anaları gördük. Bu bir değişimin başladığını gösteriyor. Bizim onların yanında olmamız, boşluk bırakmamamız lazım.</p>
<p>İSPANYA&#8217;DAKİ KADINLARDAN EKSİĞİMİZ YOK</p>
<p>&#8220;Bizde de artık potansiyel var, enerjiden, savunmadan anlayan kadınlar var&#8221; diyen Bakan Şahin, &#8220;Milli Savunma Bakanı da çıkar mı&#8221; sorusuna &#8220;Neden olmasın&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p>* Türkiye&#8217;de bir gün Milli Savunma Bakanı bir kadın olabilir mi?</p>
<p>Ben her zaman söylüyorum, Milli Savunma Bakanımız&#8217;a da söylüyorum. 30&#8242;lı yılların dünyasında ve Türkiyesi&#8217;nde Meclis kurulurken kadınla birlikte kuruldu. AB ülkelerine ve İskandinav ülkelerine bakıldığı zaman her alanda, enerjide, sağlıkta, savunmada, yani bizim erkek alanı olarak gördüğümüz alanlarda da kadınlar iş başında. Bizde de artık potansiyel var, enerjiden, savunmadan anlayan kadınlar var. Parlamentoda yüzde 14 kadın oranı, ehliyeti ve liyakatı olan kadınlar var. Bunlar kabinenin içinde yer alacak, çoğalacağız.</p>
<p>* Milli Savunma Bakanı da çıkar mı?</p>
<p>Neden olmasın? Bizim kadınlarımızın İspanya&#8217;daki kadınlardan hiçbir eksiği yok.</p>
<p>* Siz olmak ister misiniz Milli Savunma Bakanı?</p>
<p>Ben bakanlığımı seviyorum, benim bakanlığımın şu anda yapacak çok işi var.</p>
<p>* Kadın subaylar var, bir kuvvet komutanı veya Genelkurmay Başkanı kadın olmuyor ama.</p>
<p>Genelkurmay Başkanı&#8217;nın nasıl olduğu belli. Türkiye gerçeğinde alttan gelen komutanlar arasında bir kadının olmadığı da belli. Kadın subayların da o kademelerden geçmesi gerekiyor, o kademelerden geçme iradesi gösteren kadınlar neden Genelkurmay Başkanı olmasın? Olabilir. Çok başarılı kadın subaylarımız var.</p>
<p>BUGÜN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/ya-7-bin-memur-alimi-yapilacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ehliyette yeni dönem başlıyor</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/ehliyette-yeni-donem-basliyor</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/ehliyette-yeni-donem-basliyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Apr 2012 10:01:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Ssk ve Bağkur Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11569</guid>
		<description><![CDATA[Sürücü eğitimine Avrupa Birliği (AB) kriterleri getiriliyor. Yeni uygulamada ehliyet sınavını geçenler stajyer sürücü belgesi yani geçici ehliyet alacak. Stajyer sürücü belgesi 2 yıl geçerli olacak. Bu süre zarfında belirli kuralları ihlal etmeyenler, asıl sürücü belgesini almaya hak kazanacak. Sertifikasını iki yıl içerisinde ehliyete dönüştürmeyen adayların sınavları iptal edilecek. Ehliyet almak, sadece “dur-kalk”tan ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sürücü eğitimine Avrupa Birliği (AB) kriterleri getiriliyor. Yeni uygulamada ehliyet sınavını geçenler stajyer sürücü belgesi yani geçici ehliyet alacak. Stajyer sürücü belgesi 2 yıl geçerli olacak.</p>
<p>Bu süre zarfında belirli kuralları ihlal etmeyenler, asıl sürücü belgesini almaya hak kazanacak. Sertifikasını iki yıl içerisinde ehliyete dönüştürmeyen adayların sınavları iptal edilecek.</p>
<p>Ehliyet almak, sadece “dur-kalk”tan ya da birkaç yüz metrelik düz yolda gitmekten ibaret olmayacak.</p>
<p>Hoca desteği de sınırlanacak. Çünkü artık her sınav aracında bir kamera olacak.</p>
<p>Direksiyon başındaki pratik sınavsa 2 aşamalı olacak. Sürücü adayı, belirlenen güzergah bitene kadar değil, trafikte 45 dakika dolana kadar direksiyon başında kalacak.</p>
<p>Üstelik sınav tenha bir yolda değil, akan trafikte birden fazla güzergahta yapılacak.</p>
<p>Sürücü kurslarına taban ücret gelecek, böylece her kurs belli bir seviyenin üzerinde eğitim vermek durumunda kalacak.</p>
<p>Ntvmsnbc</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/ehliyette-yeni-donem-basliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ocakta işsizlik tekrar çift haneye çıktı</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/ocakta-issizlik-tekrar-cift-haneye-cikti</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/ocakta-issizlik-tekrar-cift-haneye-cikti#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Apr 2012 10:00:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Ssk ve Bağkur Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11566</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de 2012 yılı Ocak döneminde işsizlik oranı, geçen yılın aynı dönemine göre 1,7 puan azalarak, yüzde 10,2 oldu. 2011 yılının Ocak döneminde işsizlik oranı yüzde 11,9 düzeyindeydi. Ocak 2012&#8242;de kentsel alanlarda işsizlik oranı 2011 yılının aynı dönemine göre 1,8 puan azalarak yüzde 12 oldu, kırsal yerlerde ise 1,6 puan geriledi ve yüzde 6,5 olarak belirlendi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de 2012 yılı Ocak döneminde işsizlik oranı, geçen yılın aynı dönemine göre 1,7 puan azalarak, yüzde 10,2 oldu. 2011 yılının Ocak döneminde işsizlik oranı yüzde 11,9 düzeyindeydi.</p>
<p>Ocak 2012&#8242;de kentsel alanlarda işsizlik oranı 2011 yılının aynı dönemine göre 1,8 puan azalarak yüzde 12 oldu, kırsal yerlerde ise 1,6 puan geriledi ve yüzde 6,5 olarak belirlendi.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Hanehalkı İşgücü Araştırması, &#8221;2012 Ocak Dönemi Sonuçları (Aralık 2011-Ocak, Şubat 2012)&#8221;na göre, 2011 yılı Ocak döneminde 3 milyon 44 bin kişi olan işsiz sayısı, 2012&#8242;nin aynı döneminde 2 milyon 664 bin kişiye geriledi.</p>
<p>İstihdam ise 22 milyon 461 bin kişiden, 23 milyon 475 bin kişiye çıktı.</p>
<p>2011 ve 2012 Ocak dönemleri itibariyle Türkiye genelinde mevsim etkilerinden arındırılmamış temel işgücü verileri şöyle:</p>
<p>. 2011/Ocak 2012/Ocak</p>
<p>. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;- &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>KURUMSAL OLMAYAN NÜFUS (bin) 71.817 73.174</p>
<p>15 ve daha yukarı yaştaki nüfus (bin) 53.051 54.283</p>
<p>İŞGÜCÜ (bin) 25.505 26.139</p>
<p>.İstihdam (bin) 22.461 23.475</p>
<p>.İşsiz (bin) 3.044 2.664</p>
<p>İş Gücüne Katılma Oranı (yüzde) 48,1 48,2</p>
<p>İstihdam Oranı (yüzde) 42,3 43,2</p>
<p>İşsizlik Oranı (yüzde) 11,9 10,2</p>
<p>.Tarım Dışı İşsizlik Oranı (yüzde) 14,7 12,4</p>
<p>.Genç Nüfusta İşsizlik Oranı (yüzde) 22,0 18,4</p>
<p>İşgücüne Dahil Olmayanlar (bin) 27.546 28.144</p>
<p>Sayfa :<br />
1AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/ocakta-issizlik-tekrar-cift-haneye-cikti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Basında kıdem tazminatı</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/basinda-kidem-tazminati</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/basinda-kidem-tazminati#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2012 14:49:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıdem Tazminatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11564</guid>
		<description><![CDATA[Kıymetli meslektaşlarım, Basın mesleğinde çalışanların kıdem tazminatları 5953 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde ele alınmıştır. 4857 sayılı İş Kanunundan farklı bir yapıya sahiptir. Gazetecilerde Kıdem Tazminatı Esasları Nasıl Belirleniyor? Basın İş Kanunu açısından kıdem tazminatı için belirli bir süre çalışmış olan ve 5953 sayılı Kanunda öngörülen biçimlerde iş sözleşmesi sona eren gazeteciye ya da ölümü halinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kıymetli meslektaşlarım, Basın mesleğinde çalışanların kıdem tazminatları 5953 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde ele alınmıştır. 4857 sayılı İş Kanunundan farklı bir yapıya sahiptir. </p>
<p>Gazetecilerde Kıdem Tazminatı Esasları Nasıl Belirleniyor?<br />
Basın İş Kanunu açısından kıdem tazminatı için belirli bir süre çalışmış olan ve 5953 sayılı Kanunda öngörülen biçimlerde iş sözleşmesi sona eren gazeteciye ya da ölümü halinde hak sahiplerine, kıdem süresi ve aylık ücretine göre, işveren tarafından yapılan ödeme olarak tanımlayabiliriz. </p>
<p>1- Gazeteci Kimliğine Sahip Olmak Gerekiyor<br />
Gazeteci ile işvereni arasında yazılı bir sözleşme olması gerekiyor. Bu sözleşme de basılı yayın ya da görsel yayın organlarının haber bölümlerinde “fikir ve sanat” işlerinde uğraşacağına dair yazılı bir sözleşme varlığı gerekmektedir.<br />
Çoğu zaman gazeteciler gazete veya haber merkezlerinde bizzat çalıştıkları gibi, yazılarını sözleşme gereği elektronik ortamda yazarak yayın yönetmenlerine internet kanalı ile gönderebilirler. Yapılan sözleşmede gazeteci kimliği ile yapılmış ise bu kanunun sağladığı Kıdem Tazminatı Haklarını alabileceklerdir.<br />
Tabii ki bu sözleşme sonucu belirlenen bir ücret alınması gerekiyor. </p>
<p>2- Basın İş Kanununa Göre Kıdem Tazminatını Almak İçin Şartların Gerçekleşmesi Gerekiyor<br />
Basın çalışanın işvereni, Kanunda belirtilen sürelere göre esas alarak ya da almayarak iş sözleşmesi ile çalışan gazetecinin sözleşmesini feshetmesi, gazeteciye kıdem tazminatı ödenmesini gerektirir.<br />
Gazete çalışanına karşı ihbar tazminatı ise;<br />
- En az 5 yıl sürmüş gazeteci için 3 ay<br />
- 5 yıldan az hizmeti olanlar için ise 1 aydır.<br />
Yukarıdaki bildirim sürelerini dikkate alarak ya da almayarak gazetecinin de bir kusuru yok ise iş akdini feshederse Kıdem Tazminatı ödeme ile karşı karşıya gelecektir. </p>
<p>Bazı durumlarda işveren ihbar için süre tanımadan iş akdi feshini gerçekleştirme hakkına sahiptir.<br />
- Gazete sahibi ve gazeteci arasında belirli süreli sözleşme yapılması sonucunda süre sonunda ihbar süresi beklenilmeden sözleşme feshedilebilir.<br />
- Gazetecinin bilerek veya ağır bir ihmali neticesi olarak mevkutenin itibar veya şöhretine halel verecek fiil ve harekette bulunması hali işverene ihbar mühletini beklemeden iş akdini derhal feshetmek hakkını veren ağır sebeplerden sayılır.<br />
- Gazeteci 6 aydan uzun süre hasta olursa, iyileşmezse bu durum karşısında tazminat ödenerek iş akdi feshedilir. 1 yıl içinde iyileşmesi halinde gazeteci müracaat ederse eski işine dönme hakkına sahiptir. </p>
<p>3- Gazeteci İş Akdi Feshetme Yetkisine Sahiptir<br />
Bir yayın organının yön ve karakterinde gazeteci için şeref veya şöhretine ya da genel olarak manevi değerlerine zarar verici açık bir değişiklik meydana gelmesi halinde de, gazeteciye ihbar süresini beklemeksizin fesih hakkı tanınmıştır. Bu durumda gazeteci işverenin kusuru neticesinde akdi feshederse, ne miktar tazminat alacaksa isteyebilecektir. Burada sözü geçen tazminat kıdem tazminatıdır. </p>
<p>Yukarıdaki esaslar oluştuğunda ve aşağıdaki şartların varlığında kıdem tazminatı hakkı doğar:<br />
- Meslekte en az 5 yıl çalışmış olmak gerekiyor.<br />
- Kıdem Esas Alınacak süre mesleğe başlangıçtan itibaren dikkate alınır. Gazetecinin mesleğe giriş tarihi, Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü nezdinde tutulan sicildeki kayıtlara göre tespit edilir. Deneme süresi Kıdem Tazminatı süresine dahil edilir. </p>
<p>Lütfi Köksal<br />
calisandunyasi@tg.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/basinda-kidem-tazminati/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asgari geçim indirimi ödenmeyenler dikkat</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/asgari-gecim-indirimi-odenmeyenler-dikkat</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/asgari-gecim-indirimi-odenmeyenler-dikkat#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2012 14:48:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[SSK Hakkında Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11561</guid>
		<description><![CDATA[Bir şirkette ağır vasıta şoförü olarak çalışmaktayım. Bizlere asgari geçim indirimimizi vermiyorlar. Sorduğumuzda &#8220;Maaşa dahil&#8221; diyorlar. Bizim bunları işten ayrılınca alma şansımız var mı? 5&#8230;970790 no&#8217;lu SMS Ücret bordrolarında ve ücret hesap pusulalarında ücretten yapılan her türlü kesinti ve işçiye yapılan her türlü ödemeler bulunur. Size her ay verilen ücret hesap pusulalarında asgari geçim indirimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Bir şirkette ağır vasıta şoförü olarak çalışmaktayım. Bizlere asgari geçim indirimimizi vermiyorlar. Sorduğumuzda &#8220;Maaşa dahil&#8221; diyorlar. Bizim bunları işten ayrılınca alma şansımız var mı? 5&#8230;970790 no&#8217;lu SMS<br />
Ücret bordrolarında ve ücret hesap pusulalarında ücretten yapılan her türlü kesinti ve işçiye yapılan her türlü ödemeler bulunur. Size her ay verilen ücret hesap pusulalarında asgari geçim indirimi miktarı gösteriliyorsa, işveren bunu ödüyor demektir. Verilen hesap pusulalarında asgari geçim indirimi gösterilmiyor ise işverenin bağlı bulunduğu vergi dairesinden bunu araştırabilirsiniz. Ödenmiyor ise bunu işverenden talep edebilirsiniz. </p>
<p>* 03.10.2009 tarihinde bir firmanın merkezinde işe başladım. Bu firma 6 ay önce başka bir isim altında bir şirkete devir oldu. Devir olurken, SSK&#8217;da girdi-çıktı yapıldı. Sigorta primini eksik yatırdıklarını fark ettik. Elden paranın ödeneceğini söylediler ama verilmedi. Bu konuyla ilgili neler yapmamız gerekiyor? 5&#8230;694542 no&#8217;lu SMS<br />
Bir işyerinde çalışırken şirket başka bir şirkete devir olduğu zaman çalışanların hakları İş Kanunu bakımından yeni şirkete geçer. Burada bir sıkıntı olmaz. Sigorta priminiz tam çalıştığınız halde eksik yatırılmış ise bu durumla ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu il müdürlüğüne şikayette bulunabilirsiniz.</p>
<p>NE ZAMAN EMEKLİ OLURUM?<br />
* SSK başlangıcım 04.09.1978. Tam 986 gün primim var. Bağ-Kur&#8217;a da 01.07.1998 tarihinde kayıt oldum ve hâlâ prim ödemekteyim. Askerlik borçlanmam da var. Ne zaman emekli olabilirim? Doğum tarihim 15.03.1959. Orhan KARAGÖZ<br />
Hiç vakit kaybetmeden 3.5 yıl ara vermeden SSK&#8217;lı olarak çalışan primi ödeyip 1260 günü tamamlayarak, 3.5 yıl sonra SSK&#8217;dan emekli olun. Aksi taktirde Bağ-Kur&#8217;dan 2017 yılından önce emekli olamazsınız. Şirket ortaklığı devam ederken başkasına ait bir işyerinde SSK&#8217;lı çalışmanız durumunda bu süreler geçerlidir.</p>
<p>TAKVİM/ ALİ ŞERBETÇİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/asgari-gecim-indirimi-odenmeyenler-dikkat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emekli aylığı transfer edilir.</title>
		<link>http://www.ssksorucevap.com/emekli-ayligi-transfer-edilir</link>
		<comments>http://www.ssksorucevap.com/emekli-ayligi-transfer-edilir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2012 14:48:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Emekliler Hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ssksorucevap.com/?p=11559</guid>
		<description><![CDATA[Emeklilik sonrası uzun süreli olarak yurtdışına gidecek vatandaşlarımız, yurtdışında aylıklarını nasıl alacaklarını ve sağlık yardımlarından nasıl yararlanabileceklerini merak ederler. Mesut Bey de annesi için aynı şeyi merak ediyor ve soruyor: &#8220;Sadettin Bey, annem 65 yaşında ve bakıma muhtaç olduğu için oturma izniyle Hollanda&#8217;ya götürüyorum. Birinci sorum, Hollanda&#8217;da sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanacak? İkincisi, emekli maaşını Hollanda&#8217;dan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Emeklilik sonrası uzun süreli olarak yurtdışına gidecek vatandaşlarımız, yurtdışında aylıklarını nasıl alacaklarını ve sağlık yardımlarından nasıl yararlanabileceklerini merak ederler.<br />
Mesut Bey de annesi için aynı şeyi merak ediyor ve soruyor:</p>
<p>&#8220;Sadettin Bey, annem 65 yaşında ve bakıma muhtaç olduğu için oturma izniyle Hollanda&#8217;ya götürüyorum. Birinci sorum, Hollanda&#8217;da sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanacak? İkincisi, emekli maaşını Hollanda&#8217;dan alabilecek mi? Mesut T.</p>
<p>Cevap: Mesut Bey, Hollanda ile Türkiye arasında ikili sosyal güvenlik sözleşmesi bulunduğundan, anneniz Hollanda&#8217;da sağlık yardımlarından yararlanabilir. Bunun için anneniz Hollanda&#8217;ya gitmeden önce Türkiye&#8217;de ikametinin bulunduğu yerdeki SGK müdürlüğüne başvuracak ve &#8220;Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Göre Sağlık Yardım Belgesi&#8221; alacak. Bu belge, annenizin sosyal güvencesinin bulunduğunu gösteren ve Hollanda&#8217;da geçerli sayılan bir belgedir. Yalnız bu belge sadece sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış olan ülkelere gidecek vatandaşlarımıza verilir. Yine anneniz aynı SGK müdürlüğüne dilekçe vererek, emekli aylığının Hollanda&#8217;daki hesabına transfer edilmesini isteyebilir.</p>
<p>Dul aylığına GSS yok</p>
<p>Soru: Sadettin Bey, ben sigortalı olarak çalışmaktayım ve annem benim üzerimden sağlık yardımı alıyor. Yeni uygulanmaya başlanan dul maaşını alan kişiler genel sağlık sigortasına da dahil olacak mı? Ayhan K.</p>
<p>Cevap: Ayhan Bey, normalde 250 lira aylık bağlanan dul kadınların da otomatikman genel sağlık sigortası kapsamına alınmaları gerekiyor. Fakat bunun için yasa değişikliği gerektiğinden ve henüz böyle bir değişiklik yapılmadığından, şu an itibariyle sağlık sigortası kapsamında sayılamıyorlar. Eğer anneniz sizinle birlikte yaşıyorsa zaten sosyal yardım kapsamında dul aylığı bağlanmaz. Fakat sizden ayrı yaşıyorsa ve diğer şartlar da tutuyorsa, dul aylığı bağlanır ve sizin üzerinizden sağlık yardımlarını almaya devam eder.</p>
<p>1260 gün sonrası Bağ-Kur&#8217;dan emeklilik anlamına gelir </p>
<p>Soru: Sadettin Bey, prim gün sayısını doldurmuş ve yaşı bekleyen SSK&#8217;lı bir bayan şu an şahıs firması kurmak istiyor. Bu bayan Bağ-Kur&#8217;lu olursa yaşı doldurduğu zaman SSK&#8217;dan mı emekli olur yoksa Bağ-Kur&#8217;dan mı? Hamza P.</p>
<p>Cevap: Hamza Bey, bahsettiğiniz bayan vergiye tabi olarak bağımsız çalışmaya başladığında Bağ-Kur kapsamında sigortalı olur. Eğer bu şekilde 1260 gün (3,5 yıl) prim öderse, SSK&#8217;dan değil Bağ-Kur&#8217;dan emekli olur. Fakat bu 1260 günü doldurmadan yaşını tamamlarsa SSK&#8217;dan emekli olabilir.</p>
<p>Toptan ödeme hak sahibine yapılır</p>
<p>Soru: Sadettin Bey, annem 1983-1990 yılları arasında Bağ-Kur&#8217;a prim ödedi fakat emekliliğe hak kazanamadan 2006 yılında vefat etti. Biz annemin ödediği primleri SGK&#8217;dan talep ettiğimizde, toptan ödemenin sadece hak sahiplerine yapılabileceğini, bizler hak sahibi olmadığımız için primleri alamayacağımızı söylediler. Bu cevap doğru mudur? 1985 doğumlu, üniversite öğrencisi kardeşim bu primleri alamaz mı? Yekta D.</p>
<p>Cevap: Değerli okurum, SGK tarafından verilen cevap doğrudur. Vefat eden kişinin arkasından ölüm aylığı kimlere bağlanıyorsa, ölüm toptan ödemesi de aynı kişilere yapılır. Eşine, 18 (ortaöğretime devam ediyorlarsa 20, yüksek öğrenime devam ediyorlarsa 25) yaşını doldurmamış çocuklara veya anne/babaya toptan ödeme yapılır. Üniversite öğrencisi kardeşiniz 25 yaş sınırını geçtiği için kendisine hak sahibi olarak toptan ödeme yapılmaz.</p>
<p>Sadettin ORHAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ssksorucevap.com/emekli-ayligi-transfer-edilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

